Okul saldırılarının ardından yeniden tartışmaların odağında: Çocukları şiddete yönlendiren oyunlar ve sosyal medya mı?

Okul saldırılarının ardından yeniden tartışmaların odağında: Çocukları şiddete yönlendiren oyunlar ve sosyal medya mı?

16.04.2026 18:18:00
Güncellenme:
Okul saldırılarının ardından yeniden tartışmaların odağında: Çocukları şiddete yönlendiren oyunlar ve sosyal medya mı?

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan saldırıların ardından 'oyunlar' ve 'sosyal medya' yeniden tartışmaların odağında! Psikolog-Akademisyen Gamze Gezginci Çolak "Pandemi dönemiyle çocuklarda şiddet eğilimine karşı bir artış oldu. Bir kırılma yaşadık. Hiçbir şey tek başına şiddete sebep olur diyemeyiz. Burada bütünlüklü bir yapı var” diyerek ‘Oyunlar, diziler, son yıllarda okullardaki cezai yaptırımların kalkması, serbest ebeveynlik stilleri…’ gibi sebeplere dikkat çekti.

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş illerinde birer gün arayla gerçekleşen okul saldırıları Türkiye'de tarifsiz bir acıya ve korkuya yol açtı. Şanlıurfa'nın Siverek ilçesindeki bir lisede yaşanan silahlı saldırıda 16 kişi yaralanırken, saldırgan hayatına son verdi. Ertesi gün Kahramanmaraş'ta 8. sınıf öğrencisinin okula düzenlediği silahlı saldırıda ise 9 kişi hayatını kaybetti. Öğrencilerin ve öğretmenlerin canlarını kurtarabilmek için sınıf camlarından aşağı atladı. Türkiye iki günde yaşanan olayların şokuyla sarsılırken, çocukları şiddete yönlendiren sebepler yeniden tartışmaya açıldı.

SEBEP OYUNLAR MI?

Konuya ilişkin Cumhuriyet TV'de değerlendirmede bulunan Akademisyen-Psikolog Dr. Gamze Gezginci Çolak, pandemi sürecinden itibaren çocuklardaki şiddet eğiliminde artış olduğunu vurguladı. "Pandemi dönemiyle çocuklarda şiddet eğilimine karşı bir artış oldu. Bir kırılma yaşadık. Hiçbir şey tek başına şiddete sebep olur diyemeyiz. Burada bütünlüklü bir yapı var. Oyunlar, diziler, son yıllarda okullardaki cezai yaptırımların kalkması, serbest ebeveynlik stilleri... Bütün bu olaylar birleşerek son iki gündür yaşadığımız sonuçları önümüze seriyor. Bu iki günkü olay sonuç aslında. Biz geldiğimiz durumun sonucunu görüyoruz ama sürece bakmak lazım bu noktaya nasıl geldik?" açıklamasında bulundu ve şiddet eğilimi oluşmasında tek bir sebep olmadığını, birçok etkenin bir araya gelmesiyle şiddet sarmalının ortaya çıktığını vurguladı.

AİLELERİN SORUMLULUĞU

Çocukların gelişimindeki en önemli kontrol mekanizmasının aile ve ebeveyn olduğunu vurgulayan Çolak, "Şöyle düşünelim bazen deriz ki bağışıklık sistemimiz çöktü, biz bunu biriktiririz biriktiririz ve yorgun olduğumuz dönemde açığa çıkarırız. Bu psikolojik durumlara da böyle bakmamız gerekiyor. Altta bir örüntü var mı gelişimsel bir bozukluk var mı psikiyatrik bir durum var mı? Bunun üzerine de bu oyunlarla bu haber içerikleriyle, ailedeki iletişimsizlikle, ailenin ihmalkarlığıyla ya da okulun ihmalkarlığıyla birleşince bu durum açığa çıkıyor. Bunun zemininde bir durum var şiddete yönelik zaten bir hissiyat var ve davranış burada pekişiyor açığa çıkacak bir yol buluyor" dedi. 

AİLELERDE SINIR-KURAL PROBLEMİ

Hem ebeveynin hem de yetkili kurumların dikkat etmesi gerekenleri sıralayan Psikolog Gamze Gezginci Çolak, çocukları dijitalleşmeden tamamen uzak tutmanın mümkün olmadığını belirtti. Uzmanlara göre şiddet eğiliminin artmasında en kritik başlıklardan biri aile yapısındaki değişim. Çolak, son yıllarda ebeveynlerin çocuklara sınır koymakta zorlandığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Çocukluk döneminde bireyin dürtülerinin törpülenmesi gerekir. Bunu aile yapar. Ancak bugün ailelerde ciddi bir sınır ve kural problemi var. Çocuğa ‘dur’ denmiyor, davranışlar normalleştiriliyor”

SORUNUN TEMELİ

Şiddet eğiliminin arkasında çoğu zaman duygusal ihmalin bulunduğunu belirten Çolak,, çocukların görülme, anlaşılma ve ilgi görme ihtiyacının karşılanmamasının ciddi riskler yarattığına dikkat çekti. Aile içinde kurulan iletişimin zayıflaması ve çocukların duygusal olarak ihmal edilmesi, psikolojik hasarı artırırken; bazı ebeveynlerin şiddet davranışlarını “hakkını arıyor” gibi ifadelerle normalleştirmesi, bu eğilimi daha da pekiştiriyor. Öte yandan okullarda otoritenin zayıflaması ve riskli davranışların zamanında fark edilip müdahale edilmemesi sorunu büyütürken, uzmanlar bu noktada devletin de daha aktif rol alması gerektiğini vurguluyor. Ailelerin işbirliği yapmadığı durumlarda sürecin zorunlu mekanizmalarla desteklenmesi gerektiği belirtilirken, yaşanan olayların tek bir nedene indirgenemeyecek kadar karmaşık olduğu, ancak temel sorumluluğun aile içi iletişim, denetim ve sınır koyma eksikliğinde düğümlendiği ifade ediliyor.

İlgili Konular: #okul saldırısı