Sağlık alanında yapay zekâ kullanımı dünya genelinde hızla yaygınlaşırken, bu teknolojilerin güvenilirliği, şeffaflığı ve denetimi giderek daha fazla tartışma konusu oluyor. Türkiye’de de genellikle özel sağlık kuruluşlarında kullanılmaya başlanan yapay zekâ destekli sistemlerin hangi veri setleriyle eğitildiği ve nasıl karar verdiği soruları ise büyük ölçüde yanıtsız kalıyor. Cumhuriyet’e konuşan Türk Tabipleri Birliği (TTB) Sağlık ve Politika Çalışma Grubu Üyesi Dr. Ahmet Karer Yurtdaş, Türkiye’de sağlık alanında kullanılan yapay zekâ sistemlerinin büyük bölümünün yurtdışından temin edildiğini ve bu sistemlerin “kapalı kutu” niteliği taşıdığını söyledi. “Bu sistemlerin hangi veri setleriyle eğitildiğini bilmiyoruz. Daha da önemlisi, bu verilerden yola çıkarak karar mekanizmalarını nasıl oluşturduklarına dair de hiçbir şeffaflık yok” diyen Yurtdaş, yapay zekâyı ayırt eden temel unsurun da bu belirsizlik olduğuna dikkat çekti.
‘SİSTEME ENTEGRE DEĞİL’
Türkiye’ye özgü, yerli veriyle eğitilmiş kapsamlı bir yapay zekâ sisteminin varlığına ilişkin somut bir örnek bulunmadığını belirten Yurtdaş, “Sağlık Bakanlığı düzeyinde entegre bir yapay zekâ sisteminden söz etmek mümkün değil. Kullanılan uygulamalar daha çok radyoloji, patoloji ve genetik gibi alanlarda, dışarıdan satın alınan sistemlerle sınırlı” ifadelerini kullandı.
