Yeneroğlu'ndan 'Barış Akademisyenleri' açıklaması: AYM kararı yok sayıldı

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanı Mustafa Yeneroğlu, ihraç edilen 'Barış Akademisyenlerinin göreve iade için OHAL Komisyonu’na yaptıkları başvuruların reddedilmesini eleştirdi. Yeneroğlu, "Akademisyenlerin göreve iade başvurularının reddedilmesi, AYM kararının yok sayılmasıdır" dedi.

29 Kasım 2021 Pazartesi, 11:12
Yeneroğlu'ndan 'Barış Akademisyenleri' açıklaması: AYM kararı yok sayıldı
Abone Ol google-news

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, yazılı bir açıklama yaparak, “Barış İçin Akademisyenler” imzasıyla yayınladıkları bildiri nedeniyle KHK’larla ihraç edilen akademisyenlerin işe iade başvurusunu reddeden OHAL Komisyonu’na tepki gösterdi.

Anayasa Mahkemesi'nin “Barış Akademisyenleri”nin söz konusu açıklamalarını akademik özgürlüklerle ilişkilendirdiğini hatırlatan Yeneroğlu, "Akademisyenlerin yaşadığı hukuksuzluk ve uzun bir süredir devam eden sivil ölüm haline gelen uygulamalar derhal ortadan kaldırılmalıdır" dedi.

Yeneroğlu'nun açıklaması şöyle: 

Anayasa Mahkemesi, akademisyenlerin bildiri nedeniyle cezalandırılmalarını ifade özgürlüğünün ihlali olarak değerlendirdi. Bununla yetinmedi; söz konusu açıklamaları akademik özgürlüklerle ilişkilendirdi. Bununla da yetinmedi; akademisyenlerin kamu yararına yönelik tartışmalara önemli katkılarının olduğunun altını çizdi. Güçlü nedenler olmadan idari veya hukuki yönden cezalandırılamayacaklarını söyledi. Tüm bunlar ortadayken, akademisyenlerin göreve iade başvurularının reddedilmesi, AYM kararının yok sayılmasıdır.

SİVİL ÖLÜM HALİNE GELEN UYGULAMALAR

Eleştirel düşünce ve farklı seslere saygı demokrasinin özüdür; gelişimin anahtarıdır. Çoğulcu toplum yapısı şiddeti ve nefreti teşvik etmeyen her fikrin korkusuzca ifade edilebildiği, kimsenin başkası gibi düşünmek zorunda kalmadığı, düşüncelerin serbestçe çarpıştığı ortamda sağlanabilir. ‘Barış İçin Akademisyenler’ metnini imzalayan akademisyenlerin yaşadığı hukuksuzluğun ve uzun bir süredir devam eden ‘sivil ölüm’ haline gelen uygulamalar derhal ortadan kaldırılmalıdır. İfade özgürlüğüne yönelik demokratik toplumun gerekleriyle bağdaşmayan uygulamalara son verilmelidir.

KENETLENMİŞ DİŞLERLE ÖZGÜRLÜK TÜRKÜLERİ SÖYLENEMEZ

Üniversitelerin amacı bilimsel araştırmalar yapmak ve toplumsal gelişmeye katkı sağlamaktır. Bu amacın gerçekleştirilebilmesi ancak ifade özgürlüğü sınırlarında kalan eleştirel düşüncenin korkusuzca ifade edilebilmesiyle mümkündür. Nitekim bildirinin altında imzası olan akademisyenlerin üniversitelerden ihraç edilmesi ağır mağduriyetlere yol açmanın yanı sıra akademik özgürlüklere ve üniversitelerin bilimsel özerkliğine ciddi biçimde zarar vermiş, akademide büyük bir korku atmosferi yaratmıştır. Bu korku atmosferi nedeniyle akademisyenlerin yaptırım korkusuyla oto sansür uygulaması ya da konuşmaktan imtina eder hale gelmesi eğitim sistemimizi, bilimsel gelişmemizi ve demokratik toplumun değerlerini çok ciddi şekilde sarsmaktadır. Kenetlenmiş dişlerle özgürlük türküleri söylenemez.

YARISI EKONOMİK DESTEĞE İHTİYAÇ DUYUYOR

Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın imzacı akademisyenlerle ilgili yayınladığı rapora göre ihraç edilen her yedi barış akademisyeninden birinin gelir getirici bir işi yok, her on akademisyenden birinin de sağlık güvencesi bulunmuyor. Barış Akademisyenlerinin yaklaşık yarısı ekonomik desteğe ihtiyaç duyuyor. Eğitim ve araştırma olanakları kısıtlanan insanların akademik çalışmaları olumsuz etkileniyor.