Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan başhekimin ifadesi ortaya çıktı: ‘Kayıtların tahminen silindiği yönünde görüşüm vardır’

Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan başhekimin ifadesi ortaya çıktı: ‘Kayıtların tahminen silindiği yönünde görüşüm vardır’

21.04.2026 18:42:00
Güncellenme:
Haber Merkezi
Takip Et:
Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan başhekimin ifadesi ortaya çıktı: ‘Kayıtların tahminen silindiği yönünde görüşüm vardır’

Tunceli’de kaybolan Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturmada tutuklanan dönemin İl Sağlık Müdürü ve başhekim Çağdaş Özdemir, hastane kayıtlarının silinmiş olabileceğini söylerken sorumluluğu reddetti. Özdemir emniyet ifadesinde, "Yücel Bey gerekli silme, düzeltme ve ekleme işlemlerini yapar. Bu tarz konular benim bilgimi gerektirecek konular değildir, daha önce yapıldıysa da bilgim yoktur" dedi.

Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada hastane kayıtlarının silindiği iddiası üzerine gözaltına alınan dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir tutuklandı. Soruşturmada tutuklananların sayısı 11'e yükselirken, Kadın Doğum Uzmanı olan Özdemir’in Tunceli İl Jandarma Komutanlığı Asayiş Şube Müdürlüğü’nde alınan ilk ifadesinin detayları ortaya çıktı.

İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ GÖREVİNE GETİRİLMESİ SORULDU

Habertürk'ün haberine göre; 2019 yılında Valilik tarafından yeni müdür atanana kadar vekaleten Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü görevine getirildiğini, 2022 yılı Haziran ayında özel sektöre geçme kararı alıncaya kadar bu görevi sürdürdüğünü söyleyen Özdemir, 2019 ve 2020 yıllarında kendisinin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimlik görevini, eşinin de Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü'nde Başkan olarak yani İl Müdür Yardımcısı olarak görev yaptığını ifade etti.

Üç yıl boyunca hem Tunceli Devlet Hastanesinde Başhekim ve hem de İl Sağlık Müdürü olarak görev yapma sebebi sorulan Özdemir, “Ben bu görevi kendim istemedim, hatta o dönemin valisi olan Tuncay Sonel’e atamamın yapıldığı ilk aylarında kendi makamına gidip, Sayın Valim ben bu 2 görevi yapmakta zorlanıyorum diye 2-3 kez ifade ettim ancak pandemi sebebi ile olduğunu düşünüyorum, herhangi bir değişim olmadı” dedi.

SORUMLULUĞU KABUL ETMEDİ, 2 İSİM VERDİ

2019 ve 2020 yıllarında Tunceli Devlet Hastanesi'nde Sisoft isimli yazılım şirketi ile çalışıldığını ifade eden Özdemir, hastanede şirket çalışanı olarak 2 personelden birinin Burçin Yerlikaya, asıl sorumlu olan diğerinin Yücel Erdem olduğunu ifade etti.

Özdemir’e 2019 ve 2020 yıllarında Tunceli Devlet Hastanesi kayıtlarının silinmesi ve düzeltilmesi işlemlerinde kimin yetkili olduğu da soruldu. Özdemir şöyle cevap verdi:

“Hastane kayıtlarının silinmesi, düzeltilmesi, eklenmesi hususlarında bu personeller ve firmanın kendisi yetkiliydi, benim yada başka bir hastane çalışanında böyle bir yetki yoktu. Yetki olmadığı gibi bilgi ve becerisi de yoktu. Benim de bu konu ile ilgili yetkim olmadığı gibi becerimde yoktur. Silme işlemi ile ilgili şöyle örnek vererek anlatmak istiyorum; A isimli şahsın hastane müracaatı alınıp TCKN’den dolayı olası yanlış kaydedilmesi durumunda, Bilgi işleme kaydı açan poliklinik ya da acil sekreteri yazılı belgeyi 2 müdür yardımcısına imzalatıp, havalesini sağlayarak Yücel Bey'e yazılı olarak dilekçesini verir, Yücel Bey gerekli silme, düzeltme ve ekleme işlemlerini yapar. Bu tarz konular benim bilgimi gerektirecek konular değildir, daha önce yapıldıysa da bilgim yoktur.”

'TAHMİNEN SİLİNDİĞİ YÖNÜNDE GÖRÜŞÜM VARDIR'

Gülistan Doku’yu tanımadığını, hiç görmediğini söyleyen Özdemir’e Gülistan Doku’nun 07.01.2020 tarihli POLNET sorgusu çıktısı doğrultusunda 31.12.2019 saat 09.09’da Tunceli Devlet Hastanesi'ne giriş kaydının bulunduğu tespit edildiği halde, müteakip yapılan araştırmalar neticesinde bu kayıtlara ulaşılamamış olup bahse konu kaydın silinmesi” de soruldu.

Bahse konu “POLNET” çıktısı ve tutanak gösterilince Özdemir, “Bahse konu POLNET sisteminin polislerin kullanmış olduğu sorgu sistemi olarak biliyorum. POLNET'in de verileri hastaneden aldığını biliyorum. 7 Ocak’ ta böyle bir POLNET sorgusu yapılıp tutanak tutulduysa herhalde böyle bir şey vardır. Sonrasında bu kayıtlara ulaşılamıyorsa silinmiştir. Başkaca bir açıklaması olup, olmadığı konusunda bir bilgim yok, bu konuyu bilişim uzmanlarının çözmesi gerekli. Tahminen silindiği yönünde görüşüm vardır" dedi.

‘BU İMZA BAŞHEKİM YARDIMCILARIMA AİT OLABİLİR GEÇMİŞTE DE BEN OLMADIĞIM ZAMAN İŞLER AKSAMASIN DİYE ATMIŞ OLABİLİRLER'

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulmak üzere 08.01.2020 tarihli yazıyla Tunceli Devlet Hastanesi'nden “Gülistan Doku’nun son 1 yıla ait kayıtların çıkartılarak (Muayene olduğu poliklinikler vs.) gönderilmesi” ile ilgili yazıya cevabi olarak 09.01.2020 tarihli üst yazı ekinde kendisinin imzası bulunduğu halde, Gülistan Doku’ya ait Epikriz raporları içerisinde 31.12.2029 tarihli Epikriz raporuna rastlanmadığı da dönemin başhekimi ve il sağlık müdürü Özdemir’e soruldu.

Özdemir, “Bu imza başhekim yardımcılarıma ait olabilir geçmişte de ben olmadığım zaman işler aksamasın diye atmış olabilirler. Ben bu evrak ile ilgili o dönemde Gülistan Doku hakkında bilgi istenildiğini biliyorum, Başhekim yardımcılarım bana evrakı hazırlayıp gönderdiklerini söylemişlerdi, ama içeriğinin ne olduğunu bilmiyorum, eklerinde sunular epikriz raporlarının eksikliğinden de bir bilgim yoktur” dedi.

‘HASTANE KAYITLARINA SİLME TALİMATINI SİZE KİM VERDİ’ SORUSU

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca Akgün yazılım şirketi ile yapılan yazışma sonucunda şirketten 16.04.2025 tarihinde gelen cevabi yazıda “Gülistan Doku’ya ait 31.12.2019 tarihli HBYS sisteminde yer alması gereken hastane kayıtlarının profesyonel ve detaylı bir çalışma ile kasıtlı bir biçimde silindiği değerlendirildi.

Özdemir’e “Gülistan Doku’nun bahse konu hastane kayıtlarına silme talimatını size kim verdi? Siz bu silme işlemini kime yaptırdınız?” sorusu yöneltildi.

Özdemir şöyle cevapladı:

“Ben yukarıda da bahsettiğim gibi kimse ile bu konu hakkında ve Gülistan Doku hakkında hiçbir görüşmem olmadı, bahse konu Akgün firmasının yazısında belirtildiği hususlar yapıldı ise bunda benim bir sorumluluğum ve bilgim yoktur. Bu tamamen Bilgi İşlemciler ve yazılım şirketi olan Sisoft’un sorumluluğunda ve kontrolünde olan işlemlerdir. Benim kullanıcı yetkilerimde o dönem böyle bir yetkim yoktu. Firma ile hizmet sözleşmemiz vardır. Benim normal poliklinik hizmetleri ve hastane istatistikleri konusunda kullanıcı yetkim vardır. Bu konu hakkında bir bilgim olmadığı için silme işlemini de kimin yaptığını ya da kimin yaptırdığını bilmiyorum. Bana kimse bu işlemi yapma konusunda talimat vermedi, veremez de. Çünkü ben böyle kötü bir işi yapacak değilim. Benim meslek etiğime, kişisel karakterime yakışmayan durumdur. Maddi, manevi bir problemim olmadığı için hiçbir vaatle kimse bana bu tarz yasal olmayan, yanlış işlemleri yaptıramaz” dedi.

Gülistan Doku’nun kaybolduğunu internetten gördüğünü ve ardından polislerin hastane kaydını sorduğunu belirten Özdemir, ancak herhangi bir merakının olmadığını ve hiçbir şekilde sistemden sorgu yapmadığını vurguladı.