Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun verileri açıklandı: Mart ayında 33 kadın cinayeti

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun verileri açıklandı: Mart ayında 33 kadın cinayeti

6.04.2026 15:08:00
Güncellenme:
Rengin Temoçin
Takip Et:
Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun verileri açıklandı: Mart ayında 33 kadın cinayeti

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun yayımladığı Mart 2026 Kadın Cinayetleri Raporu, erkek şiddetinin boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi.

Mart ayında 33 kadın öldürülürken 9 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu. Ayrıca, raporda, yıllarca istismara maruz kaldığı öne sürülen ve “başıma bir şey gelirse intihar demeyin” diyerek adalet arayan Fatma Nur Çelik ile 8 yaşındaki kızı Hifa İkra Şengüler’in Zeytinburnu’nda ölü bulunması “kolektif kadın cinayeti” olarak tanımlandı.

Image

Rapora göre cinayetlerin büyük bölümü kadınların en yakın çevresindeki erkekler tarafından işlendi. 16 kadın aile içindeki erkekler tarafından öldürülürken, 7 kadın boşandığı ya da boşanma aşamasındaki erkekler tarafından katledildi. Kadınların yüzde 71.4’ü ise “güvenli alan” olarak görülen kendi evlerinde öldürüldü. En yaygın cinayet yöntemi ateşli silahlar olurken, 19 vakada silah kullanıldı. Federasyon, verilerin kadın cinayetlerinin münferit değil, yapısal bir sorun olduğunu vurgulayarak, koruyucu ve önleyici mekanizmaların etkin işletilmemesinin kadınların yaşam hakkını doğrudan tehdit ettiğine dikkat çekti. 

DÖRDÜNCÜ MAĞDURİYET

Cumhuriyet’e konuşan Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, “Kolektif kadın cinayeti diye bir başlık açtık. Bu başlık aslında Fatma Nur Çelik ve kızıyla ilgili olan intiharın aslında intihar olarak değil, bir kadın cinayeti olarak görülmesinin talebi olarak orada yer aldı. Kolektif denmesi adına da raporun içinde anlattığımız üzere toplumsal, kamusal alandan tüm ihmallerle bugünlere gelinmesi ve sonuçta iki kişinin ölümüne sebep olunması” dedi.

Güllü sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Bu olayda Fatma Nur Çelik, 15 yaşında istismara uğramış, sonra istismar edilen kişiyle zorla evlendirilmiş, yine erken yaşta ve zorla tecavüze uğradığı bu kişiden artık bir çocuk yaptıktan sonra çocuğunun da o kişi tarafından istismara uğramış. Evrelere böldüğümüz zaman neredeyse dördüncü mağduriyet. Bizler birinci mağduriyet, ikinci mağduriyet diye olayları anlatırken aslında dördüncü mağduriyeti yaşamış bir kadın." 

CEZASIZLIK SON BULSUN

Güllü, “Tüm bunlara karşı da yasal mevzuat alanında herhangi bir destek görmeyen, kadın arkadaşımın mağduriyet durumu artık psikologların, pedagogların devrede olmasını gerektiren bir konumdu. Buna seyirci kaldığımız için hepimizin de suçu var bu noktada. Buradan giderek kadın cinayetlerinin artık bu ülkenin kanayan yarası olmaktan öte bir vahşi bir hale geldiğinin altını çizelim. Tekrardan mücadele için cezasızlıktan vazgeçmemiz gerektiğini söylemem gerekir” ifadelerini kullandı. 

İlgili Konular: #kadın cinayeti