Oku okuyabilirsen…

KONUK YAZAR | Anıl Talat Eryontuk, Cumhuriyet'in Ege'si için yazdı...

23 Eylül 2021 Perşembe, 11:54
Oku okuyabilirsen…
Abone Ol google-news

İzmir’de yüksek kira bedellerini protesto eden öğrenciler birkaç gündür Buca ilçesindeki Hasanağa Parkı'nda sabahlıyor.

Haksız da değiller.

Telepleri yüksek kira bedellerinin düşürülmesi, kiraya üst sınır getirilmesi ve KYK yurtlarının artırılması.

Bu nedenle başlattılar "Barınamıyoruz, sokaklardayız" eylemini.

Bu gençler maalesef devlet yurtlarının yetersizliği nedeniyle fahiş fiyatlı özel yurtlara mecbur bırakılıyor.

Üst sınır getirilmeyen kira fiyatları da buna eklenince gençlerin eğitimini sürdürebilmesi mümkün değil. 

Ne acı ki ülkemizde yurt sorunu ve yüksek kira bedelleri yüzünden bulunduğu şehirden kazandığı okula gidemeyen birçok üniversite öğrencisi mevcut.

En yakın örnek İzmir'de…

İzmir’de Yüksek Öğretim Kurumu verilerine göre 176 bin 63 üniversite öğrencisi var. 

Devlet yurtlarının kapasitesi sadece 15 bin 171. 

Gel de oku okuyabilirsen…

Yaşadıkları barınma sorunu nedeniyle seslerini duyurmak için parklarda sabahlama eylemine başlayan bu ülkenin geleceği olan gençleri, sokakta sahipsiz bırakmak hepimizi çok üzüyor.

Sanılanın aksine gençlik, insanın en zor dönemidir aslında.

Hele ki ülkemizde…

Dersler, arkadaş çevresi, aile ortamı, gelecek çatışması, her gün değişen genç insanın üzerine gelip duruyor. 

Hepimiz onlardan her alanda en iyi olmasını, tuttuğu her işi başarmasını istiyoruz. 

Bu gençler de böyle bir ortamda kimliğini şekillendirmek, nasıl bir insan olacağına karar vermek zorunda.

O kadar önemli bir dönem ki!

Bizler ise en basitinden barınma imkanı bile sağlayamıyoruz bu gençlere.

Gençliğin insanlığın karşılaştığı yepyeni bir dönem olduğunu kavrayamazsak hiçbir soruna çözüm bulamayız malesef. 

Gençlere saygı göstermeyi, onları dinlemeyi başaramazsak işimiz çok zor.

Gençlik, insan hayatında yaşanan en hareketli zaman dilimi olarak takdir edilmektedir. 

Bu hareketliliğin etkin ve verimli kullanımı ise diğer bir odak noktasıdır.

Bu hareketliliğin ileriye taşınması için bütüncül ve kuşatıcı politika oluşturmak bu minvalde Türkiye’de son yıllarda farklı boyutlara ulaşan gençliğin sorunlarına ve genel görünümüne dair bir çerçeve çizerek çalışmaya başlamak elzem bir ihtiyaç olmuştur.

Özellikle de Türk gençliğini huzura kavuşturacak reformların, Atatürk devrimleri doğrultusunda gerçekleştirilmesi, gençliğin mutluluğuna yönelik olumlu sonuçlar verecektir.

Barınma sorunuyla baş gösteren gençlerin yaşam meselelerine eğilmek her yurtseverin bu vatana bir borcudur.

Ümidimiz ise kısa vadede sorunun çözümünden yanadır.