Eyüpsultan’da iş cinayeti: Çocukluk arkadaşı iki işçiden biri öldü, diğeri yaralandı

Eyüpsultan’da iş cinayeti: Çocukluk arkadaşı iki işçiden biri öldü, diğeri yaralandı

13.10.2026 11:26:00
Güncellenme:
DHA
Takip Et:
Eyüpsultan’da iş cinayeti: Çocukluk arkadaşı iki işçiden biri öldü, diğeri yaralandı

Yağmur nedeniyle çalışmanın durdurulduğu şantiyede tabela montajına gönderilen 19 yaşındaki Mazlum Gürbüz, yüksek gerilim hattına temas eden metal çıta nedeniyle akıma kapılarak yaşamını yitirdi. Yaralı kurtulan çocukluk arkadaşı Levent Çelik, “İşten çıkarılma korkusuyla mecbur kaldık. İkimiz de çalışmak istemiyorduk” dedi.

İstanbul Eyüpsultan’da bir inşaat şantiyesinde yaşanan iş kazasında 19 yaşındaki Mazlum Gürbüz hayatını kaybetti, 18 yaşındaki Levent Çelik yaralandı.

İddiaya göre; yağmur nedeniyle çalışmanın durdurulmasına rağmen tabela montajı için yeniden sahaya gönderilen iki işçi, metal çıtanın yüksek gerilim hattına temas etmesi sonucu akıma kapıldı.

Van’dan çalışmak için İstanbul’a gelen ve çocukluk arkadaşı olan iki işçinin iş güvenliği personeli olarak görev yaptığı, tabela montajının ise görev tanımları arasında bulunmadığı öne sürüldü. Yaralı kurtulan Çelik, yağmurlu havada çalışmak istemediklerini ancak işten çıkarılma korkusuyla sahaya gitmek zorunda kaldıklarını anlattı.

BİR HAFTA YOĞUN BAKIMDA KALDI

Olay, 29 Eylül saat 11.00 sıralarında Eyüpsultan’ın Kemerburgaz Mahallesi’ndeki bir şantiyede meydana geldi. Yağmur nedeniyle çalışmayı bırakarak kaldıkları koğuşa geçen Gürbüz ve Çelik, yağışın hafiflemesinin ardından şefleri tarafından aranarak tabela montajı için yeniden sahaya çağrıldı.

Sepetli platformla tabelanın bulunduğu bölgeye çıkan işçilerden birinin elindeki metal çıtayı kaldırması üzerine çıta yüksek gerilim hattına temas etti. Elektrik akımına kapılan iki işçi sepetin içine düştü. Bayılan Gürbüz’e şantiyedeki ilk yardım ekibi müdahale etti. Kalbi duran genç işçi, müdahaleyle yeniden hayata döndürüldü.

Hastaneye kaldırılan Gürbüz, yaklaşık bir hafta yoğun bakımda tedavi gördükten sonra 5 Ekim’de yaşamını yitirdi. Yaralanan Çelik ise tedavisinin ardından taburcu edildi. Gürbüz’ün cenazesi, otopsi işlemlerinin ardından memleketi Van’ın Tuşba ilçesinde toprağa verildi.

ANNE GÜRBÜZ: 'OĞLUMU ZORLA ÇALIŞTIRMIŞLAR'

Oğlunun yağmurlu havada çalışmaya zorlandığını öne süren anne Cahide Gürbüz, yaşananlara tepki gösterdi.

Oğlunun geçim sıkıntısı nedeniyle eğitimini yarıda bırakarak İstanbul’a çalışmaya geldiğini anlatan anne Gürbüz, “Benim oğlum okulu bıraktı, bizim durumumuz iyi değildi, mecburen çalışmaya geldi. Bir iş kazası, ihmal var, zorla çalıştırmışlar, onun işi değildi. Yağmurlu günde oğlumdan tabelayı çıkarmasını, sökmesini istemişler. Oğlumu zorla götürmüşler, zorla çalıştırmışlar” dedi.

Image

YARALI İŞÇİ: 'İŞTEN ÇIKARILMA KORKUSUYLA ÇALIŞTIK'

Kazadan yaralı kurtulan Levent Çelik, olay günü yağmur nedeniyle çalışmadıklarını ve koğuşlarında dinlendiklerini belirterek şeflerinin saat 11.00 sıralarında kendilerini aradığını söyledi.

Çelik, olay anını şöyle anlattı:

“Sabah kalktık, yağmur yağıyordu diye odaya gidip yattık, çalışmadık. Saat 11.00’da şefimiz aradı. ‘Yağmur biraz durmuş, gidip tabelayı yapın’ dedi. Hava yağmurluydu, iş makinesinin üstüne çıktık. Arkadaşımın elinde demir çıta vardı, tabelaya montaj yapacaktık. Çıtayı kaldırırken elektrik teline değdi, ikimiz de akıma kapıldık. Sepetin içine düştük, o bayıldı. Ben konuşabiliyordum.”

Elektrik akımına kapıldıkları anda operatörden kendilerini aşağı indirmesini istediklerini belirten Çelik, şantiyenin ilk yardım ekibinin müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye götürüldüklerini söyledi. Arkadaşının kalbinin durduğunu ve müdahaleyle yeniden çalıştırıldığını anlatan Çelik, ambulansın daha erken gelmesi halinde sonucun farklı olabileceğini düşündüğünü ifade etti.

Yağmurlu havada çalışmak istemediklerini şeflerine söylediklerini belirten Çelik, “Şef de ‘O kadar kötü bir hava yok, çıkın’ dedi. İşten çıkarılma korkusuyla mecbur kaldık, yağmurlu havada çalışmaya gittik. İkimiz de çalışmak istemiyorduk. ‘Yağmur çok yağmıyor’ dedi. Biz de mecbur kaldık, gittik” diye konuştu.

“YÜKSEK GERİLİM HATTI OLDUĞUNU BİLMİYORDUK”

Kendisinin ve hayatını kaybeden arkadaşının şantiyede iş güvenliği alt personeli olarak çalıştığını belirten Çelik, tabela montajının görevleri arasında olmadığını söyledi.

Çelik, “İşçilerin güvenli çalışmasını sağlamak için oradaydık ama şirket bizim güvenliğimizi sağlayamadı. Normalde yaptığımız iş bize ait değildi. Biz sadece sahadaki işçilerin iş güvenliğini sağlıyorduk” dedi.

Yüksek gerilim hattına ilişkin kendilerine bilgi verilmediğini öne süren Çelik, “Oraya giderken elektrik akımının olduğunu bilmiyorduk. Bize elektrik hattı olduğunu söylemediler. Elektriği kesip kesmediklerini de belirtmediler. Akıma kapıldığımızda anladık. İkimiz de direkte ve tellerde yüksek gerilim olduğunu bilmiyorduk. Herhangi bir önlem de yoktu” ifadelerini kullandı.

AVUKATTAN İHMAL İDDİASI

Ailenin avukatı Doğan Bayer, tabela montajının 28 Eylül’de başka bir ekip tarafından yapıldığını ancak montajın sağlam olmaması nedeniyle tabelanın rüzgârda sallandığını belirtti. Bayer, ertesi gün montajın sağlamlaştırılması için talimat verildiğini, yağmur nedeniyle diğer işçilere çalışmamalarının söylendiğini ancak Gürbüz ve Çelik’in montaj için sahaya gönderildiğini öne sürdü.

İki işçinin görev tanımının iş yerindeki eksiklikleri ve riskleri belirleyerek iş güvenliği uzmanlarına bildirmek olduğunu vurgulayan Bayer, tabela montajı için gerekli koruyucu ekipmanların sağlanmadığını iddia etti.

Bayer, “Çocukların ellerine eldiven verilmeden metal çubuk verilmiş. Bu çubuk yüksek gerilim hattına temas edince akımın vücutlarına iletilmesine neden olmuş. Kesinlikle ellerinde eldiven yoktu. Bu, iş kazasının nedenlerinden biri. İhmal zinciri sonucunda maalesef bir kişi hayatını kaybetti, bir kişi de yaralandı” dedi.

Montaj işi için gerekli eğitimin verilmediğini, emniyet kemeri sağlanmadığını ve işçilerin yüksek bir noktaya çıkarılmasının da ihmal olduğunu öne süren Bayer, ilk yardım ve ambulans müdahalesinin geciktiği iddiasının da adli süreçte takipçisi olacaklarını belirtti.

AİLE ADALET ARIYOR

Mazlum Gürbüz’ün dayısı Şerafettin Canpolat da yeğeninin henüz 19 yaşında olduğunu belirterek olayda ciddi ihmaller bulunduğunu düşündüklerini söyledi.

Canpolat, “Gencecikti, daha 19 yaşındaydı. İşin, kazanın ne olduğunu bile bilmeden bu kazaya kurban gitti. Büyük bir ihmal olduğunu düşünüyoruz. Bu bir iş kazası olduğu için sonuna kadar hakkımızı savunmaya çalışacağız” dedi.

Ailenin yaşadığı acıya dikkat çeken Canpolat, anne ve babanın çocuklarını çalışmak için İstanbul’a gönderdiklerini, şimdi ise cenazelerini almak zorunda kaldıklarını ifade etti.

İlgili Haberler