Türkiye-Rusya ilişkilerinin inişli çıkışlı seyrini eski Moskova Büyükelçisi Ümit Yardım Cumhuriyet'e değerlendirdi: ‘Trump’ın ikinci döneminde Türkiye denge politikasını sürdürmekte zorlanıyor’

Türkiye-Rusya ilişkilerinin inişli çıkışlı seyrini eski Moskova Büyükelçisi Ümit Yardım Cumhuriyet'e değerlendirdi: ‘Trump’ın ikinci döneminde Türkiye denge politikasını sürdürmekte zorlanıyor’

21.04.2026 04:00:00
Güncellenme:
Batu Bozkürk
Takip Et:
Türkiye-Rusya ilişkilerinin inişli çıkışlı seyrini eski Moskova Büyükelçisi Ümit Yardım Cumhuriyet'e değerlendirdi: ‘Trump’ın ikinci döneminde Türkiye denge politikasını sürdürmekte zorlanıyor’

2014 ile 2016 yılları arasında Türkiye’nin Moskova Büyükelçisi olarak görev yapmış emekli büyükelçi Ümit Yardım, son dönemde inişli çıkışlı ilerleyen Türkiye-Rusya ilişkilerini Cumhuriyet’e değerlendirerek, “Trump’ın ikinci dönemiyle birlikte Türkiye, denge politikası yürütmekte zorlanıyor” dedi. Türkiye’nin Rusya’dan gelen saldırı tehdidine sessiz kalması konusunda ise Yardım, “Yeni gerilim hattı yaratmak istenmemiş olabilir. Öte yandan MSB konuyla ilgili bu hafta bir imada bulunabilir” sözlerini kullandı.

Türkiye-Rusya ilişkileri son dönemde dikkat çekici bir seyir izliyor. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, geçtiğimiz cumartesi günü katıldığı Antalya Diplomasi Forumu’nda, Türkiye’nin de içinde olduğu ülkeleri ‘Sabrımız tükeniyor’ diyerek uyardı. Aynı forumda Lavrov, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile de görüştü; iki ülkenin dışişleri bakanlıkları arasında ‘İstişare Eylem Planı’ imzalandı.

‘TÜRKİYE’NİN GİRİŞİMİYLE’ GÖRÜŞME

İki ülke arasında gerilim geçtiğimiz ay, Rusya’dan Türkiye’ye doğalgaz taşıyan TürkAkım ve Mavi Akım hatlarını besleyen tesislere ve İstanbul Boğazı yakınlarındaki Türk petrol tankerine yönelik saldırılardan sonra artmıştı. Rusya, Ukrayna’yı sorumlu tuttuğu bu olaylar nedeniyle Türkiye’den Ukrayna’ya açık tepki göstermesini istemiş, bu amaçla Türkiye’nin Moskova Büyükelçisi Rusya Dışişleri Bakanlığına çağrılmıştı. Bundan birkaç gün sonra ise Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yaklaşık dört ay aranın ardından ilk temasını telefon yoluyla gerçekleştirmişti. Rusya, yaptığı açıklamada, görüşmenin Türkiye’nin girişimiyle yapıldığını vurgulamıştı.

ATATÜRK FOTOĞRAFLI GAZETE MANŞETİ

Bu sıralarda Türkiye’nin gündemine, Rusya-Ukrayna savaşı bittikten sonra “Karadeniz’de istikrarı sağlama” amacıyla İstanbul Boğazı’nda faaliyete başlayacak Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu Deniz Unsur Komutanlığı oturmuş, bu komutanlık, “Montrö aşınıyor mu” tartışmalarına neden olmuştu. Rusya, tartışmalara, Ankara Büyükelçiliği üzerinden, 90 yıl öncesinin Atatürk fotoğraflı Ulus gazetesinin manşetini paylaşarak katılmıştı. Montrö’nün önemine değinilen paylaşımda, “Türkiye'nin dengeli ve sorumlu tutumunu takdirle karşılıyoruz” notu da düşülmüştü. İlerleyen günlerde ise Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Türkiye’ye sürpriz bir ziyaret gerçekleştirmiş, ardından Türkiye’nin uçağıyla, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’la birlikte Suriye’ye gitmişti. Türkiye ile Ukrayna’nın özellikle enerji alanında yeni ortaklıklar geliştirebileceği duyurulmuştu.

RUSYA’DAN SALDIRI TEHDİDİ

Bunların ardından Türkiye-Rusya ilişkileri gündemde daha geri sıralara düşerken, geçtiğimiz hafta Rusya Savunma Bakanlığının yaptığı bir paylaşım, gözleri tekrar Ankara-Moskova hattına çevirdi. Rusya, bazı Avrupalı şirketlerle birlikte Türkiye’den iki savunma sanayi şirketinin açık adreslerini paylaşarak, bu şirketlerin Ukrayna İHA’larına parça tedarik ettiğini öne sürdü. Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dimitri Medvedev ise sözkonusu şirketlerin Rusya Silahlı Kuvvetleri için potansiyel saldırı hedefi olduğunu duyurdu.

Türkiye’den bu açıklamalara yanıt gelmedi. Geçtiğimiz cumartesi günü, Antalya Diplomasi Forumu’na katılan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İHA konusunu gündeme getirerek, “Tanrı sabırlıydı ve bizim de sabırlı olmamız gerektiğini söyledi, ancak bazen sabrınız tükeniyor ve kırmızı çizginizin nerede olduğunu kimsenin anlamaması iyi bir şey” ifadelerini kullandı. Lavrov, Antalya’da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile de görüştü. Rusya Dışişleri, görüşmede, iki ülkenin krizlerin çözümü için yapıcı işbirliğine olan kararlılığını yinelediklerini belirtti. Türkiye ise iki ülke dışişleri bakanlıkları arasında “2026-2027 İstişare Eylem Planı” imzalandığını duyurdu.

‘TRUMP’IN GELİŞİYLE MANEVRA ALANI DARALMIŞ GÖZÜKÜYOR’

İki ülkenin inişli çıkışlı ilişkilerini ve yapılan açıklamaların anlamını 2014 ile 2016 yılları arasında Türkiye’nin Moskova Büyükelçisi olarak görev yapmış emekli büyükelçi Ümit Yardım Cumhuriyet’e değerlendirdi. Türkiye’nin bir NATO üyesi olarak yıllar boyunca Rusya ile denge politikaları kurduğunu belirten Yardım, “Fakat son 10 yıldır, NATO bloku-Rusya ilişkilerinde bir denge kuramama sorunu yaşanmaya başladı. Bunun en tipik örneği S-400 oldu. İkinci Trump dönemiyle birlikte de bu problem daha görünür hale geldi. Trump’la birlikte Türkiye batıya daha fazla yaklaştı. Rusya buna karşı dişini gösterdi. Ayrıca çeşitli kriz alanları da oluştu. Ukrayna savaşının bazı noktalarında, Boğaz’a kurulacak Deniz Unsur Komutanlığı konusunda bunları gördük. Benzer şekilde İran savaşı, Türkiye-Filistin-İsrail ilişkileri, Suriye... Buralarda da Rusya’yla görüş farklılıkları olabilir. Nihayetinde, Rusya-Amerika-NATO ilişkileri çerçevesinde çok uzun süreli bir denge politikası işe yaramıyor olabilir” dedi.

TÜRKİYE NEDEN SESSİZ KALDI?

Rusya’nın Türkiye’ye saldırı tehdidini değerlendiren Ümit Yardım, “Bunlar alelade açıklamalar değil. Rusya her aklına geldiği zaman böyle bir açıklama yapmıyor. Gerekli gördüğü noktalarda böyle radikal açıklamalar yapabiliyor” diye konuştu. Türkiye’nin bu konuda neden sessiz kaldığı sorusuna ise Yardım, “Net bir karşı cevap verip yeni bir gerilim odağı yaratmak yerine ‘Mesajı aldık ama tercihimizi susarak veriyoruz’ şeklinde bir tercihi herhalde şu aşamada daha sağlıklı buldular. Fakat Millî Savunma Bakanlığı, bu haftaki açıklamasında, bu konudan rahatsızlık duyduğuna ilişkin bir imada bulunabilir. Ama ben doğrudan Rusya'ya yönelik, bunu bir basın meselesi haline getireceğini pek sanmıyorum” sözlerini sarf etti.

‘LAVROV BİLE DÜŞÜNMÜŞTÜR’

Öte yandan Lavrov’un Antalya’ya gelmesinin kendisini şaşırtmadığını belirten Yardım, “Esas gelmemesi şaşırtıcı olurdu. Bu tür forumlar aslında, siyasi figürler için, Lavrov’un oturumda ifade ettiği tarzdaki radikal fikirlerin kamuoyuyla paylaşılması için en ideal yerler. Lavrov da bunu kullanıyor. Bahsettiğim tablo içerisinde genel bir Rus rahatsızlığını ifade etmek istemiş olabilir. Fakat eminim ki konuşkanlığıyla bildiğimiz Lavrov bile, ‘Sabrımızın sonuna geliyoruz’ açıklamasını yaparken üzerine düşünmüştür” değerlendirmesini yaptı.