İktidara yakınlığıyla bilinen Türkiye Gazetesi’nin terör örgütü PKK’ya özel bir infaz düzenlemesi yapılacağı yönündeki iddiası hukuk çevrelerinde yeni bir tartışmayı tetikledi Konuyu Cumhuriyet TV'ye yorumlayan Ceza Hukukçusu Prof. Dr. Hasan Sınar, böyle bir düzenlemenin yalnızca belirli bir örgütü kapsayacak biçimde hazırlanmasının Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırılık riski taşıdığını belirtti
'AYM KABUL ETMEYEBİLİR'
Prof. Dr. Sınar, yalnızca terör örgütü PKK üyelerini kapsayacak bir düzenlemenin teknik olarak formüle edilmesinin dahi güç olduğuna işaret etti. “Siz ‘PKK’lılara af getiriyorum ama diğer terör örgütlerine getirmiyorum’ diyemezsiniz. Böyle bir düzenleme Anayasa Mahkemesi’nin önüne gittiğinde eşitlik ilkesine aykırılık gerekçesiyle iptal edilebilir” değerlendirmesinde bulundu.
Anayasa Mahkemesi’nin daha önce benzer nitelikteki sınırlı düzenlemelerde kapsamı genişletici ya da iptal yönünde kararlar verdiğini hatırlatan Sınar, “Kısmi ve belirli bir zümreye yönelik af anlayışı hem hakkaniyetle bağdaşmaz hem de hukuk tekniği açısından ciddi sorunlar doğurur” ifadelerini kullandı.
'MÜNFESİH ÖRGÜT'
Kulislerde, kendini feshetmiş (münfesih) terör örgütleri ibaresi üzerinden yalnızca PKK’yi kapsayacak bir düzenleme yapılabileceğinin konuşulduğunu belirten Sınar, bu formülün de anayasal denetimden geçip geçmeyeceğinin belirsiz olduğunu söyledi. Sınar:
“Devlet geçmişte terör suçlarından mahkûm olmuş kişilerle ilgili bir ceza affını gündemine alıyorsa bunun bütün terör suçlarını kapsayacak biçimde düzenlenmesi gerekir. Aksi hâlde hukuk sistemi çıkmaza girer” dedi.
UMUT HAKKI
Tartışmanın bir diğer boyutu ise terör örgütü liderine yönelik 'umut hakkı' olasılığı. Sınar, mevcut infaz rejiminin geçmişte terör suçlularının şartla salıverilmesini zorlaştıracak biçimde değiştirildiğini anımsatarak, bugün yeniden af veya özel düzenleme tartışılmasının siyasal bir çelişki yarattığını ifade etti. Cumhurbaşkanı’nın Anayasa’nın 104. maddesi uyarınca özel af yetkisine sahip olduğunu hatırlatan Sınar, bunun siyasi sonuçları olan bir tercih olabileceğini söyledi. Ancak yasal düzenleme yoluna gidilmesi hâlinde bunun yalnızca bir kişiyi değil, benzer durumdaki diğer hükümlüleri de kapsayacağını vurguladı. “Umut hakkı ceza hukuku açısından prensipte desteklenebilir; mahkûma tünelin ucunda bir ışık gösterilmesi infaz sisteminin mantığına uygundur” diyen Sınar, sorunun Türkiye’de ceza adaleti sistemine siyasi müdahalelerden kaynaklandığını belirtti.