Ankara’daki bazı okullarda Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) tarafından hazırlandığı belirtilen proje afişlerinin okul panolarına asılması eğitim çevrelerinde tartışma yarattı. Asılan afişlerde öğrencilerin ‘akademik, sosyal ve kişisel gelişimlerine katkı sağlayacak projeler’ yürütüleceği ifade edildi. Proje kapsamında; eğitim seminerleri, kişisel gelişim çalışmaları, atölye çalışmaları, sosyal ve kültürel etkinliklerin yanı sıra kamp ve gezi programlarının da düzenlenebileceği belirtildi. Projenin; okul idaresi ile öğretmenler tarafından yürütüleceği duyurulurken katılım sağlayan öğrencilerden projeye düzenli devam etmeleri rica edildi. Ayrıca, TÜGVA’da görevli bazı kişilerin öğrencilere ulaşmak için WhatsApp grupları kurduğu ve bu gruplardan öğrencilere etkinlik daveti yapıldığı da öğrenildi.
''DOLAYLI YÖNLENDİRME RİSKİ TAŞIYOR''
Konuya ilişkin gazetemiz Cumhuriyet’e değerlendirmelerde bulunan Eğitim Sen Ankara 1 No’lu Şube Sekreteri Sibel Gökçe Evci, söz konusu uygulamanın pedagojik açıdan sakıncalar barındırdığını ve kamusal eğitim ilkeleriyle çeliştiğini ifade etti. Okulların; öğrencilerin bilimsel, özgür ve eşit bir ortamda eğitim aldığı kamusal kurumlar olduğunu belirten Evci, “Herhangi bir vakıf veya oluşumun faaliyetlerinin okul yönetimi tarafından yürütülen bir çalışma gibi sunulmasının doğru olmadığını söyledi.
Bu tür uygulamaların öğrenciler üzerinde dolaylı bir yönlendirme yaratma riski taşıdığını kaydeden Evci, “Okul ortamında kullanılan afiş, duyuru ve etkinliklerin pedagojik açıdan denetlenmesi gerekir. Eğitim kurumlarında paylaşılan içeriklerin öğrenciler üzerinde taraflı bir etki oluşturmaması esastır. Herhangi bir vakfın faaliyetinin okulun resmi çalışması gibi gösterilmesi, öğrencilerin eleştirel düşünme ve özgür tercih hakkı açısından sakıncalıdır” diye konuştu.
''ÖĞRENCİLER ARASINDA AYRIŞMA YARATIR''
Evci ayrıca, okulların siyasal ya da ideolojik tartışmaların alanı haline gelmesinin öğrenciler arasında kutuplaşma yaratabileceğine dikkat çekerek, “Eğitim kurumları, farklı düşüncelere sahip öğrencilerin bir arada barış içinde eğitim aldığı yerlerdir. Okul içinde belirli çevrelere ait faaliyetlerin öne çıkarılması, öğrenciler arasında ayrışma ve gerilim yaratma potansiyeli taşır. Eğitim ortamı siyasal rekabetin değil, ortak değerlerin güçlendirildiği bir alan olmalıdır” ifadelerini kullandı.
Kamusal eğitim kurumlarının hiçbir siyasi ya da ideolojik etkinin aracı haline getirilmemesi gerektiğini vurgulayan Evci, tüm uygulamaların pedagojik ilkeler, mevzuat ve eşitlik ilkesi doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Evci, “Okullar, devletin bütün öğrencilerine eşit mesafede duran kurumlardır. Bu nedenle okul ortamında yapılacak her türlü faaliyet, öğrencilerin özgür gelişimini ve toplumsal barışı gözetmek zorundadır” dedi.
