İstanbul Barosu’ndan 'İBB Davası'na ilişkin rapor: 'Adil yargılanma hakkı açısından ciddi sorunlar tespit edildi'

İstanbul Barosu’ndan 'İBB Davası'na ilişkin rapor: 'Adil yargılanma hakkı açısından ciddi sorunlar tespit edildi'

13.03.2026 15:43:00
Güncellenme:
Haber Merkezi
Takip Et:
İstanbul Barosu’ndan 'İBB Davası'na ilişkin rapor: 'Adil yargılanma hakkı açısından ciddi sorunlar tespit edildi'

İstanbul Barosu, İBB davasına ilişkin yayımladığı ön gözlem raporunda duruşmaların ilk haftasında “ciddi hak ihlali riskleri ve tartışmalı uygulamalar” bulunduğunu belirtti. Raporda savunma hakkı, aleniyet ilkesi, mahkemenin tarafsızlığı algısı ve sanık–avukat iletişimine ilişkin eleştiriler yer aldı.

İstanbul Barosu, kamuoyunun yakından takip ettiği İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2025/318 Esas sayılı dosyası kapsamında yürütülen ceza yargılamasına ilişkin bir ön gözlem raporu yayımladı. Baro, yargılamayı adil yargılanma hakkı ve temel hak ve özgürlükler bakımından izlediklerini belirterek, ilk haftaya ilişkin gözlemlerinde “ciddi hak ihlali riskleri ve tartışmalı uygulamalar” bulunduğunu açıkladı.

BAĞIMSIZ GÖZLEM HEYETLERİ DURUŞMALARI İZLEDİ

İstanbul Barosu tarafından yapılan açıklamaya göre, Avukat Hakları Merkezi koordinasyonunda oluşturulan bağımsız gözlem heyetleri 9 Mart 2026 tarihinden itibaren duruşmaları doğrudan izlemeye başladı. Her duruşma günü birden fazla avukattan oluşan heyetler, gözlemlerini standartlaştırılmış izleme formlarına kaydederek kurumsal değerlendirme sürecine aktardı.

Baro, raporun yargılamanın esasına ilişkin bir değerlendirme olmadığını vurgulayarak, yalnızca duruşmalarda gözlemlenen uygulamaların adil yargılanma hakkı çerçevesinde incelendiğini belirtti.

“YARGI BAĞIMSIZLIĞI VE TARAFSIZLIĞI ALGISI TARTIŞMA KONUSU”

Raporda en dikkat çekici başlıklardan biri mahkemenin bağımsızlığı ve tarafsızlığına ilişkin tartışmalar oldu.

Gözlem notlarında, davanın soruşturma sürecinde görev yapan İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı’nın daha sonra Adalet Bakanı olarak atanmasının kamuoyunda tartışma yarattığı ifade edildi. Raporda, bu durumun özellikle yargı bağımsızlığının “objektif görünümü” bakımından kaygılara yol açtığı değerlendirmesine yer verildi.

Ayrıca Adalet Bakanı’nın dava hakkında kamuoyuna yönelik açıklamalar yapmasının da yürütme ile yargı arasındaki mesafe açısından eleştirilere neden olduğu belirtildi.

HAKİMİN REDDİ TALEPLERİ GÜNDEME GELDİ

Gözlem heyetleri, duruşmalar sırasında savunma tarafından hakimin reddi taleplerinin gündeme getirildiğini ve bu taleplerin reddedildiğini kaydetti.

Raporda özellikle, reddi istenen hakimlerin de yer aldığı bir heyet tarafından “reddi hakimin geri çevrilmesi” usulüyle karar verilmesinin ve karar gerekçesinde “davayı uzatma amacı” ifadesine yer verilmesinin tartışma konusu olduğu belirtildi.

SAVUNMA HAKKINA İLİŞKİN ELEŞTİRİLER

İstanbul Barosu raporunda savunma hakkına ilişkin çeşitli sorunlara da dikkat çekildi.

Gözlemlere göre:

- Bazı sanıkların söz alma talepleri reddedildi veya beyanları kesildi.

- Bazı delillerin savunma ile paylaşılmadığı yönünde itirazlar dile getirildi.

- Dosyanın kapsamının son derece geniş olduğu ve savunma için yeterli süre tanınmadığı yönünde eleştiriler yapıldı.

- Raporda ayrıca yaklaşık 4 bin sayfalık iddianamenin dijital ortamda iletilmesine rağmen cezaevinde haftada yalnızca iki saat bilgisayar erişimi sağlandığı yönündeki sanık beyanlarına da yer verildi.

SİLİVRİ’DEKİ YARGILAMA ALENİYET TARTIŞMASI YARATTI

Raporda dikkat çeken bir diğer başlık ise duruşmaların Silivri Cezaevi kampüsü içindeki salonda yapılması oldu.

Baro, şehir merkezine yaklaşık 2,5 saat uzaklıktaki bu yerleşkenin yargılamanın kamu tarafından izlenmesini fiilen zorlaştırdığını belirtti. Ağır güvenlik önlemleri ve salonun fiziki koşullarının da aleniyet ilkesinin uygulanmasını sınırladığı ifade edildi.

Ayrıca basın mensuplarının salona sınırlı sayıda alınması ve ayrılan alanın duruşmayı takip etmek için elverişsiz olması da raporda eleştirilen konular arasında yer aldı.

“MASUMİYET KARİNESİ AÇISINDAN TARTIŞMALI ATMOSFER”

İstanbul Barosu, yargılamanın cezaevi kampüsü içinde yapılmasının kamuoyu algısı bakımından masumiyet karinesi açısından tartışmalı bir atmosfer oluşturabileceğini de değerlendirdi.

Raporda ayrıca bazı kamu yetkililerinin dava hakkında yaptığı açıklamaların ve bazı medya yayınlarının savunma görüşlerine yeterince yer vermediği yönündeki eleştiriler de yer aldı.

AVUKAT–SANIK İLETİŞİMİ SORUNU

Gözlem heyetleri, duruşma salonunun fiziki düzenine ilişkin önemli bir sorunu da raporladı.

Sanıkların duruşma salonunun ortasında yoğun güvenlik personeli arasında konumlandırıldığı, müdafilerin ise izleyici bölümünde yer aldığı belirtilen raporda, sanıkların avukatlarıyla doğrudan iletişim kurmasının hatta göz teması kurmasının dahi zorlaştığı ifade edildi.

“YARGILAMAYI İZLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

İstanbul Barosu, yayımlanan metnin nihai bir değerlendirme olmadığını, yalnızca ilk günlerde yapılan gözlemlere dayanan bir ön rapor niteliği taşıdığını açıkladı.

Baro, yargılamanın ilerleyen aşamalarının da izleneceğini belirterek şu mesajı verdi:

“Adil yargılanma hakkı yalnızca bireylerin değil, demokratik hukuk devletinin temel güvencelerinden biridir. İstanbul Barosu, savunma mesleğinin kurumsal temsilcisi olarak yargılamayı izlemeye ve gözlemlerini kamuoyu ile paylaşmaya devam edecektir.”