THTM: Okulların ibadet alanına dönüştürülmesine izin vermeyeceğiz

THTM: Okulların ibadet alanına dönüştürülmesine izin vermeyeceğiz

3.03.2026 18:36:00
Güncellenme:
Ece İçmez
Takip Et:
THTM: Okulların ibadet alanına dönüştürülmesine izin vermeyeceğiz

Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi İzmir Şubesi, “3 Mart Devrim Yasalarının” yıl dönümü kapsamında İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı.

Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi (THTM) tarafından 3 Mart Devrim Yasaları’nın 102. yılı dolayısıyla yapılan ortak bildiri, İzmir’de , İzmir il Milli Eğitim önünde basın açıklaması yapıldı. Bildiriyi, THTM adına İzmir Eğitim-İş Bornova Temsilciliği Başkanı Duygu Çakmak okudu. 

Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi Yürütme Kurulu üyesi Emel Diril de 3 Mart Öğrenim Birliği Yasası’nın 102. yıldönümünde yaptığı açıklamada, eğitimde yaşanan şiddet olaylarına ve dünyadaki savaşlara dikkat çekerek laiklik, anti-emperyalizm ve emek eksenli bir mücadele çağrısında bulundu.

Diril, 3 Mart’ın tarihsel önemine vurgu yaparak, bir öğretmenin öğrencisi tarafından bıçaklanarak öldürülmesini ve İran’da okullara yönelik saldırıları hatırlattı. “Öğrenim Birliği Yasası’nın 102. yıldönümü. Bir öğretmenimizi öğrencisinin bıçaklaması sonucu kaybettik. İran’da okulların üzerine bombalar yağdı, çocukları kaybettik. 3 Mart’ı bugün yıldönümünde bir mücadele hattı ile karşılamak zorundayız. Laiklik diyelim, barış diyelim peki laiklik derken bir yandan sermaye diyebilir miyiz? Barış derken bir yandan NATO’yu savunabilir miyiz? Diyemediğimizi bugün acı şekilde görüyoruz” ifadelerini kullandı.

Gençlerin geleceksizleştirildiğini, çocukların tarikatların etkisi altında bırakıldığını ve savaşlar ile eşitsizliklerin derinleştiğini öne süren Diril, çözümün örgütlü mücadelede olduğunu belirtti. “Geleceksizleştirilmeye çalışan gençler, tarikatların karanlığında kalan çocuklar, savaşlar, eşitsizlikler için örgütlü bir cepheyi kurmak zorundayız” dedi.

“LAİKLİKTEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

Duygu Çakmak ise yaptığı açıklamada 3 Mart 1924’ün, yalnızca idari bir düzenleme değil, Cumhuriyet’in uygarlık yönünü belirleyen tarihsel bir kırılma noktası olduğu vurgulandı. Halifeliğin kaldırılması, Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun kabulü ve devletin laik niteliğinin güçlendirilmesiyle Cumhuriyet’in özünün inşa edildiğini ifade etti.

Okunan bildiride, “3 Mart’ta atılan adımlar, siyasal egemenliğin millete devredilmesinin ötesinde, toplumsal yaşamın akıl ve bilim temelinde yeniden kurulmasının yolunu açmıştır. Halifeliğin kaldırılmasıyla kutsallık zırhına bürünmüş siyasal otoriteye son verilmiş; Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile eğitimde çok başlılık ortadan kaldırılmıştır” denildi.

Açıklamada, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Cumhuriyet’in kurucu kadrolarının, devrim yasalarıyla Türkiye’nin yönünü dogmadan akla, ümmetten yurttaşlığa çevirdiği belirtilerek, bu iradenin çağdaşlaşma sürecinin temel dayanağı olduğu kaydedildi.

“EĞİTİM LAİKLİKTEN UZAKLAŞTIRILIYOR”

Bildiride, günümüzde Cumhuriyet’in aydınlanmacı birikiminin kuşatma altında olduğu savunularak, özellikle Milli Eğitim Bakanlığı eliyle yürütülen uygulamaların eğitim sistemini laiklikten uzaklaştırdığı öne sürüldü. Ramazan ayı gerekçesiyle okullarda düzenlenen etkinliklerin eleştirildiği açıklamada, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in politikalarının Cumhuriyet’in eğitim anlayışıyla hesaplaşma anlamına geldiği ifade edildi.

“Okulların ibadet alanına, öğrencilerin ise gerici ideolojik yönlendirme nesnesine dönüştürülmesine asla izin vermeyeceğiz. Eğitimin, siyasal İslam’ın propaganda sahası olmaması için mücadelemizi sürdüreceğiz” denildi.

“OKULLARDA GÜVENLİK KRİZİ VAR”

Açıklamada, eğitim kurumlarının yalnızca ideolojik değil aynı zamanda güvenlik sorunu yaşadığı da vurgulandı. İstanbul Çekmeköy’de bir meslek lisesinde öğretmen Fatma Nur Çelik’in öğrencisi tarafından bıçaklanarak hayatını kaybetmesine dikkat çekilen bildiride, öğretmenlerin can güvenliğinin sağlanamadığı bir eğitim ortamının kabul edilemez olduğu ifade edildi.

“Bilimsel, laik ve kamusal eğitimi savunmak kadar; öğretmenlerin ve öğrencilerin güvenliğini sağlamak da devletin asli görevidir” denilen açıklamada, okulların güvenliğinin kamusal bir sorumluluk olduğu belirtildi.

THTM, 3 Mart’ın yalnızca tarihsel bir anma günü olmadığını, Cumhuriyet’in temel değerlerini savunma ve ilerletme sorumluluğu taşıdığını ifade ederek, “Laiklikten, bilimsel ve kamucu eğitimden vazgeçmeyeceğiz. Cumhuriyet’in aydınlanmacı birikimini ileriye taşımak için mücadele edeceğiz” mesajını verdi.