Eski Bakan Sadettin Tantan, yeni sosyal medya düzenlemesi için uyardı

AKP’nin sosyal medya düzenlenmesine dair açıklamalarını Cumhuriyet'e değerlendiren eski İçişleri Bakanı ve Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan, düzenlemelerin toplumu yakından ilgilendirdiğine dikkat çekti.

27 Aralık 2021 Pazartesi, 04:00
Eski Bakan Sadettin Tantan, yeni sosyal medya düzenlemesi için uyardı
Abone Ol google-news

AKP’nin bir süredir üzerinde çalıştığı sosyal medya düzenlenmesine ilişkin Cumhuriyet’e konuşan eski İçişleri Bakanı ve Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan, “Sadece bir kişinin vereceği karar ile bir düzenleme yapmak çağın gerisinde kalmamıza neden olur. Özgürlük, güvenlik ve adaletten asla taviz verilemez” dedi. 

Sosyal medya düzenlemesinin toplumu yakından ilgilendiren bir konu olduğuna dikkat çeken Tantan, “Modern devletin üç temel ayağı vardır: Özgürlük, güvenlik ve adalet. Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraf olan bir devlet olarak modern hukuk anlayışını, iç hukukuna yarım asırdan fazladır yerleştirme gayretinde” dedi.

"ŞAHSINA YÖNELİK DEĞİL POLİTİK TAVRINA YÖNELİK"

Tantan, AİHM tarafından alınan karalara ilişkin şu örnekleri verdi:

- “AİHM, Lingens- Avusturya kararında Lingens adlı gazeteci aleyhine verilen para cezasını ifade özgürlüğüne aykırı bularak, başbakan aleyhine sarf edilen ‘ahlaksızca’, ‘yüz kızartıcı’, ‘en adi türden fırsatçılık’ söylemlerini ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirdi.

- EON-Fransa kararında AİHM, Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’e yazılı olarak sarf edilen hakareti ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirdi. AİHM’nin hakaret ve ifade özgürlüğünde üzerinde durduğu temel ayrım, ifadenin siyasetçinin şahsına yönelik değil politik tavrına yönelik olmasıdır.

- Mondragon-İspanya kararında AİHM, İspanya Kralı’na sarf edilen ‘işkenceci’ söylemini, söylemin bütününde şiddet çağrısı olmaması sebebiyle ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirdi.

- Erbil Tuşalp’in, dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan hakkındaki ‘İstikrar’ ve ‘Geçmiş Olsun’ yazılarının tazminata konu olması nedeniyle doğan uyuşmazlıkta AİHM, Tuşalp’in yazısını ifade özgürlüğü sınırları kapsamında değerlendirerek Türkiye aleyhine tazminata hükmetti.”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açtığı tazminat davasından doğan uyuşmazlığa ilişkin konuşan Tantan, “AİHM, Kılıçdaroğlu’nun 31 Ocak 2012 ve 7 Şubat 2012’deki konuşmalarını ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirdi. AİHM kararlarını 40 yıllık süreçte değerlendirdiğimizde tutarlı ve ifade özgürlüğü konusunda taviz vermeyen bir anlayış içerisinde olarak görüyoruz. Yasa koyucunun sosyal medya düzenlemesinde yurttaşların ifade özgürlüğünü engelleyecek hükümlerin olmamasına özen gösterilmelidir” diye konuştu.

Tantan, “İzinsiz ses ve görüntü kaydı almanın veya hukuka aykırı olarak ele geçirilen delillerin paylaşımının suç olduğunu yazılı ve görsel medya aracılığı ile okullarda ve geniş katılımlı seminerlerle halka aktarmak suç oranının düşmesine katkı sağlayacaktır” diye konuştu.

"ÖZGÜRLÜK, GÜVENLİK VE ADALETTEN TAVİZ VERİLEMEZ"

Kendi bakanlığı döneminden örnek veren Tantan, şu ifadeleri kullandı:

“İnternet üzerinden işlenen suçların yeni başlamış olması nedeniyle alacağımız tedbirleri İstanbul ve Bursa’da rahmetli Ord. Prof. Dr. Sulhi Dönmezer ve Prof. Dr. Feridun Yenisey’in katılımcısı olduğu sempozyumlarda tartıştık ve uyguladık. Suç oranının azalmasına olumlu katkısı oldu. Konunun uzmanları, sosyal medya ve internet üzerinden işlenen suçları engellemek için hukuki bir altyapı düzenlemeli. Sadece bir kişinin vereceği karar ile bir düzenleme yapmak çağın gerisinde kalmamıza neden olur. Özgürlük, güvenlik ve adaletten asla taviz verilemez.”

“ANAYASA MAHKEMESİ DÜZENLEMEYİ İPTAL EDEBİLİR”

Öte yandan AKP’nin üzerinde çalıştığı ve cezai yaptırımların da öngörüldüğü sosyal medya düzenlemesi, “anayasaya” takıldı. Anayasanın 26. maddesi ve Türkiye'nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesi ifade özgürlüğünün hukuki teminatlarını sağlayan hükümler olduğuna dikkat çeken Hukukçu Av. Sercan Efe, “Türkiye'nin AİHM'de aleyhine sonuçlanan davaların çoğunda AİHS 10. maddesinin ihlali nedeniyle tazminat ödüyoruz. Vatandaşın suç unsuru taşımayan paylaşımının kaldırılmasına yönelik bir düzenleme yapılamaz bu nedenle yasayı yapanların AİHM kararlarını dikkate alması gerekiyor aksi takdirde kamuoyunda ‘sosyal medya’ düzenlemesi olarak bilinen düzenlemenin yasalaşması halinde Anayasa Mahkemesi düzenlemeyi iptal edebilir” dedi.