Yeni çözüm süreci kapsamında yapılacak yasal düzenlemeler tartışılırken, terör örgütünün bütün unsurlarıyla silahlarını bırakması yasal düzenlemeler için önemli bir şart olarak gösteriliyor. Bu kapsamda iktidar kanadı terör örgütünün tüm yapılanmalarıyla silah bırakması gerektiğini vurguluyor. Bu vurgunun komisyonun hazırlayacağı ortak raporda da olması bekleniyor. Ancak bu noktada iktidarın ve DEM Parti’nin SDG’ye bakışlarının ayrıştığı görülüyor. İktidar, SDG’nin 10 Mart Mutabakatı’na uyması ve silahlarını bırakması gerektiğini söylüyor. DEM Parti kanadı da bölgedeki çatışmaları, IŞİD tehdidini işaret ediyor. Partilerin SDG konusundaki farklı fikirleri TBMM Genel Kurulu’ndaki tartışmalarına da yansıyor.
AKP’YE DÜŞMANLIK SUÇLAMASI
Genel kurulun önceki gün yapılan oturumunda konuşan DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Halep konusunu gündeme getirerek iktidarın SDG ile ilgili açıklamalarına tepki gösterdi. Temelli “Savunma Bakanı diyor ki: ‘Orada Suriye ordusuna destek olacağız.’ Orada bir Suriye ordusu yok, çete koalisyonu var. Yıllardır bu koalisyona destek ola ola Suriye’yi perişan ettiniz. Kürt düşmanlığı saplantısından kendinizi çıkaramıyorsunuz. Artık burada güçlü bir barış iradesi ortaya çıkmıştır. Bu barış iradesini Suriye’ye de Orta Doğu’ya da bütün dünyaya da kabul ettirecek bir siyasetin tarafı olun” dedi.
‘SDG KORUYUCULUĞU NEDEN?’
AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta da bu sözlere “Halep’te yaşananlar elbette ki hepimiz için çok endişe verici. Suriyelilerin artık barış içerisinde yaşamaları, terör örgütlerinin derhâl oradan temizlenmesi hepimizin en önemli önceliğidir. Suriye, Suriyelilere bırakılmalı, 10 Mart Mutabakatı’na acilen uyulmalıdır. Bugün bölgede PKK’yla da IŞİD’le de her türlü terör örgütüyle de mücadele eden biziz. Anlamadığımız husus, neden SDG koruyuculuğu yapılıyor? Onun da bu mutabakata uyarak yerine getirmesi gerekenin silahları bırakıp, çekilip gitmesi olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz” dedi. Bunun üzerine Temelli “10 Mart Mutabakatı’nın bir tarafı SDG’dir, yanıltmayın insanları” karşılığını verdi. “SDG’yi savunmakla yanlış yaparsınız” diyen Usta ise “SDG’nin İsrail’le bir koalisyon içerisinde olup böl, parçala, yok et metoduyla Suriye’yi, Kürtleri öldürmeye çalıştığını hepimiz çok iyi biliyoruz” ifadelerini kullandı.
‘SDG MÜZAKERENİN TARAFI’
Bunun üzerine Temelli iktidarı “IŞİD’e destek vermekle” suçladı. Usta da “Yıllarca Kürtlere en çok zarar veren PKK olmuştur. O yüzden, aynı hataya Suriye’de de düşmemek gerekiyor. IŞİD’e hiçbir zaman destek verilmedi. IŞİD’i de DAEŞ’i de SDG’yi de PKK’yı da kınıyorum” dedi. Temelli ise “SDG müzakerenin bir tarafıdır, muhataptır. IŞİD terör örgütüdür” sözlerini yineledi. Bunun üzerine Usta, DEM Partililere “Siz de SDG’yi kınayın” tepkisini gösterdi. Usta’nın “On üç yıl boyunca Suriye’de Müslümanlar katledilirken gıkını çıkarmayanlar bugün ‘Aleviler öldürülüyor’ diye ortalığı ayağa kaldırıyor. İnsanca olun, konuşalım; dili, dini, ırkı ve kimlik siyaseti üzerinden konuşmayalım” sözleri de tartışmaya sebep oldu. Sözlerine açıklık getiren Usta, bir ayrımcılık niyeti olmadığını belirterek “Ben Müslümanlar öldürülürken Alevileri ayırmadım çünkü biz Alevileri Müslümanlardan ayrı görmeyiz. ‘Bugün öldürülenler Aleviler diye ayağa kalkanlar’ dediğimde bugünkü dilin yanlışlığını söylemeye çalışıyorum” diye konuştu. DEM Parti’nin Halep’te yaşananlarla ilgili verdiği genel görüşme önergesi de reddedildi.