Fransa’nın başkenti Paris’te geçen ayın ortasında başlayan lise eylemleri üçüncü haftasında farklı kesimlerin katılımıyla sürüyor. Paris’in de içinde bulunduğu Ile-de-France bölgesinde başlayan eylemler, çiftçiler, işçiler ve öğretmenlerin desteğiyle ülke geneline yayıldı. Protestolarda polisin orantısız güç kullandığı yönündeki tartışmalar da büyüyor. Fransa’da çalışmak ve eğitim görmek amacıyla bulunan, aralarında Türklerin de olduğu göçmenler de protestolara yoğun katılım gösteriyor.
Paris, Lyon ve Marsilya’da yaşayan ve eylemlere katılan Türkler Cumhuriyet’e konuştu. Daha önce 2018’deki Sarı Yelekliler eylemlerine de katılan ve 40 yılı aşkın süredir Fransa’da yaşayan Türk kökenli bir mimar, banliyölerdeki liselerde öğretmen açığı, fiziksel yetersizlikler ve hükümetin yeterli bütçe ayırmamasının eylemleri büyüttüğünü söyledi. Öğrencilerin liselere yerleştirilmesinde yaşadıkları mahallelerin de belirleyici olduğuna dikkat çeken mimar, yoksul mahallelerdeki okulların yeterli devlet desteği alamamasının ailelerin eylemlere desteğini artırdığını belirtti. Enflasyon ve enerji fiyatlarındaki artışın da farklı kesimlerin protestolara katılımını artırdığını söyleyen mimar, ülkede kutuplaşmanın arttığına dikkat çekti.
Mimar, gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adaylığını açıklayan Boyun Eğmeyen Fransa lideri Jean-Luc Mélenchon’un iktidar yanlısı sağ medya tarafından hedef gösterildiğini söyledi. Mélenchon’un İsrail’in Filistin’deki saldırılarına karşı çıkması, Ukrayna’daki savaşta Fransa’nın tarafsız kalmasını savunması ve NATO’yu eleştirmesi nedeniyle hedef alındığını belirtti.
Lyon II Üniversitesi’nde çalışan Türk kökenli bir akademisyen ise kentindeki protestolara destek verdiğini belirterek, lise öğrencilerinin eylemi olarak bilinen protestoların ilk kıvılcımını öğretmenlerin ateşlediğini söyledi. Paris’te bir lisede öğretmenlerin eylemine öğrencilerin de katılmasıyla protestoların kitleselleştiğini, ardından üniversite öğrencilerinin de destek verdiğini anlattı. Üniversitelerde aşırı sağcı bir sendika dışındaki tüm sendikaların eylemlere destek verdiğini belirten akademisyen, gelecek yılki seçimlerin aşırı sağ ile sol arasında geçeceğinin şimdiden görüldüğünü söyledi. Sosyalistlerin ve merkez solun eylemlere katılmasındaki temel motivasyonlardan birinin aşırı sağ tehlikesine karşı durmak olduğunu vurguladı.
Polisin lise öğrencilerine karşı orantısız güç kullanmasının ve hayat pahalılığının katılımı artırdığını savunan akademisyen, Avrupa Birliği dışından gelen üniversite öğrencilerinin harç ücretlerinin astronomik düzeyde artırılmasının da üniversitelerdeki hareketliliği büyüttüğünü söyledi. Farklı uluslardan göçmenlerin de eylemlere yoğun destek verdiğini belirten akademisyen, farklı sosyalist partilerden Fransızlar ile göçmenlerin Fransız milli marşını birlikte söylediği görüntülerin Fransa için bir ilk olduğuna dikkat çekti.
Marsilya’da okuyan Türk bir lisansüstü öğrenci ise boykotlar nedeniyle bazı kampüslerin kapalı olduğunu, derslerin çevrimiçi yapıldığını söyledi. Çevrimiçi derslerin tamamının da yapılamadığını belirten öğrenci, öğretim üyelerinin grevlere yoğun destek verdiğini aktardı. Marsilya’daki eylemlere katılımın diğer meslek gruplarından çok liseli ve üniversiteli gençlerden oluştuğunu ifade etti.
