Türkiye, son günlerde okullardan gelen silahlı saldırı haberleriyle sarsılıyor.
Eğitim kurumlarının güvenliğine ilişkin tartışmalar uzun süredir gündemdeyken, iki gün arayla yaşanan iki ayrı saldırı kamuoyunda derin bir endişe yarattı.
Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu’na düzenlenen saldırıda 9’u çocuk 10 kişi yaşamını yitirirken, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde ise uzaklaştırıldığı okula av tüfeğiyle gelen bir saldırgan 16 kişiyi yaraladıktan sonra yaşamına son verdi.
Yaşananların ardından eğitimciler Türkiye genelinde üç gün iş bırakma eylemi gerçekleştirirken, okullarda güvenlik ve eğitim politikalarına ilişkin tartışmalar yeniden alevlendi.
Veliler ise çocuklarını okula gönderme konusunda ciddi bir tereddüt yaşadıklarını dile getirdi.
Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası (TÖBSEN) Genel Başkanı Deniz Ezer, Cumhuriyet’e yaptığı değerlendirmede yaşananların yalnızca bireysel ya da okul temelli olaylar olarak ele alınamayacağını vurguladı.
Ezer, “Yaşananları sadece okul bazında değerlendirmek dar bir bakış olur. Ekonomik krizin yarattığı geleceksizlik, toplumsal gerginlik ve siyasal dil bu sürecin parçası” ifadelerini kullandı.
‘BİZLER ÇOCUKLARIMIZA VE OKULLARIMIZA SAHİP ÇIKIYORUZ’
Milli Eğitim Bakanlığı’nın açıklamalarını da eleştiren Ezer, “Bakanlığın açıklamalarına baktığımızda genel geçer ifadelerle sürecin kapatılmaya çalışıldığını görüyoruz” dedi.
Ezer, gerçekleştirilen iş bırakma eylemlerinin kısa vadede doğrudan sonuç üretmeyebileceğini ancak kamuoyunda farkındalık yarattığını belirterek, “Bizler çocuklarımıza ve okullarımıza sahip çıktığımızı gösteriyoruz” diye konuştu.
Velilerde ciddi bir travma oluştuğunu aktaran Ezer, “Bizi arayan veliler çocuklarını okula gönderip göndermeme konusunda kararsız. Bu süreç uzun süre hafızalarda kalacak bir travma yaratıyor” dedi.
Sorunun yalnızca güvenlik önlemleriyle çözülemeyeceğini dile getiren Ezer, “Güvenlik görevlisi ya da fiziki önlemler elbette gerekli ancak kalıcı çözüm bilimsel ve pedagojik bir eğitim sisteminden geçiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Ezer, mevcut eğitim politikalarının çocukların gelişimsel ihtiyaçlarını karşılamadığını savunarak, “Bugün çocukların yaşlarına uygun, bilimsel temelli bir eğitim sistemi uygulanmıyor. Bu da benzer sorunların ortaya çıkma riskini artırıyor” ifadelerini kullandı.
Son yıllarda eğitimde ideolojik yönelimlerin arttığını belirten Ezer, “Okullarda eğitimin niteliği geriliyor, çocuklar sistem içinde kaybolma riskiyle karşı karşıya kalıyor” dedi.
