EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Erzincan İliç’te 9 işçinin yaşamını yitirmesine ilişkin 43 sanıklı davada 2 tutuklu sanığın tahliyesinin ardından açıklama yaptı.
Davada tutuklu tek bir sanığın bile kalmadığını söyleyen Karaca, "Adaleti yine bir sonraki duruşmaya, 20 Ekim'e ertelediler. Yeni bir bilirkişi heyeti arkasına saklanıp suçluları gözümüzün önünde aklamaya çalışacaklar. Tonlarca altını paylaşıp zenginleşen tekellerin, komisyoncuların vahşi sömürü politikalarının bedelini canıyla, kanıyla İliç'in işçileri, İliç'in halkı ödedi. Peki, bu katliamcıları, Kanadalı şirketleri yargı eliyle neden koruyorlar biliyor musunuz? Çünkü tam da şu anda bu ülkenin dağını, taşını, toprağını uluslararası pazarlarda satıyorlar. Katilleri kaçırmak için NATO Zirvesi'ni fırsat bildiler" diye konuştu.
İktidarın uluslararası yatırımcılara "Türkiye’de can da ucuz, doğa da ucuz, işçi yaşamı da ucuz. Ne yaptırım var ne ceza. Buyurun yağmalayın" mesajı verdiğini söyleyen Karaca, bunun yeni maden ve hammadde politikalarının da zemini olduğunu dile getirdi.
Karaca, şöyle devam etti:
"NATO'nun sadık müttefiki olmakla övünenler bu ülkeyi madenleriyle, nadir toprak elementleriyle, ucuz, örgütsüz emek gücüyle emperyalistlerin hizmetine sunuyorlar. Trump'ın Türkiye için kullandığı o 'en sadık müttefik' sözü hiç boşuna değil, anlıyoruz.
Şimdi soruyoruz, yanıt verin: Bu kez nereleri parselleyeceksiniz? Hangi dağları, hangi vadileri, hangi maden sahalarını NATO'nun savaş sanayisine peşkeş çekeceksiniz? Hangi işçinin emeği, hangi köylünün toprağı, hangi derenin suyu füze, radar, İHA, mühimmat üretiminin girdisi haline getirilecek?
"SAHTE PRESTİJİNİZ ADALET ARAYAN AİLELERİN KARARLILIĞI KARŞISINDA YOK HÜKMÜNDE"
Siz o uluslararası zirvelerde, emperyalistlerin masalarında meşruiyet ve prestij devşirmeye çalışıyorsunuz ya, şunu çok iyi bilin; sizin o sahte prestijiniz, adalet arayan ailelerin kararlılığı karşısında yok hükmündedir, bizim hükmümüzde yoktur. Sizin o koltuklarınızın meşruiyeti toprağına, emeğine, canına sahip çıkan işçilerin iradesi karşısında hiç hükmündedir.
Yok saymaya çalıştığınız bu halk, sizin o parıltılı masalarınızı da pazarlıklarınızı da başınıza yıkacak. Biz bu ülkenin zenginliklerini de doğasını da işçinin alın terini de NATO'nun, tekellerin, patronların yağma düzenine teslim etmeyeceğiz. İliç'in de memleketin de hesabını er ya da geç ödeyeceksiniz."
