Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticileri arasında olduğu Türkiye Gençlik Vakfı’nın (TÜGVA) yaz okulu faaliyetleri bu yıl daha geniş bir ağla yürütülecek. İktidara yakınlığı ve dini referanslı programlarıyla bilinen TÜGVA’nın “Renklensin Yaz Okulumuz” sloganıyla düzenlediği yaz okullarının, vakfın duyurularına göre bu yıl da Türkiye’nin 81 ilinde düzenleyeceği belirtildi.
TÜGVA’nın yaz okulu programlarında “Kuranıkerim”, “cami”, “Peygamberim”, “adabı muaşeret”, “Elif-Ba”, spor ve sanat etkinlikleri gibi başlıkların yer aldığı görüldü. Geçen yıl İstanbul’da 100 bin öğrenciye ulaşıldığı açıklanırken bu yıl İstanbul’da 150 bin öğrencinin kayıt yaptırdığı belirtildi. Türkiye genelinde yaz okulları aracılığıyla en az 500 bin öğrenciye ulaşılması bekleniyor.
Vakfın ilçe teşkilatları tarafından yapılan duyurularda çok sayıda kamu okulunun yaz okulu programı kapsamında gösterildi. Sarıyer, Beykoz, Silivri, Eyüpsultan, Sultanbeyli ve Büyükçekmece gibi ilçelerde paylaşılan afişlerde ilkokul, ortaokul, imam hatip ortaokulu ve liselerin programda yer aldığı görüldü. Bazı afişlerde ilçe milli eğitim müdürlüğü logoları dikkat çekti.
‘KAMU KAYNAKLARI AYRICALIK OLAMAZ’
Cumhuriyet’e konu TÖBSEN Marmara Bölge Avukatı Kemal Özgür Yetkin, kamu kurumlarının imkânları kullanılarak belirli vakıf ve dernekler aracılığıyla eğitim faaliyetleri düzenlenmesinin hukuk devleti ilkesi bakımından ciddi soru işaretleri doğurduğunu belirtti.
LAİKLİK VURGUSU
Yetkin, eğitim hizmetinin anayasal olarak devletin asli görevi olduğuna dikkat çekerek kamu gücü ve kamu kaynaklarının “eşitlik, tarafsızlık, laiklik ve kamu yararı” ilkelerine uygun kullanılması gerektiğini vurguladı. Yetkin, devletin tüm sivil toplum kuruluşlarına eşit mesafede durmakla yükümlü olduğunu anımsattı. Anayasanın hukuk devleti, eşitlik, din ve vicdan özgürlüğü ile eğitim hakkına ilişkin hükümlerine de işaret eden Yetkin, kamu kaynaklarının, kamu personelinin ve kamuya ait eğitim kurumlarının belirli vakıf ya da derneklerin faaliyetleri için kullanılmasının hukuki denetime açık olduğunu söyledi.
Avukat Yetkin, “Hiçbir vakıf, hiçbir dernek ve hiçbir yapı; devletin yerine geçemez, kamu okullarını kendi faaliyet alanı haline getiremez. Çocuklarımızın eğitim hakkı, hiçbir ideolojik veya siyasi anlayışın konusu yapılamaz” ded
