MHP’nin 3 Mayıs’a ilişkin “Türkçüler Günü” ifadesini uzun süredir kullanmadığı, bunun yerine “Milliyetçiler Günü” söylemini benimsediği bir kez daha görüldü. Partinin bu yılki paylaşımında da geleneksel adlandırmaya yer verilmezken, herhangi bir etkinlik düzenlenmemesi de dikkat çekti. Buna karşılık İYİ Parti ve Zafer Partisi’nin 3 Mayıs kapsamında etkinlik organize etmesi, milliyetçi tabanda farklı hatların görünür hale geldiği yorumlarına yol açtı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sosyal medya üzerinden paylaşılan mesajında “3 Mayıs Milliyetçiler Günü Kutlu Olsun” ifadesi yer aldı. Mesajda, 3 Mayıs’ın “Türk milliyetçilerinin silkinişi, doğrulup kendine gelişi” olduğuna vurgu yapılırken, “Türkçüler Günü” tanımı kullanılmadı. Parti, bu yıl herhangi bir anma programı açıklamadı.
‘TÜRKÇÜLER GÜNÜ’ VURGUSU 2013’TE KALDI
MHP’nin geçmiş yıllardaki paylaşımları incelendiğinde, “Türkçüler Günü” ifadesinin son olarak 2013 yılında, Alparslan Türkeş’in sözleriyle birlikte kullanıldığı görülüyor. Türkeş’in, “Türkçüler Günü olan 3 Mayıs (1944) büsbütün ayrı bir düşüncenin sonucudur...” sözlerinin paylaşıldığı bu mesajın ardından partinin söyleminde “Milliyetçiler Günü” ifadesinin yerleştiği dikkat çekiyor.
SAHADA İYİ PARTİ VE ZAFER PARTİSİ
MHP’nin 3 Mayıs’ı yalnızca mesajla geçiştirmesine karşın, muhalefetteki milliyetçi partiler sahaya çıktı. İYİ Parti, Ankara’da düzenlediği etkinlikle 3 Mayıs’ı “Türkçüler Günü” başlığıyla anarken, parti yönetimi ve akademisyenlerin katılımıyla bir program organize etti. Etkinlikte “Buradaydık, buradayız, burada olacağız” vurgusu öne çıktı. Zafer Partisi de Ankara’da 3 Mayıs kapsamında bir buluşma gerçekleştirdi. Parti, “Büyük Ankara Buluşması” başlığıyla duyurduğu etkinliği miting havasında yaptı.
AYNI GÜN, FARKLI HATLAR
3 Mayıs’ın isimlendirilmesi ve anma biçimi üzerinden ortaya çıkan tablo, milliyetçi siyaset içindeki ayrışmayı da yeniden gündeme taşıdı. MHP’nin “Milliyetçiler Günü” söylemiyle kurumsal bir çerçeve çizdiği, buna karşılık İYİ Parti ve Zafer Partisi’nin “Türkçüler Günü” vurgusunu sürdürerek daha ideolojik bir hat benimsediği değerlendiriliyor. Bu yılki tabloyla birlikte 3 Mayıs, yalnızca tarihsel bir anma günü değil, aynı zamanda milliyetçi siyasetteki dil ve yönelim farklarının da sembolik bir göstergesi haline geldi.
