Türkiye’nin farklı illerindeki bazı devlet okullarında yılbaşı kutlamalarına karşı videolar çekilerek bu içeriklerin okul yönetimlerinin kurumsal sosyal medya hesaplarından paylaşılması kamuoyunda geniş tepki yarattı.
Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş), çocukların ideolojik ve inanç temelli bir propagandanın parçası haline getirildiğini belirterek uygulamaların laik, bilimsel ve kamusal eğitime açıkça aykırı olduğunu vurguladı.

ÇOCUKLAR ÜZERİNDEN ÖTEKİLEŞTİRME
Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı Özkan Rona, söz konusu videolarla toplumun yılbaşını kutlayan kesimlerinin bilinçli biçimde hedef gösterildiğini belirterek, “Din devleti olarak tanımlanan ülkelerde dahi görülmeyecek düzeyde bir ayrımcılık bugün Türkiye’de devlet okullarında, üstelik çocuklar kullanılarak yaygınlaştırılıyor” dedi. Rona, masum bir etkinlik gibi sunulan bu organizasyonların gerçekte toplumsal ayrışmayı derinleştirdiğini vurgulayarak, “Yılbaşını kutlayan yurttaşlar dine ihanet etmiş, başka dinlerin etkisine girmiş gibi gösteriliyor. Toplumun geniş bir kesimi açıkça hedef haline getiriliyor” ifadelerini kullandı.

'MAHALLE BASKISI ÇOCUK YAŞTA'
Mahalle baskısının çocuk yaşta zihinlere yerleştirildiğine dikkat çeken Rona, “ ‘Müslüman yılbaşını kutlamaz’ gibi kesin ve dışlayıcı yargılarla toplumsal sınırlar keskin biçimde çiziliyor. Oysa bu büyük bir yalandır” diye konuştu.

Rona, dünyadaki uygulamalara işaret ederek, “Yılbaşı kutlamalarının dine uygun olmadığını savunan tek ülke Suudi Arabistan’dır. Bunun dışındaki tüm İslam ülkelerinde yılbaşı için devlet eliyle meydanlar hazırlanır, güvenlik önlemleri alınır ve kutlamalar yapılır” dedi.
Türkiye’de yürürlükte olan eğitim programlarında okullara ya da öğretmenlere yılbaşı karşıtı herhangi bir sorumluluk yüklenmediğini vurgulayan Rona, buna rağmen okulların ve öğrencilerin bu tür içeriklerin parçası haline getirilmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.

“Kamplaşma ve ayrışmanın çocuk yaşta zihinlere yerleştirilmesi, bunun bir marifetmiş gibi videolar çekilerek paylaşılması hukuken açık bir suçtur” diyen Rona, tarikatların imam hatip okulları ve ÇEDES kapsamında yürüttükleri projelerin eğitimdeki “karanlık hedefleri” de açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.

‘İDEOLOJİK APARAT’ UYARISI
Eğitim-İş Genel Özlük, Hukuk ve TİS Sekreteri Yeliz Toy da uygulamalara sert tepki gösterdi. Toy, Türkiye’nin çeşitli yerlerindeki okullarda yılbaşı kutlamalarına karşı videolar çekilerek bu içeriklerin resmi hesaplardan paylaşılmasının, eğitim kurumlarının açık biçimde siyasi iktidarın ‘ideolojik aparatı’ haline getirildiğini söyledi.
Toy, “Halkımızın bir kesimini ‘öteki’ ilan eden bu zihniyet, çocuklar üzerinden kutuplaştırma ve düşmanlaştırma siyaseti yürütmektedir. Eğitim kurumlarının görevi toplumu kutuplara ayırmak değil, çocuklara birlikte yaşama kültürünü, tüm farklılıklara saygıyı ve bilimsel düşünceyi kazandırmaktır” dedi.

ÇOCUK HAKLARI VE HUKUK VURGUSU
Çocukların kendi iradeleri dışında ideolojik ve inanç temelli bir propagandanın parçası haline getirilemeyeceğini vurgulayan Toy, bunun yalnızca pedagojik değil, aynı zamanda çocuk haklarına ve yürürlükteki yasalara aykırı olduğunu ifade etti.
Toy, “Çocukların bu tür uygulamalara zorlanması açıkça bir çocuk istismarıdır” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye Cumhuriyeti’nin okullarının herhangi bir inancın, mezhebin ya da siyasi görüşün propaganda merkezi olamayacağını söyleyen Toy, “Okullar aklın, bilimin ve çağdaş değerlerin yuvası olmak zorundadır.