Kamuoyunda son günlerde CHP’ye mutlak butlan kararı ve ‘devlet aklı’ tartışılıyor. CHP’ye atanan Kemal Kılıçdaroğlu’nun 2023 seçimlerini ‘aslında kaybetmediği’ iddiası dile getiriliyor. O seçimlerde mart ayına kadar Kılıçdaroğlu’nun kampanya danışmanlığını yapan, ardından kendi ifadesiyle “Kemal Bey ile dostluğu süren” siyasal iletişimci Dr. İbrahim Uslu, yaşanan tartışmaları Cumhuriyet’e değerlendirdi.
‘KAZANDIYSANIZ O ZAMAN SÖYLEYECEKTİNİZ’
Uslu, Kılıçdaroğlu’nun yakın çalışma arkadaşı Bülent Kuşoğlu tarafından T24’te gündeme getirilen, “2023 seçimlerini Kılıçdaroğlu kazanmış olabilir” iddiasıyla ilgili, “Kazandıysanız o zaman söyleyecektiniz. Bunu şimdi gündeme getirmek enteresan. Yani ‘Devlet her zaman 1-2 puan etkiler’ falan gibi genel yargılardan bahsetmek… Sizin avukatlarınız vardı, sandık görevlileriniz vardı. Madem böyle düşünüyordunuz, itirazlara sandık bazında başlayacaktınız, Yüksek Seçim Kurulu'na kadar gidecektiniz. Bunları o gün yapmamışsanız, 3 sene sonra bugün söylediklerinizin hiçbir anlamı yok” dedi.
‘KILIÇDAROĞLU BANA BÖYLE DEMEDİ’
“2023 cumhurbaşkanlığı seçiminin gerçekten bu şekilde manipüle edildiğine inanıyor musunuz” sorusuna Uslu, “Ben, kampanya yanlış yönde ilerlemeye başladığı için seçimden iki ay önce, mart ayında itirazlarda bulunarak görevimden ayrıldım. Deprem döneminde iyi bir iletişim yürütülemedi. Benim gördüğüm, Kılıçdaroğlu seçimleri normal bir şekilde kaybetti. Müdahalelerle falan değil. Evet, seçimin adaletsiz olduğu tartışması var. TRT yayın süreleri, devlet imkânlarının kullanılması örnekleri veriliyor. Ama sandıktan çıkan oyları saydığınızda, tablo buydu. Ben sandığa ya da sandık sonuçlarına bir müdahale olduğunu zannetmiyorum” yanıtını verdi. Uslu, Kılıçdaroğlu ile 2023 seçiminden sonra yaptığı görüşmede, Kılıçdaroğlu’nun kendisine “Oylarım çalındı” gibi bir cümle kurmadığını söyledi.
‘DEVLET AKLI FETÖ’CÜLERİ GÖREMEDİ Mİ?’
İbrahim Uslu, mutlak butlan kararına bakışını ise, “Bu konuda Bülent Kuşoğlu’nun ‘devlet aklı’ sözleri çok tartışıldı. Eğer bu anlattıkları gerçekse, partilerin liderlerinin, delegelerinin, üyelerinin ve tabanlarının olduğu sistem rafa kalkmış demektir. Genel başkanın kim olduğuna devlet karar veriyorsa, çok partili hayat bitmiştir. Ancak bence, bu değerlendirmeler için çok erken. Ben, işin doğrusu, iktidardan bağımsız bir devlet aklı olduğunu hiçbir zaman düşünmedim. Böyle mistifiye edilen, efsunlu bir devlet aklı tahayyülü var. Ama örneğin o devlet aklı, FETÖ'nün devletin hücrelerine kadar sızması sürecini öngöremedi ve yönetemedi. O devlet aklı, 15 Temmuz'u öngöremedi. Bahsedildiği gibi bir devlet aklı gerçekten olsaydı, bizim bu tür sıkıntıları yaşamamamız gerekirdi” ifadeleriyle anlattı.
‘BAŞSAVCININ AKLI DEVLET AKLI OLABİLİYOR’
Uslu, ‘devlet aklı’ konusundaki sözlerini, “Evet, kurumlar belli bürokratik kararlar alıyor. Ayrıca iktidarın siyasi kararları var. Bunların ortalaması, devletin ne tarafa gideceğini şekillendiriyor. Ama hayal edildiği gibi böyle kenarda oturan, düşünen, planlar yapan ve bunu hayata geçiren, bunu geçirirken bütün devlet mekanizmalarını kullanan bir devlet aklının olduğunu zannetmiyorum. Aksine, bir tane başsavcı belli işler yapabiliyor ve biz buna devlet aklı diyoruz. Belki de bu, sadece, o başsavcının inisiyatifi ve dünya görüşü. Bütün devletin aklının bu şekilde çalıştığını düşünmeye, bu teze hiç sıcak bakmadım” şeklinde sürdürdü.
‘KILIÇDAROĞLU UZUN VADELİ DÜŞÜNMELİ’
Kemal Kılıçdaroğlu’nun yol arkadaşlarını FETÖ’cülükle suçlaması hakkında ise Uslu, “Bu suçlama yapılır yapılmaz, sosyal medyada, Kılıçdaroğlu’na, ‘Siz FETÖ'nün kaset operasyonuyla geldiniz’ yanıtı verildi. ‘Esas FETÖ’cü kim’ sorusu soruldu. Siz bir silah kullanıyorsunuz ve bu silah elinizde patlıyor, ters tepiyor, sizi vuruyor. Minibüslerin genel merkezde teşhir edilmesi de benzer şekilde. Şu an çok ergen bir siyaset anlayışı sözkonusu” dedi. Uslu, “Kılıçdaroğlu’na bugün ne söylemek istersiniz” sorusunu ise “Sayın Kılıçdaroğlu’nun siyasal iletişimi çok kötü yürütülüyor. Bu süreç Kılıçdaroğlu'nun itibarına, saygınlığına çok büyük bir gölge düşürüyor. Benim gördüğüm, Kılıçdaroğlu, şu an bir strateji ile değil; çok anlık ve somut belli hedefler üzerinden siyaset yapıyor. Bunu yapanlar belki kısa vadede başarılı olurlar ama uzun vadede başarısız olurlar. Kılıçdaroğlu uzun vadede partisinin, kendisine inananların ve Türkiye demokrasinin nasıl bir hal alacağını hesaba katmalı” şeklinde yanıtladı.
