Son Dakika... Casusluk davasında mütalaa açıklandı... Ekrem İmamoğlu ve 3 isim hakkında 'tutukluluğa devam' talebi

Son Dakika... Casusluk davasında mütalaa açıklandı... Ekrem İmamoğlu ve 3 isim hakkında 'tutukluluğa devam' talebi

6.07.2026 11:14:00
Güncellenme:
Batuhan Serim
Takip Et:
Son Dakika... Casusluk davasında mütalaa açıklandı... Ekrem İmamoğlu ve 3 isim hakkında 'tutukluluğa devam' talebi

Tutuklanan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, bugün aralarında 'casusluk' davasının da bulunduğu 3 ayrı davada yargılanıyor. Silivri'de görülen casusluk davasının başladığı ilk saatlerde savcı mütalaasını açıkladı. Cumhuriyet, gelişmeleri anlık olarak aktarıyor...

Bugün 3 davada aynı anda yargılanan tutuklu İBB Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, ilk olarak Casusluk davası için Silivri’deki 4 no’lu duruşma salonuna geldi. 

İmamoğlu’nun kampanya direktörü Necati Özkan, Tele 1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün de salona getirildi. 

İMAMOĞLU'NUN AVUKATI DİPLOMA DAVASI TALEBİNİ İLETTİ 

Mahkeme Heyeti’nin de gelmesiyle duruşma başladı. Savunmalara geçilmeden önce İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir söz aldı. 

Demir, “Ekrem Bey’in 2 davası daha var. Saatler çakıştı” dedi ve İmamoğlu’nun öncelikli olarak diğer salonda görülecek olan “diploma” davasına katılma talebini iletti. 

Mahkeme Başkanı talebi kabul etti. İmamoğlu duruşma salonundan ayrıldı, “Diploma” Davasının görüleceği salona geçti.

MÜTALAA AÇIKLANDI

Celse arasında değişen duruşma savcısı duruşmanın ilk saatlerinde tutukluklara ilişkin mütalaasını açıkladı; Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün’ün tutukluluklarının devamını talep etti. 

Duruşma, gazeteci Merdan Yanardağ’ın savunması ile devam ediyor.

YANARDAĞ'IN ASİSTANI İDDİALARI YALANLADI

Duruşmada tanık olarak dinlenen Merdan Yanardağ’ın asistanı Lale Uğuzay, Yanardağ’ın Seher Alaçam’ın şoföründen para aldığına dair iddiaları “Sizin yanınıza giremez şoför zaten. Benim bilgim olmadan sizin yanınıza giremez” diyerek yalanladı.

''NATO HAYDUT VE EMPERYALİST BİR ÖRGÜTTÜR''

Merdan Yanardağ savunmasında “NATO haydut ve emperyalist bir örgüttür. Hayatını NATO'ya karşı mücadele ile geçirmiş insanları siyasi casusluk ile suçlanıyor. Bu dava, Ekrem İmamoğlu davası... Muhalefeti susturmak, bizi susturmak amacıyla açılan siyasi dava. Bu mantığa göre bütün siyasi partilerin casusluk suçu ile yargılanması gerekir” dedi.

Yanardağ devamında, “Savcı, Hüseyin Gün'ün ifadesinde ‘Merdan Yanardağ'ın bu çalışmaların basın ayağında görev aldığını’ söylediğini ileri sürüyor. Hüseyin Gün'ün ifadesinde böyle bir şey yok” dedi. 

Ardından Gün’e dönerek, “Böyle bir ifadeniz var mı?” diye sordu. 

Gün de “yok” diyerek Yanardağ’ı teyitledi.

''SİYASAL CASUSLUK DAVASIYLA KARŞI KARŞIYA DEĞİLİZ''

Yanardağ daha sonra “Bizden korkuyorlar. Siyasal şiddet sürecinin bir parçası olarak karşısınızdayız. Gerçek bir siyasal casusluk davası ile karşı karşıya değiliz” ifadelerini kullandı.

''BU MAKAM SİYASİ MAKAMDIR'' 

Gazeteci Yanardağ savunmasının devamında; Başsavcı Vekili olduğu dönemde “casusluk” davasının iddianamesini hazırlayan Can Tuncay’ın daha sonraki süreçte Adalet Bakan Yardımcısı olarak göreve getirilmesini eleştirdi. 

Merdan Yanardağ, "Bu iddianamede imzası olan Can Tuncay bugün Adalet Bakan Yardımcısıdır. Bu makam siyasi makamdır. Bu makamdaki kişi siyasi toplantılara katılıyor. AKP iktidarının imzası bu iddianamenin altında var" dedi.

Yanardağ’ın savunmasını tamamlamasının ardından avukatı Selin Nakıpoğlu'nun beyanlarına geçildi.

İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, cübbesini giyerek “casusluk” davasına katıldı. 

Savunma avukatlarının yanına oturan Kaboğlu, sanık sandalyesindeki Merdan Yanardağ’ı kafası ile selamladı.

YANARDAĞ’IN AVUKATINDAN İDDİANAME ELEŞTİRİSİ: “SOMUT DELİL OLMADIĞI İÇİN HER BOŞLUĞU KLİŞE İLE DOLDURMUŞLAR”

Merdan Yanardağ’ın avukatı Selin Nakıpoğlu, celse arasında davaya bakan Mahkeme Heyeti ve Duruşma Savcısının değişmesine tepki gösterdi. 

Yanardağ’ın 253 gündür tutuklu bulunduğuna dikkat çeken avukat Nakıpoğlu, “Bugün müvekkilin özgürlüğü hakkında karar verecek heyet, ilk celsedeki savunmayı dinleyen heyetle aynı değil. Bunu kişi özgürlüğüne ilişkin verilecek kararın ağırlığını hatırlatmak için söylüyoruz. Ceza yargılamasında savunma sadece tutanağa yazılmış cümlelerden ibaret değildir. Siz 11 Mayıs'taki SEGBİS dökümünü okuyarak o celseyi çok net bir şekilde tabii ki anlayamazsınız. Dosya okunabilir ama savunma dinlenir. dedi. 

İddianamede somut delil olmadığını da söyleyen Nakıpoğlu, “Bu iddianame şunu söylüyor Merdan Yanardağ'a, ‘Sen casussun ama kime, neye, neyle, nasıl casusluk yaptığını biz de bilmiyoruz, mahkeme bulsun.’ Bunun hukuk devletinde yeri var mı? Tabii ki yok.

İddianame savcıları tarafsızlıklarını o kadar yitirmişler ki itham memurundan da öte bir kanaat lideri gibi davranmışlar. Her boşluğu, somut delil olmadığı için her boşluğu klişe ile doldurmuşlar” ifadelerini kullandı. 

''MÜVEKKİLİN DERHAL TAHLİYESİ GEREKİYOR''

Avukat Nakıpoğlu, Duruşma savcısının tutuklulukların devamını istediği mütalaasındaki  “delil toplama işlemlerinin henüz tamamlanmaması” gerekçesine şu sözlerle itiraz etti: 

“Dosyadaki bu kurgusal bütünlüğü reddediyoruz. Temel hak ve hürriyetlerin korunması, mülkiyet hakkının iadesi ve adaletin tesisi adına burada müvekkilin derhal tahliyesi gerekiyor. 

İlk celsede detaylı ifadesini verdi. Müdafileri verdi, dosya olgunlaşmış durumda. Savcılık makamının hangi delilleri beklediğini bilmiyorum, biz bir delil beklemiyoruz. Bizim delillerimiz toplanmış durumda. Dosyanın geldiği aşamada tutukluluk tedbirini zorunlu kılan hiçbir mevcut koşul yok.

Müvekkilin delilleri karartacağına, yargılamayı engelleyeceğine ya da kaçacağına ilişkin ortaya konulmuş ne gibi somut olgu var? Buna karşılık tek gerçek var: Merdan Yanardağ 253 gündür tutuklu ve her geçen gün, henüz hakkındaki kesinleşmemiş bir mahkûmiyet hükmü bulunmayan bir insan özgürlüğünden mahrum bırakılıyor.”