Tarikat ve cemaatleri okullara sokan bakanlık ‘açlığı’ görmüyor: Çocuğa 100 TL yok!

Tarikat ve cemaatleri okullara sokan bakanlık ‘açlığı’ görmüyor: Çocuğa 100 TL yok!

23.02.2026 04:00:00
Güncellenme:
Figen Atalay
Takip Et:
Tarikat ve cemaatleri okullara sokan bakanlık ‘açlığı’ görmüyor: Çocuğa 100 TL yok!

“Bir çocuk okulda hakkıyla yediğinde yalnızca karnı doymuyor; okulla bağı güçleniyor, özgüveni artıyor, öğrenme kapasitesi gelişiyor ve geleceğe daha eşit ve adil bir yerden başlama imkânı buluyor.”

Bir çocuğun derslere aç girmemesi için günde 100 TL’lik basit ama sağlıklı bir öğün bile yeterli olabiliyor. Yetersiz beslenen çocuklarda en çok halsizlik , uyku hali ve odaklanma sorunu gözlemleniyor Ücretsiz ve düzenli beslenmek ise çocuğun yaşamında çok katmanlı bir değişim yaratıyor. Tüm bu gerçeklere karşın ücretsiz okul öğünü hükümetin gündemine bir türlü giremiyor. 

Sulukule Gönüllüleri Derneği, uzun süredir ihtiyacı olan çocuklara beslenme desteği veriyor. Bu öğretim yılında iki ortaokulda toplam 24 çocuğa okul öğünü sağlayan derneğin izleme değerlendirme sorumlusu Işıl Seray Gençer Karaman ile çalışmalarını ve okul öğününün neden önemli olduğunu konuştuk. 

Yemek desteği nasıl bir sistemle gerçekleşiyor? 

Beslenme desteği, okul idaresiyle yapılan protokol çerçevesinde ve rehberlik servisi aracılığıyla yürütülüyor. Çocuklar rehberlik biriminden aldıkları fişlerle kantinden, sağlıklı ve dengeli beslenme kriterlerine göre belirlenmiş seçenekler arasından bir öğün yemeğe erişebiliyor. Bu sistem hem çocukların sadece bir fiş almak için bile olsa rehberlik servisiyle düzenli temas kurmasına hem de bizim çocukların okula devam durumunu takip edebilmemize imkân tanıyor. Fişler sayesinde hangi çocuğun kaç gün okula geldiğini görebiliyor, devamsızlık riskini erken fark edebiliyoruz. Yemeğin ödemesi derneğimiz tarafından doğrudan kantine yapılıyor. Tüm okula beslenme desteği sağlayamadığımız için bu durum kendi içinde etiketlenme riskini de barındırıyor. Bu yüzden de uzun vadede bu modelin tüm çocukları kapsayan ve etiketlenmeyi ortadan kaldıran bir kamu politikası haline gelmesi gerektiğini savunuyoruz. 

Okul öğünü desteğinin çocuklara yararları neler? 

Okulda ücretsiz ve düzenli bir öğüne erişmek, çocuğun hayatında çok katmanlı bir değişim yaratıyor. Öncelikle çocuğun okula devamı artıyor ve okul ile kurduğu bağ güçleniyor. Açlık ve yetersiz beslenmenin yarattığı dikkat dağınıklığı ve yorgunluk azalıyor; derse katılım ve öğrenme süreci daha sağlıklı ilerliyor. Bunun yanında birlikte yemek yemek, çocuklar için önemli bir sosyal deneyim. Eşit koşullarda aynı sofrada buluşmak, akran ilişkilerini güçlendiriyor ve sosyal dışlanmayı azaltıyor. Beslenme desteği aynı zamanda aile bütçesi üzerindeki yükü hafifletiyor; böylece aileler çocukların diğer ihtiyaçlarına kaynak ayırabiliyor. Bu nedenle beslenme desteğini yalnızca gıda temini değil, çocukların iyi olma halini destekleyen bir sosyal koruma aracı olarak görüyoruz. 

Okula kahvaltı etmeden gelen, öğle yemeği yemeyen çocuklarda neler gözlemliyorsunuz? 

Sahada en sık karşılaştığımız ve öğretmenlerden en çok duyduğumuz durum; çocukların halsiz olması, derste uyuyakalması ve odaklanmakta zorlanması. Bu tablo zamanla akademik başarının düşmesine ve çocuğun “başarısız” ya da “ilgisiz” olarak etiketlenmesine yol açabiliyor. Oysa çoğu zaman mesele çocuğun kapasitesi değil, en temel ihtiyacının karşılanmıyor olması. Bunun yanında yetersiz beslenmenin bodurluk ve obezite gibi fiziksel gelişimi etkileyen sonuçlarını da sıkça gözlemliyoruz. Ancak etkisi yalnızca fiziksel değil, zihinsel ve duygusal gelişim de bundan doğrudan etkileniyor. Böylece yoksulluk, çocuk için hayatının her alanında, okul içinde de devam eden bir dışlanma haline dönüşebiliyor. 

Bir öğrencinin kantinden sağlıklı bir öğün yiyebilmesi için aylık ne kadar burs gerekiyor? 

Derneğimiz aracılığıyla sağlanan beslenme bursu aylık 2 bin TL’dir. Desteklenecek çocuklara okul idaresiyle birlikte karar veriyoruz. Çocukların yalnızca beslenme desteği almasıyla yetinmiyor; aynı zamanda derneğin atölye ve güçlendirme çalışmalarına da katılmalarını önemsiyoruz. Böylece tek boyutlu bir destek yerine, çocuğun iyi olma halini merkeze alan bütüncül bir yaklaşımla çalışabiliyoruz. Beslenme desteği alan çocuklarda devamsızlığın azaldığını, derse katılımın arttığını ve okul motivasyonunun güçlendiğini gözlemliyoruz. Akran ilişkileri daha sağlıklı ilerliyor; çocuk kendini okul içinde daha güvende, daha görünür ve daha ait hissediyor. 

Beslenme sorunu nasıl çözülür? 

Beslenme meselesini yalnızca “ihtiyaç sahiplerine yardım” çerçevesinde ele almak sorunu çözmüyor. Bu yaklaşım hem etiketlenme riskini artırıyor hem de sorumluluğu aileye, çoğu zaman da anneye yüklüyor. Oysa beslenme, çocuğun eğitim ve sağlık hakkının ayrılmaz bir parçasıdır. Uzun yıllara dayanan deneyimimiz ve alanda yapılan tüm araştırmalar şunu söylüyor: Bir çocuk okulda hakkıyla yediğinde yalnızca karnı doymuyor; okulla bağı güçleniyor, özgüveni artıyor, öğrenme kapasitesi gelişiyor ve geleceğe daha eşit ve adil bir yerden başlama imkânı buluyor. Bu nedenle ücretsiz ve sağlıklı okul beslenmesinin tüm çocuklar için, hak temelli ve sürdürülebilir bir kamu politikası haline gelmesi gerektiğini savunmaya devam ediyoruz.