Basın emekçileri yine bir 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’ne sıkıntılar içinde giriyor. Gazeteciler son dönemde özellikle en çok halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma gibi suçlamalarla karşı karşıya kalıyor. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ise, kendisine bu konudaki verilerin sorulduğu soru önergesine verdiği yanıtta ellerinde “ayrıntılı istatistik bulunmadığını” söylüyor.
CHP’nin, basın mensuplarının meslekleriyle ilgili herhangi bir suç nedeniyle tutuklanamamaları ve her koşulda tutuksuz yargılanmaları için verdiği yasa teklifi 2015’ten beri Meclis’te görüşülmeyi bekliyor. Aynı şekilde gazetecilerin tutuksuz yargılaması ve yargılamalarda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarının esas alınmasını isteyen yasa teklifi 2018’den beri Meclis’te duruyor. Meclis’e bu yasama döneminde İYİ Parti’nin verdiği bir diğer yasa teklifinde de basın çalışanlarının çalışma şartlarının iyileştirilmesi öngörülüyor.
Teklifte esnek çalışma saatlerine sahip gazetecilerin izin haklarının yasal güvenceye alınması, tazminatlarında düzenleme yapılması, haber kaynağını açıklamama hakkının genişletilmesi gibi maddeler yer alıyor.
TERKOĞLU ÖRNEĞİ
Bu yasa teklifleri Meclis’te beklerken; İYİ Parti basın mensuplarının emek sömürüsünden kurtarılmalarının sağlanması ve basın özgürlüğünü güvence altına alacak hukuki adımların belirlenmesi amacıyla önceki gün TBMM Genel Kurulu’na bir araştırma önergesi verdi. Önerge üzerine konuşan İYİ Partili Selcan Taşcı, yazarımız Barış Terkoğlu’nun karşılaştığı gözaltı sürecini örnek göstererek “Haber kaynağını açıklamadığı için telefonuna el konulabildiği, Özlem Gürses’in suç olmayan bir durumdan ötürü ev hapsinde tutulabildiği, RTÜK’ün moderatörün mimiklerinden dolayı rekor cezalar verebildiği ortamda haber alma hürriyetinin ne büyük bir tehdit altında olduğunu anlamak için hiçbir endeks verisine ihtiyacımız yok” dedi.
ELEŞTİRİ YASAK DEĞİLMİŞ
AKP Rize Milletvekili Harun Mertoğlu ise, önerge aleyhine yaptığı konuşmada “Türkiye’de hiç kimse gazetecilik faaliyetinden dolayı suçlanamaz. Suç işlediği iddiasıyla ancak yargıyla muhatap olur. Basın mensubu olmak cezasızlık zırhı değildir. Eleştiri, muhalefet, sert dil vardır. Bunların hiçbiri yasak değildir ama hakaret, tehdit, dezenformasyon ve suç çağrısı ne anayasa ne de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne göre özgürlük alanı değildir” ifadelerini kullandı. Bu sırada muhalefet “Haber kaynağı nasıl sorulabiliyor o zaman bir gazeteciye?” sorusunu yöneltti. Ancak önerge AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ FONU’NA DA RET
Basın kuruluşları ekonomik sebeplerle sıkıntılar yaşarken; DEM Parti geride kalan bütçe görüşmelerinde basın kuruluşlarının özgürce faaliyet göstermesi için RTÜK üyelerinin ve gazetecilik meslek örgütlerinin temsilcilerinin yönettiği 3 milyar TL’lik bir Basın Özgürlüğü Fonu kurulması için önerge vermişti. Ancak bu önerge de reddedilmişti.