Turgut Kazan açıkladı: Devlet Bahçeli, AYM'yi kapattırabilir mi?

MHP lideri Devlet Bahçeli bir kez daha AYM’nin kapatılmasını teklif etti. Bahçeli’nin bu çıkışı tepki toplarken hukukçu Turgut Kazan, AYM’nin kapatılmasının mümkün olmayacağını dile getirdi. Kazan, “Kapatmak gibi bir şeye soyunulursa, AKP içinde de bütün milletvekillerinin alkış tutacağını hiç sanmıyorum.” dedi.

26 Ekim 2021 Salı, 18:06
Turgut Kazan açıkladı: Devlet Bahçeli, AYM'yi kapattırabilir mi?
Abone Ol google-news

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Meclis’teki grup toplantısında konuştu. Bahçeli konuşmasında, bir kez daha Anayasa Mahkemesi’ni (AYM) hedef aldı. Konuşmasında, “AYM öyle bir hale gelmiştir ki nerede bir hain, nerede Türkiye’nin kuyusunu kazmak için faal halde bulunan çapulcu varsa onlarla yan yanadır.” diyen Bahçeli, AYM’nin kapatılması gerektiğini ifade etti.

Öte yandan Bahçeli, mart ayında HDP iddianamesini iade etmesi üzerine AYM’yi hedef almış ve "Anayasa Mahkemesi hukukun üstünlüğünden mi yanadır, yoksa bölücülüğün mü şakşakçısıdır?" ifadelerini kullanmıştı. Bahçeli ardından, AYM’nin kapatılmasını teklif etmişti.

Bahçeli’nin aylar sonra yeniden AYM’yi hedef alıp kapatılmasını gündeme getirmesi ise dikkat çekti.

"BÖYLE BİR ŞEY MÜMKÜN DEĞİL!"

Konuyla ilgili Cumhuriyet’ten Canser Seven'e konuşan hukukçu Turgut Kazan, Bahçeli’nin AYM'nin kapatılması talebinin yerine getirilmesinin mümkün olmadığını dile getirdi. Kazan, “Böyle bir şey mümkün görünmüyor. Çünkü öyle bir çoğunlukları olamaz. Şu anda zaten yok. Ama kapatmak gibi bir şeye soyunulursa AKP içinde de bütün milletvekillerinin alkış tutacağını hiç sanmıyorum.” diye konuştu

Kazan, Bahçeli'nin tutuklu iş insanı Osman Kavala için "Önerimiz şudur, önce cezasını Türkiye'de çekmesi sonra da vatandaşlıktan çıkarılarak 10 büyükelçiden birisinin ülkesine gönderilmesi milli bir zarurettir.” sözlerine de tepki gösterdi. Kazan, “Vatandaşlıktan çıkarmak için gerçekten düşmanla iş birliği yapmak gibi nedenler olacak ve bunlarda kanunda yazacak. Kenan Evren bolca yapmıştır bunu.” ifadelerini kullandı.

Kazan şunları söyledi:

“Böyle bir isteğin Türkiye’de yerine getirilebilmesi mümkün değil. Zaten böyle bir çoğunlukları da yok. Cumhur İttifakı'nın Anayasa'yı değiştirebilecek bir çoğunlukları yok. Muhazakâr kesimden veya kendi partisi içinden böyle bir istek olduğuna dair bir hesap yapıyordur ve onları tahkim edebilmek için böyle şeyler söylenmiş olabilir. Böyle bir şey ne mümkün ne de doğrudur. Bu söylemler hukukla bağdaşmaz. Hatta Bahçeli'ye hatırlatmalıyız ki bu söylem demokrasi ile bağdaşmaz. Çünkü Bahçeli'nin partisinin kaynağı olan Millet Partisi (MP), Ankara'da bir sulh hukuk mahkemesinin kararıyla kapatıldı. O zamanki başkan, hakaretten tutuklandı ve cezaevine atıldı. O yüzdendir ki Millet Partisi, bir parti kapatmanın ancak Anayasa Mahkemesi'nin kararıyla olması gerektiğini dile getiren ilk partidir. Ve Millet Partisi’nin yaşadığı bu serüvende, karar Yargıtay Mahkemesi'ne gitti ve kapatma kararı bozuldu. Bunlar yaşanırken de partinin başkanı, hakaretten Ankara Cezaevi'ndeydi ve seçimde de cezaevinde seçildi. Böyle geçmişi olan bir parti, akıl alır söylemlerde bulunmuyor.

'OSMAN KAVALA' TEPKİSİ

Dünyada bazı kesimlerde böyle baskıcı rejimlerden yana siyasetçiler çıkıyor. Bahçeli de bu görüşü temsil ediyor. Sebebi kesinlikle bu. ‘Vatandaşlıktan çıkaralım’ gibi söylemleri de oldu. Vatandaşlık en temel insan haklarından biri. Hiç kimse böyle bir şey düşünemez ve yapamaz. Vatandaşlıktan çıkarmak için gerçekten düşmanla iş birliği yapmak gibi nedenler olacak ve bunlar da kanunda yazacak. Kenan Evren bolca yapmıştır bunu. Demek ki şimdi de MHP, böyle bir arayış içinde. Böyle şeylerin düşünülmesi bile mümkün olmamalı. 

Böyle bir şey mümkün görünmüyor. Çünkü öyle bir çoğunlukları olamaz. Şu an da zaten yok. Ama kapatmak gibi bir şeye soyunulursa, AKP içinde de bütün milletvekillerinin alkış tutacağını hiç sanmıyorum. Hiçbir şekilde böyle bir şey mümkün değil. Şu an da Anayasa değişikliği de konuşuluyor. Aynı şekilde bu söylemlerin yaşadığımız adaletsizlikleri, yolsuzlukları ve haksızlıkları ört pas etmek için ve halkı gerçek gündemden uzaklaştırmak için dile getirildiğini düşünüyorum. Başka şeyler tartışılmasın, yalnız bizim söylediklerimiz dinlensin isteniyor olabilir. Böyle bir arayış olabilir. Zaten Erdoğan bu arayışın şampiyonluğunu yapıyor.”