Karnede eksik olan: Çocuk! 'Her çocuk aynı zirveye değil kendi dağına tırmanır...'

Karnede eksik olan: Çocuk! 'Her çocuk aynı zirveye değil kendi dağına tırmanır...'

18.01.2026 12:27:00
Güncellenme:
Damla Polat
Takip Et:
Karnede eksik olan: Çocuk! 'Her çocuk aynı zirveye değil kendi dağına tırmanır...'

Uzmanlar, karnelerin yalnızca akademik performansı gösterdiğini, çocukların duygusal ve sosyal gelişimini yansıtmadığını vurgulayarak aileleri nota değil çabaya ve sürece odaklanmaya çağırıyor. Pedagog Elanur Buğçe Oral, karne gününün yargı değil temas günü olması gerektiğini belirterek, kıyaslamanın özgüveni değil kaygıyı büyüttüğüne dikkat çekti.

Yarıyıl tatili başladı, milyonlarca öğrenci karnesini aldı. Ancak dağıtılan belgeler, çocukların yalnızca akademik performansını ölçüyor.

Oysa bu yıl bir çocuk ilk kez arkadaş edindi, bir diğeri korkularını yendi, bir başkası sessizce büyüdü. Ne var ki bu gelişmelerin hiçbiri not hanesine yansımadı.

Uzmanlara göre, çocukların duygusal ve sosyal gelişimi kadar, anne babaların karneye verdiği tepki de çocukların benlik algısını doğrudan etkiliyor. Pedagoglar ise aileleri, “karneye değil çabaya, nota değil gelişime” odaklanmaya çağırıyor. 

Cumhuriyet’e konuşan Pedagog Elanur Buğçe Oral, çocuk gelişiminin bir süreç olduğuna dikkat çekerek “Karneler çocuğun potansiyelini değil, sistemin içindeki mevcut performansını gösterir. Bu da ‘Ben neyim?’ değil ‘Benden ne bekleniyor?’ sorusunu güçlendirir” dedi. 

‘BAŞARI ÇOCUĞUN KENDİSİ OLABİLMESİ’

Çocuğun iç dünyası, kaygıları, bastırılmış duyguları ve ebeveyn beklentileriyle kurduğu ilişkinin bu tabloda yer almadığını belirten Oral, “Notlar çoğu zaman çocuğun bilgisin değil, otoriteyle kurduğu ilişkiyi yansıtır” ifadelerini kullandı.

“Başarılı” çocuk tanımını yapan Oral, “Çocuğun kendi potansiyelini keşfetme yolculuğudur başarı. Kendisi olabilmesi ve potansiyelini korkmadan ortaya koyabilmesidir. Her çocuk aynı zirveye değil, kendi dağına tırmanır. Huzuru bozulan çocuk başarılı değildir” diye konuştu. 

‘YARGI DEĞİL TEMAS GÜNÜ’

Oral, karnelerde yer almayan ama çocuk gelişiminde çok önemli olan becerileri şöyle sıraladı:

“Kendini ifade edebilme, sorumluluk alma, duygularını tanıma, hata yapınca yıkılmama. Bunu sürecin doğal bir parçası olarak görme. İlişki kurabilme ve empati. Bunlar gelecekteki yaşam başarısının asıl belirleyicileridir. Bu beceriler yoksa yüksek notlar çocuğu hayata hazırlamaz”.

Karne gününün yargı değil temas günü olması gerektiğine dikkat çeken Oral, “‘Ben senin yaşındayken…’,‘Bu notlarla bir şey olamazsın’,‘Daha çok çalışman lazımdı’,‘Bundan daha iyisini yapabilirdin’. Bu cümleler çocukta suçluluk ve yetersizlik duygusunu yaratır. Önce dinleyen sonra konuşan bir yetişkin olmak gerekir. Örneğin;‘Bu dönem senin için nasıl geçti?’,‘Zorlandığın neler oldu?’,‘Senin yanında olduğumu bilmeni istiyorum’ gibi cümleler kurulmalı” dedi. 

‘KIYASLAMAYA İTİYOR’

Mevcut karne sisteminin çocuğu kendisiyle değil, başkalarıyla kıyaslamaya ittiğini ifade eden Oral, “Bu da özgüveni değil kaygıyı büyütür” ifadelerini kullandı.

Oral, alternatif değerlendirme yöntemlerini şu şekilde sıraladı:

“Süreç odaklı geri bildirim, gelişim dosyaları (duygusal, sosyal, akademik), çocuğun kendini ifada ettiği yazılı/sözlü alanlar ve öğretmen – öğrenci sohbetleri. Böylelikle çocuğun ‘ben görülüyorum’ hissi güçlenir.”