İBB Başkanvekili Nuri Aslan Cumhuriyet’e konuştu: 'Her yere bina yapabilirsiniz ama her yere havza yapamazsınız'

İBB Başkanvekili Nuri Aslan Cumhuriyet’e konuştu: 'Her yere bina yapabilirsiniz ama her yere havza yapamazsınız'

30.03.2026 04:00:00
Güncellenme:
İBB Başkanvekili Nuri Aslan Cumhuriyet’e konuştu: 'Her yere bina yapabilirsiniz ama her yere havza yapamazsınız'

Kanal İstanbul projesi inşaatı; uzmanların uyarısı, yurttaşların tepkisi ve hukuki sürece karşın devam ediyor. İBB Başkanvekili Nuri Aslan, konuya ilişkin önemli uyarılarda bulundu.

İran-ABD savaşında su arıtma tesislerinin hedef alınması ve Hürmüz Boğazı’nın kritik işlevi, olası su krizini ve Kanal İstanbul’un Montrö’de yaratabileceği tartışmayı yeniden gündeme getirdi. Konuya ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanvekili Nuri Aslan Cumhuriyet’e konuştu. Su krizinin küresel ölçekte giderek büyüdüğüne dikkat çeken Aslan, “Dünyada 2.2 milyar insan temiz suya erişimde sıkıntı yaşıyor. Bu durum ülke ve şehir olarak bizim de su konusunda daha duyarlı olmamızı gerektiriyor” dedi. 

‘KORUMAK ZORUNDAYIZ’

Barajların mevcut doluluk oranının yüzde 53 civarında olduğunu söyleyen Aslan, “İklim krizinin ve kuraklığın da etkisiyle eskisi kadar yağmur ve kar yağışı da olmuyor. Bu nedenle su kaynaklarımızı korumak zorundayız. Bu konuda önlem almak, herkese durumun ciddiyetini anlatmak ve yetkililerin harekete geçmesini sağlamak gibi sorumluluklarımız var" ifadelerini kullandı. 

‘HUKUKİ MÜCADELEMİZ SÜRÜYOR’

Doğru planlama ile İstanbul’un su sorunu bulunmadığını ancak bunun, gelecekte sorun yaşanmayacağı anlamına gelmediğine değinen Aslan, Kanal İstanbul projesinin yaratacağı tahribata dikkat çekti. İstanbul’un suyunun üçte ikisinin Avrupa Yakası tarafından tüketildiğini, öte yandan su kaynaklarının ise yalnızca üçte birinin Avrupa Yakası’nda bulunduğunu belirten Aslan, “Kanal İstanbul projesi kapsamında Avrupa’nın en önemli su kaynaklarından olan Sazlıbosna havzasına 70 bin konut yapıldı. 19 Mart sonrası hızlanan bu süreç ile 120 bin konut yapılması hedefleniyor. Bu şekilde en önce korumamız gereken havza imara açılmış oluyor. Bu konuyla ilgili hukuki mücadelemize devam ediyoruz” dedi. 

‘İSKİ BÜTÇESİNİN BEŞ KATI’

Projede İSKİ’den görüş ve onay alınmadığını ve mevcut haliyle bu projenin teknik olarak doğru olmadığının altını çizen Aslan, “Öncelikle bilinmeli ki her yere inşaat yapabilirsiniz ama her yere su havzası yapamazsınız. Su havzasında İSKİ’yi ve riskleri görmezden gelerek yapılaşmaya gidiyorsunuz ve sonra da buraya altyapı gerekli diyorsunuz. Bölgenin altyapı hizmetinin karşılanması ciddi bir zaman demek. Bu işlerin İSKİ’ye maliyeti yaklaşık 500 milyar lira. Bu, İSKİ’nin beş yıllık bütçesi demek. Beş yıl boyunca İSKİ’nin, çalışan maaşları da dahil hiçbir şeyi ödeyememesi demek” dedi.

‘TERKOS’U DA ETKİLEYECEK’

Aslan sözlerine şöyle devam etti: “Öte yandan Sazlıbosna’da bulunan Sazlıdere barajı, İstanbul’un tamamının günlük suyunun yaklaşık yüzde 10’UNkarşılıyor. Uzmanlar, Kanal İstanbul projesinden Terkos barajının da etkileneceğini söylüyor. Terkos İstanbul’un tamamının su ihtiyacının yaklaşık yüzde 17’sini, Avrupa Yakası’nın su ihtiyacının ise yarıdan fazlasını karşılıyor. Projeye girişinler Sazlıbosna’daki su havzasını devre dışı bırakıp uzun vadede dört baraj yaparak sorunu çözeceğini belirtiyor. Gelecekte yapılacak barajla bugünün su ihtiyacını koruyamazsınız”  İSTANBUL

‘TARTIŞMA YARATACAK GİRİŞİMLERDEN KAÇINMALI’

Bölgesel ölçekte yaşanan savaşlarda su kaynaklarının ve arıtma sistemlerinin hedef alınmasına dikkat çeken Aslan, İran-ABD savaşında Hürmüz Boğazı’nın kilit rolü de ortada. Türkiye savaşa dahil olmamalı. Kanal İstanbul gibi projelerle Montrö Boğazlar sözleşmesini tartışmaya açacak girişimlerden kaçınmalı. Boğazların sorumluluğu sağ duyulu biçimde alınmaya devam edilmeli” dedi.