İstinaf, emekli memurun 'seyyanen zam' talebine ilişkin davayı reddetti: Daire Başkanı şerh koydu

İstinaf, emekli memurun 'seyyanen zam' talebine ilişkin davayı reddetti: Daire Başkanı şerh koydu

26.04.2026 12:28:00
Güncellenme:
ANKA
Takip Et:
İstinaf, emekli memurun 'seyyanen zam' talebine ilişkin davayı reddetti: Daire Başkanı şerh koydu

Ankara Bölge İdare Mahkemesi 11. İdari Dava Dairesi, memurlara verilen 8 bin 77 liralık seyyanen zammın emekli memurlara yansıtılması talepli davayı reddetti. Daire Başkanı ise dosyanın Anayasa Mahkemesi'ne taşınması gerektiğini savundu.

Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan emekli ve Halkın Kurtuluş Partisi MYK Üyesi Adnan Okur, memurlara 2023'ün ikinci yarısında verilen 8 bin 77 TL'lik seyyanen zammın emeklilere yansıtılmamasına ilişkin düzenlemenin iptali talebiyle Danıştay'da dava açtı.

Başvuruda düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğu savunuldu.

Danıştay 12. Dairesi, davayı görev yönünden reddederek dosyanın Ankara İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verdi. Ankara 9. İdare Mahkemesi ise, söz konusu ilave ödemenin yalnızca görevdeki kamu görevlilerine verileceği ve emekli aylıklarına yansıtılmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetti. Emekli memur Adnan Okur'un avukatı Tacettin Çolak, konuyu istinafa taşıdı.

"ANKARA 9. İDARE MAHKEMESİ'NCE VERİLEN KARAR, USUL VE YASA HÜKÜMLERİ İLE HUKUKA UYGUNDUR"

ANKA Haber Ajansı'nın edindiği bilgiye göre, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 11. İdari Dava Dairesi, Ankara 9. İdare Mahkemesi'nin kararını usul ve yasaya uygun bularak istinaf başvurusunu reddetti. 

Ret kararında şunlar kaydedildi:

"Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası detaylıca değerlendirilerek reddedilmiş olmakla birlikte, anılan değerlendirmelerin devamında yer alan, 'Öte yandan, söz konusu düzenlemenin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması halinde ve düzenlemenin iptal edilmesi durumunda, çalışanlar için öngörülen ilave ödemenin (kamuoyunda bilinen adıyla seyyanen zammın) iptal edilmesi sonucu doğacaktır. 

Böyle bir durumda TBMM'nin Anayasa Mahkemesi'nin kararında işaret edilen yönde bir kanun çıkarma zorunluluğu kesin olmayıp, yasama organının Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının gerekçesiyle bağlı olmadığı yeniden yapılacak düzenlemeyi takdir ettiği gibi yapma hakkına sahip olduğu söylenebilir."

"OY ÇOKLUĞUYLA KARAR VERİLDİ"

"Anayasa Hukuku doktrininde de ayrı bir tartışma konusu olmakla birlikte, söz konusu somut olaydaki gibi yasama organının yaptığı değil de yapmadığı bir düzenlemeden dolayı veya eksik yaptığı iddia edilen bir düzenlemeden dolayı yapılan düzenlemenin Anayasa'ya aykırılığından bahsedilemeyecektir. Bu sebeple anılan düzenlemenin iptali için somut norm denetimi yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvuru yapılması istemi bu gerekçeyle de yerinde görülmemiştir' şeklinde ifadelere yer verilmesinde hukuki isabet bulunmadığından, bu kısmın karardan çıkarılması gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, Ankara 9. İdare Mahkemesi'nce verilen karar usul ve yasa hükümleri ile hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf başvurusunun, mahkeme kararından yukarıda belirtilen gerekçenin çıkartılması suretiyle reddine, oy çokluğuyla karar verildi."

DAİRE BAŞKANI'NDAN ANAYASA VE AİHS VURGULU ŞERH...

Daire Başkanı, düzenlemenin Anayasa'nın eşitlik ilkesine ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ndeki ayrımcılık yasağına aykırı olduğu gerekçesiyle iptali için dosyanın Anayasa Mahkemesi'ne taşınması gerektiği görüşünü ileri sürerek çoğunluk kararına katılmadı.

Daire Başkanı şerhinde şu ifadeleri kullandı:

"Dava konusu yasa kuralı ile fiilen görev yapan memurlar ile emekli memurların maaşları arasında bir ayrımcılık yapılmıştır. Kuralın gerekçesinin memur maaşlarının enflasyona karşı iyileştirilmesi olduğu; emekli memur aylıkları 4688 sayılı yasa uyarınca çalışan memurların aylıklarına bağımlı olduğundan, enflasyon nedeniyle memur aylıkları ile eşit derecede eridiği hususları gözetildiğinde, aynı iyileştirmeden emekli memurların yararlandırılmaması Anayasa'nın eşitlik ilkesine ve Anayasa'nın 90. maddesi ile kanun hükmünde bulunan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne 12 No'lu Protokol ile eklenen, ülkemizin de imzaladığı 'ayrımcılık yasağı'na dair 14. maddesine aykırı bulunmaktadır.

Zira enflasyondan, gelir seviyesi daha düşük olan ve yaşları ile sağlık durumları nedeniyle çalışarak ek gelir elde etme imkânı bulunmayan emekli memurların daha fazla etkilendiği tartışmasızdır. Üstelik Anayasamızın 10. maddesinde doğrudan olmasa bile dolaylı olarak 'yaşlı' tanımının içinde yer almaları nedeniyle emekli memurlar için pozitif ayrımcılık öngörüldüğü açıktır."

"BU KURALIN İPTALİ İÇİN AYM'YE BAŞVURULMALI"

"Dava konusu kuralın yürürlüğe konduğu 7456 sayılı kanunun 2. maddesi ile 5434 sayılı Kanun'a eklenen ek 86. madde uyarınca emekli memurlar için de yüzde 6,34 oranında bir ilave ek ödeme öngörülmüş olmakla birlikte, bu tutar orantısal olarak fiilen görev yapan memurlar için dava konusu kural ile getirilen ek ödemenin çok altında kalmıştır.

Hiç kuşkusuz fiilen görev yapan memurlar, döner sermaye ek ödemesi, ek ders ücreti ve benzeri adlar altında fiilen çalışmalarının karşılığında ödenen ve emekli maaşlarına yansımayan bazı ilave ödemeler almakta ve bu ödemeler emekli aylıklarına yansımamaktadır. Ancak dava konusu kural ile getirilen ek ödemenin amacı göz önünde bulundurulduğunda, bu ödemenin fiilen çalışma karşılığı ödenen bir tutar olduğundan da bahsetmeye olanak bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenle, uyuşmazlığın özünü 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin ek 40. maddesi oluşturduğundan, öncelikle Anayasamızın 10. maddesine aykırı bulunan bu kuralın iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması ve uyuşmazlığın Anayasa Mahkemesi'nin bu konuda vereceği karar sonrasında çözümlenmesi gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum."

"UMARIZ VE DİLERİZ Kİ ANAYASA MAHKEMESİ HUKUKA BAĞLI KALIR, SİYASİ SAİKLERLE HAREKET ETMEZ"

Emekli memurun avukatı Tacettin Çolak, kararı ANKA Haber Ajansı'na değerlendirdi. Çolak, açtıkları davanın istinaf tarafından reddedildiğini söyledi.

Ancak istinaf kararında çoğunluk gerekçesi bulunmadığını, sadece ilk derece mahkeme kararına atıf yapıldığını belirten Çolak, Mahkeme Başkanı'nın muhalefet şerhinde ise Anayasa'nın eşitlik ilkesi, AİHS Ek Protokolü kapsamındaki ayrımcılık yasağı ve yaşlıların korunmasına ilişkin sosyal güvenlik hükümlerine dikkat çekildiğini aktardı.

Çolak, "Bize göre bu karar hem Anayasa'ya hem uluslararası sözleşmelere hem de sosyal hukuk devleti ilkesine tamamen aykırıdır. 30 günlük süremiz bulunmaktadır. Bu 30 günlük süre içerisinde tarafımızca Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yoluyla dosya götürülecektir. Umarız ve dileriz ki Anayasa Mahkemesi hukuka bağlı kalır, siyasi saiklerle hareket etmez. Zaten enflasyon karşısında daha fazla mağdur olan ve sürekli mağduriyet yaşayan emeklilerimizin lehine bir karar verir" diye konuştu.