TÜSİAD-FAO raporuna göre çiftçi kurumsallık ve dijitalleşmeden uzak: Kooperatifin adı yok

TÜSİAD-FAO raporuna göre çiftçi kurumsallık ve dijitalleşmeden uzak: Kooperatifin adı yok

12.04.2026 04:00:00
Güncellenme:
TÜSİAD-FAO raporuna göre çiftçi kurumsallık ve dijitalleşmeden uzak: Kooperatifin adı yok

TÜSİAD ve FAO işbirliğiyle hazırlanan rapor, Türkiye’de tarım kooperatiflerinde dijitalleşme ve kurumsallaşma eksikliğini ortaya koydu.

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) işbirliğinde, Birleşmiş Milletler 2025 Uluslararası Kooperatifler Yılı kapsamında hazırlanan “Türkiye’de Tarım Kooperatiflerinde İş Modelleri Araştırması” ana raporu kamuoyu ile paylaşıldı. Haziran-Aralık 2025 ayları arasında ve 48 kooperatif ile saha çalışmalarıyla hazırlanan rapora ilişkin bulguları FAO kıdemli kooperatifçilik uzmanı Dr. İsmet Yalçın değerlendirdi.

Rapora göre; tarım kooperatiflerinde genç oranı yüzde 14, kadın oranı ise yalnızca yüzde 13 olarak tespit edildi. Raporun sonuçlarına göre tarım kooperatiflerindeki en temel eksiklik kurumsallaşma ve dijitalleşmeye olan mesafe olarak ortaya çıktı.

Araştırmaya göre kooperatiflerin yüzde 69.5’inde profesyonel yönetici yüzde 47.8’inde ise hedeflere ilişkin güncel ve yazılı bir iş planı bulunmuyor. Kooperatiflerin yüzde 77’sinde e-ticaret kullanımı düşük veya sıfır seviyesinde olurken kooperatiflerin yarısının hem pazarlama hem de üretimde dijitalleşmeden uzak kalarak geleneksel yöntemleri tercih ettiği görüldü.

Yine kooperatiflerin yüzde 31’i dijital kayıt ve takip sistemlerinden yoksun. Her üç kooperatiften birisinin geleceğe ilişkin hiçbir plan ve hedefinin bulunmaması, çalışmanın en dikkat çekici sonuçlarından birisi oldu. Tüketiciler ve diğer kooperatiflerle dijital sistemler üzerinden entegre olmayan kooperatif oranı yüzde 80 seviyesinde belirlenirken neredeyse hiçbir kooperatifin aktif bir internet sitesi ya da dijital reklam uygulamasının olmadığı da verilere yansıdı.

DÜŞÜK DIŞ TİCARET 

Rapor sonuçlarına göre depolama ve tüketiciye ulaşmada da ciddi eksiklikler göze çarptı. Üretim tesisine sahip kooperatif oranı yüzde 52’de, ürün kalitesini korumak ve hasat sonrası kayıpları önlemek için gerekli depoya sahip olan kooperatiflerin toplama oranı yüzde 54.2’de kaldı. Kooperatiflerin yüzde 56’dan fazlası ürün etiketlerinde kendisine özel bir marka adı ve logo kullanmazken bu durum ihracata da yansıdı. Dış pazara açılan kooperatif sayısı yüzde 9.5, bir kere bile dış ticaret faaliyetinde bulunmayanların oranı yüzde 76.2, doğrudan ihracat yapanların oranı ise yüzde 2.21 oldu. Tarımda müşteri ve pazar garantisi açısından yeni ve önemli bir güvence olan sözleşmeli tarıma dahil olmak isteyen üreticilerin oranı yüzde 76.9 olurken sözleşmeli tarım uygulayanların oranı ise yüzde 31.5’te kaldı.

KURUMSAL VİZYON ŞART

Kıdemli değer zinciri ve kooperatif destek uzmanı Dr. İsmet Yalçın, genel olarak Türkiye’deki tarım kooperatiflerinin profesyonel yönetici istihdam etmeyen ve gönüllük esasına dayalı yapılar olduğunu belirtti. Yazılı iş planı ve orta-uzun vadeli stratejisi olmayan kooperatiflerin pazarda kurumsal muhatap bulmakta ve finans ve sigorta sistemleriyle güven ilişkisi oluşturmakta büyük sorun yaşadığını vurguladı. Yalçın, sorunun çözümü için kooperatifleri tedarik zincirinin merkezine koyan, pazardaki rollerini netleştiren, veriye dayalı ve ölçeklenebilir bir kurumsal iş modeline geçilmesi gerektiğinin altını çizdi.