TKP: 'Küba’nın direncini artıracak adımlar attık, atıyoruz'

TKP: 'Küba’nın direncini artıracak adımlar attık, atıyoruz'

23.02.2026 14:27:00
Güncellenme:
Haber Merkezi
Takip Et:
TKP: 'Küba’nın direncini artıracak adımlar attık, atıyoruz'

Türkiye Komünist Partisi, José Marti Küba Dostluk Derneği ve Küba Cumhuriyeti Başkonsolosluğu tarafından ABD’nin Küba’ya yönelik saldırılarına ilişkin basın toplantısı düzenlendi. TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan ''Küba’nın direncini arttıracak adımlar attık, atıyoruz” mesajını verdi.

Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, ABD’nin Küba’ya yönelik saldırılarına karşı José Marti Küba Dostluk Derneği ve Küba Cumhuriyeti Başkonsolosluğu ile birlikte düzenlenen basın toplantısında “Küba’nın direncini arttıracak adımlar attık, atıyoruz” açıklamasında bulundu.

ABD Küba’ya uyguladığı ablukayı imzalanan 29 Ocak tarihli başkanlık kararnamesiyle sertleştirirken; José Marti Küba Dostluk Derneği, Türkiye Komünist Partisi ve Küba Cumhuriyeti Başkonsolosluğu ortak bir basın toplantısı düzenleyerek Küba’da yaşanan son gelişmeleri ve Türkiye’de ablukaya karşı başlatılan kampanyayla ilgili atılacak adımları kamuoyuyla paylaştı. 

Kadıköy Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleşen basın toplantısında; José Marti Küba Dostluk Derneği Başkanı Nahide Özkan, Türkiye Komünist Partisi Genel Sekreteri Kemal Okuyan ve Küba Büyükelçiliği konuştu. 

“KÜBA’DA HASTALAR ÖLME RİSKİ İLE KARŞI KARŞIYA”

Basın toplantısında açılış konuşmasını yapan José Marti Küba Dostluk Derneği Başkanı Nahide Özkan, “ABD tarafından imzalanan kararname ile Küba’ya yönelik abluka açık bir kuşatmaya dönüşmüş durumda. 29 Ocak’tan beri adaya ticari petrol gemileri, petrol taşıyamıyor. Ülkenin kendi kaynakları petrol ihtiyacının 4’te 1’ini karşılayabilir durumda. Yaşananlar Küba ekonomisini derinden etkiliyor, birçok sektör durma noktasına geldi. Sağlık sektöründe öncelikli hastalara yönelik bir düzenleme yapıldı, kısıtlama getirildi. Kamu kurumları haftanın belli günleri açık kalabiliyorlar. Ulaşımda, doğalgaz ve elektrik kullanımında kısıtlamalarla karşı karşıyalar. Özellikle sağlık alanında tehdit altında olan kesimler var. Gebe kadınlar, kanser hastaları, elektrik kullanımına ihtiyaç duyan hastalar yaşam riski ile karşı karşıya kalmış durumlar” dedi. 

“MADDİ YARDIMI DA İÇEREN BİR KAMPANYAYI BAŞLATACAĞIZ”

Özkan ayrıca “Küba hükümetinin belli bir plan dahilinde hareket ettiğini, Küba halkının birlik duygusuyla planı hayata geçirmeye çalıştığını söyleyebiliriz.

Gelişmelerin karşısında derneğimiz bir imza kampanyası başlattı. Kampanyanın amacı cereyan etmekte olan acil durumu, ABD’nin saldırısını, atılan adımların geri adım atılması için kamuoyu baskısı oluşturmayı amaçlıyor. Derneğimiz bunun yanı sıra maddi yardımı da içeren dayanışmasını önümüzdeki günlerde kamuoyuna duyuracak” ifadelerini kullandı. 

KEMAL OKUYAN: “KÜBA ABD’NİN MEYDAN OKUMASINA KAFA TUTABİLECEK AZ SAYIDA ÜLKEDEN BİRİ”

Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, yaptığı konuşmada ABD’nin Küba’ya yönelik saldırıları karşısında sessiz kalacak bir parti olmadıklarını belirtti. 

“TKP açısından Küba ile ilişkilerin çok özel anlamları var” diyen Okuyan, “Küba özellikle Sovyetler Birliği’nin dağılması sonrası çok özel bir direniş gösteriyor. Küba’daki sistemin artıları eksilerine dair çok tartışma yapabiliriz. Bazı ayrıntıları geçiyorum. Küba çok ileri insani değerleri savunan bir ülke. Küba ile dayanışmanın böyle bir boyutu var, birincisi bu.

İkincisi Küba ve Küba Komünist Partisi ile çok köklü bir bağımız var. Üçüncü boyutu ise ABD emperyalizminin dünyaya ayar verme girişimleri. Küba küçük bir ada ülkesi ama Küba dünyanın geri kalanına göre bu meydan okumaya kafa tutabilecek az sayıda ülkeden biri. Bu meydan okumanın bir diğer yanı uluslararası dayanışmadır. Küba diğer ülkelerle kıyasla daha güçlü uluslararası dayanışma bağları kurabilmiştir” dedi. 

“ABD’NİN ENFORMASYON ALANINDA KÜBA’YA YÖNELİK SALDIRILARINA DESTEK OLMAK İNSANLIK SUÇUDUR”

ABD’nin enformasyon alanında da Küba’ya saldırdığını belirten Okuyan, “Türkiye’de onlarca mesele varken neden Küba ile ilgileniyorsunuz diyorlar. Onlarca meselemiz olduğu için Küba ile dayanışıyoruz. Kaldı ki TKP, Filistin direnişine de destek verdi. İran’a yönelik bir saldırı olduğunda da İran halkının da yanında olacağız. Bu yüzden ABD’nin Küba’ya yönelik saldırısına sessiz kalacak bir parti değiliz. 

Küba hakkında çok fazla yalan söyleniyor. Küba’nın medya olanakları sınırlı. Küba’nın CIA odaklı propagandaya karşı daha fazla dayanışmaya ihtiyacı var. Küba’ya karşı saldırıda enformasyon alanında ABD’ye destek olunması insanlık suçudur” sözlerini sarf etti. 

“KÜBA’NIN DİRENCİNİ ARTTIRMAYA YÖNELİK ADIMLAR ATTIK, ATIYORUZ”

“Küba ile dayanışma dünyadaki komünist partilerin gündeminde olan bir başlık” diyen Okuyan ayrıca “Daha çok politik bir dayanışmaydı. Küba gerçeklerini dünya kamuoyuna anlatmak. Saldırı olduğunda dayanışmada bulunmak. Şimdi özel bir durum var, enerji ile alakalı bir durum. Bu enerji krizinin hafifletilmesi için bir çaba var. Biz de yakın ilişkide bulunduğumuz komünist partilerle sembolik dayanışmanın yanı sıra neler yapabileceğimize bakacağız. Küba’nın çok hızlı bir şekilde güneş enerjisini kullanmaya yönelik hamleler var. 

Biz de derneğin başlatacağı ya da partimizin başlatacağı kampanya ile destek olacağız. Küba’nın direncini arttırmaya yönelik adımlar attık, atıyoruz” ifadelerini kullandı.

MUSTAFA DESTİCİ’YE YANIT

Gazetecilerin Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici’nin “Türkiye Talibanlaşmaz ama Kübalılaştırılmasına izin vermeyeceğiz” sözlerine ilişkin soruya da yanıt veren Okuyan, “Kübalılaştırmadan ne anladıklarını söylemeleri lazım öncelikle. Küba’nın yaşattığı değerlerin Türkiye’de egemen olmasından bahsediyorsa bunu yapacağız zaten. Bu türden açıklamalar, özellikle iktidarın gayri resmi ortağı bir partinin bir ülkeye dair konuşurken dikkatli davranması gerekir” ifadelerini kullandı. 

“ANTİ EMPERYALİST MÜCADELE EMEK MÜCADELESİNE BAĞLANMADAN BU ÇILGINLIK SONA EREMEZ”

ABD’nin dünya genelindeki son hamlelerinin arkasında Çin’in yükselişini engelleme hedefi olduğunu söyleyen Okuyan, şunları kaydetti: “Bütün bu meselelerin merkezinde Çin’in yükselişi var. Trump iktidarının temel hedeflerinden biri Çin’in savaş olmaksızın dünyanın tepesine yerleşmesini engellemek. NATO bitti gibi değerlendirmeler için çok erken. 

Trump sınır tanımam, sınır benim diyor. Bu yeni bir durum. Bu yeni durum, yeni tip mücadeleler ortaya çıkaracak. Bu değişiklikler milyonlarca yoksul insanlar için ne ifade ediyor? Türkiye’deki yoksul insanlar bu değişikliklerle ilgilenmiyor. Uluslararası düzeyde anti-emperyalist mücadele emek mücadelesine bağlanmadan bu çılgınlık sona eremez.”

KÜBA BAŞKONSOLOSU: “KÜBA’NIN ABD’Yİ TEHDİT ETTİĞİ İDDİASI ASILSIZDIR”

İstanbul Küba Başkonsolosu Raúl Ernesto Madrigal Cárdenas, basın toplantısında yaptığı konuşmasında “Son atılan adım 1961 yılından beri uygulanan ablukanın tırmandırılmış olan halidir. 1961 yılında başlatılan ablukanın amacı, Küba ekonomisinde kıtlık yaratarak Küba Devrimi’nin yıkılmasıdır. Küba ile ticaret yapacak olan şirket ve ülkelere yönelik yaptırımlar Birleşmiş Milletler Beyannamesi’nde de öngörülen başka ülkelerin egemenlik haklarına saygı gösterilmesi ilkesine aykırıdır. Ülkenin yakıt tedarikinin engellenmesine yönelik bu adımlar, Küba’nın sağlık, eğitim, elektrik ve gündelik yaşamını olumsuz etkilemektedir.  Küba’nın ABD’ye yönelik tehdit oluşturduğu iddiası asılsızdır. Küba hiçbir baskıyı kabul etmeksizin diğer ülkelerle karşılıklı saygı ve çıkarlar doğrultusunda iktisadi ve diplomatik ilişkilerini sürdürmeye devam edecektir” dedi. 

Uluslararası kamuoyuna seslenen Başkonsolos, “Bizler de uluslararası kamuoyunu bu adımları reddetmeye, uluslararası ilişkilerde çok yanlılığı desteklemeleri çağrısında bulunuyoruz. Küba Cumhuriyet İstanbul Başkonsolosu olarak ülkede bulunan dostluk derneklerine, dayanışma hareketlerine ve bütün yurttaşlarınıza gösterdikleri dayanışmadan dolayı teşekkür ediyoruz. Küba egemenliğin, haysiyetini, barış içinde kalkınma hakkını kullanmaya devam edecek” ifadelerini kullandı. 

“SAVAŞ KOŞULLARINDA DAHİ UYGULANAMAZ”

“Küba’ya uygulanan abluka 1960’tan beri bir soykırım politikasıydı” diyen Cárdenas, “Küba halkını hedef alan bir politika olarak tarif ediliyordu. Küba halkının kalkınmasını olumsuz bir biçimde etkileyen soykırım politikası olarak tanımlıyoruz. Bu soykırım politikası çok sayıda Kübalı’nın ölümüne neden oldu. Salgın hastalıklara neden oldu. Son adım, soykırım politikasının radikalleşmesidir. 

Bu uygulamanın uluslararası kuralları aykırı olduğu da aşikâr. Bu kurallar, savaş koşullarında da dahi bu yaptırımların uygulanmamasını söylüyor” sözlerini sarf etti.

İlgili Konular: #TKP #Küba