Eğitimciler, yitirdikleri meslektaşları Fatma Nur Çelik için Ankara'da bir araya geldi: 'İş yerlerimizde ölmek istemiyoruz!'

Eğitimciler, yitirdikleri meslektaşları Fatma Nur Çelik için Ankara'da bir araya geldi: 'İş yerlerimizde ölmek istemiyoruz!'

3.03.2026 13:20:00
Güncellenme:
Eğitimciler, yitirdikleri meslektaşları Fatma Nur Çelik için Ankara'da bir araya geldi: 'İş yerlerimizde ölmek istemiyoruz!'

İstanbul Çekmeköy’deki bıçaklı saldırıda öğretmen Fatma Nur Çelik'in hayatını kaybetmesinin ardından, eğitim sendikaları Milli Eğitim Bakanlığı önünde protesto düzenleyerek iş bırakma kararı aldı. Sendikalar, okullardaki güvenlik eksikliği ve artan şiddet olaylarından MEB’i sorumlu tutarak Bakan Yusuf Tekin’i istifaya çağırdı.

İstanbul Çekmeköy’de Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde 17 yaşındaki öğrenci Furkan Samet B., yanında getirdiği bıçakla iki öğretmen ve bir öğrenciyi bıçakladı.

Hastaneye kaldırılan öğretmenlerden Fatma Nur Çelik yaşamını yitirirken, saldırgan öğrenci gözaltına alındı.

Eğitim Sen, Eğitim-İş, Anadolu Eğitim Sen, TÖB SEN, Öğretmen Sendikası, Hürriyetçi Eğitim Sen ve TEÇ-SEN öğretmen Çelik'in öldürülmesini ve okullardaki güvenlik eksikliğini protesto etmek amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı önünde ortak basın açıklaması yaptı.

Sendikalar iş bırakma kararı aldı. Açıklamaya CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever, CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen ve İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Türkoğlu da katıldı. Öğretmenler "Öğretmen düşmanı Yusuf Tekin istifa" ve "İş yerinde ölmek istemiyoruz" sloganlarını attı.

'MEB BİRİNCİ DERECE SORUMLUDUR'

İlk olarak Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak söz aldı. Öfkeli ve üzgün olduklarını belirten Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, "Şiddet toplumu her alanda sarmalıyor. Yıllardır göz ardı edilen itibarımız ve can güvenliğimiz için bir aradayız. Açıkça ifade edelim. Bu saldırı münferit değildir. Okullarda artan şiddet vakaları uzun süredir ciddi tehdit oluşturmaktadır. MEB bu olayın birinci derecede sorumlusudur. Somut ve kalıcı adımlar atmadığı için şiddet ortamı derinleşmiştir. Şiddetin zemini bireysel değildir. Sert, kutuplaştırıcı kutuplaştırıcı dil bu iklimi beslemektedir. Öğretmenlik mesleğinin sistemli şekilde değersizleştirilmesi öğretmeni hedef haline getirmektedir. Sayın Bakan okullara gönderdiğiniz imamların bu işleri engelleyemediğini görseniz iyi olur. Şiddete yönelik eylem planı hazırlanmalı. Okullarımızı şiddete teslim etmeyeceğiz" diye konuştu.

'KAPINDA VARSA OKULDA DA OLACAK'

Sonrasında  Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay konuştu. Çok büyük bir acı yaşadıklarını ifade eden Özbay, Bakan Tekin'e seslenerek, "Bu ülkede senin sorumluluğunda olan okulda bir öğretmen öldürüldü. Eğer AVM'yi koruyor, okulu koruyamıyorsan kendi makamına barikat kurduruyorsan. Erdem ve sorumluluk göster. İstifa et. İcazet aldığın Cumhurbaşkanına 'artık okullar güvensiz' diyeceksin. Eğer senin kapında güvenlik varsa okullarda da olacak" dedi.

'BİZ BÜROKRASİDEN İYİ YÖNETİRİZ'

Hürriyetçi Eğitim Sen Genel Başkanı Levent Kuruoğlu ise, "Bugün bir sonucu yaşıyoruz. 25 yıldır artarak devam eden bir şiddet sarmalı sürecinden geçiyoruz. Arkadaşımız şehit oldu. Peşimizi bırakın. Bürokrasi olmasın biz okulları da eğitimi de onlardan iyi yönetiriz" ifadelerini kullandı.

Anadolu Eğitim Sen Genel Başkanı Alper Öğretici de, "Öğretmenine duyduğu saygıyla anılan bir milletin bugün  öğretmenleri öldürülüyor. Biz bugüne bir günde gelmedik. Öğretmenler gün gün itibarsızlaştırdı. Öğretmeni itibarsızlaştıran politikalardan vazgeçin. Hangi kuruma girerseniz girin güvenlik varken okullar güvensiz. Her okula güvenlik görevlisi en kısa sürede sağlanmalı. Kaybedecek bir canımız daha yok" dedi. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali ise bir meslektaşlarını daha kaybettiklerini belirterek, "Öğretmenler bir anda ölmüyor. Cinayetler bir anda işlenmiyor. Genelgeler, etkinlikler, tarikatlar gençliği toplumun yararına yetiştirmeye yetmiyor. Mafya bozuntuları yardımsever olarak yansıtılıyor. Çünkü eğitim ne aileden başlayabiliyor ne de eğitim alanında uygulanabiliyor. Çünkü MEB geleceğini kendi dar ideolojik alanlarında arıyor" diye konuştu.

'ÇÖZÜM TARİKATÇI REJİME SON VERMEK'

İYİ Partili Selçuk Türkoğlu, "Ben bu bakanın kafasının arkasındaki ajandayı bilirim. Getirdiği nokta 'öğretmen şehadeti.' Değerden bahsedip toplumu kutuplaştırdığının farkındayız. Bir gün de bir değere sahip çık ve samimiyetle istifa et" ifadelerini kullanırken; CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, "Gelen gideni aratıyor. Yusuf Tekin sadece bir görevli. AKP laikliğe aykırı eylemlerin odağı haline gelmiş bir parti ve Erdoğan da bunun baş mimarıdır. Erdoğan şeriatçıları desteklemedi mi? Ülkemizde yaşanan sorunların tek sahibi ve sorumlusu Erdoğan'dır. Tekin bir memurdur, bunları yaptıran Erdoğan'dır. Tek çözüm seçim. Tek çözüm tarikatçı rejime son vermektir" dedi.