Yeşilyurt Belediyesi’nin rezerv alan uygulaması Yeşilköy 1 Evleri’nde tartışma yarattı

Yeşilyurt Belediyesi’nin rezerv alan uygulaması Yeşilköy 1 Evleri’nde tartışma yarattı

3.01.2026 16:12:00
Güncellenme:
ANKA
Takip Et:
Yeşilyurt Belediyesi’nin rezerv alan uygulaması Yeşilköy 1 Evleri’nde tartışma yarattı

6 Şubat depremlerinde ağır hasar alarak yıkılan Malatya’daki Yeşilköy 1 Evleri’nin bulunduğu alan rezerv alan ilan edilerek yeniden inşa edilmesine rağmen, hak sahiplerine kendi mülkleri yerine Bostanbaşı’ndaki TOKİ 541 projesindeki konutlar önerildi. Site sakinleri, “Yerimizden ev istiyoruz” diyerek uygulamaya tepki gösterdi.

 

Malatya Yeşilyurt Belediyesi iştiraklerinden İŞGEM tarafından inşa edilen Yeşilköy 1 Evleri, 6 Şubat depremlerinde ağır hasar aldı. Kat malikleri inşaatı yapan Yeşilyurt Belediyesi’ni mahkemeye verdi. Mahkemede “binanın yapım sürecinde çok sayıda kusur bulunduğu, mevzuata aykırı imalatlar yapıldığı ve yapının çürük olduğu” tespiti yapıldı.

 Yıkılan konutların bulunduğu alanın rezerv alan ilan edilmesinin ardından, yıkılan 80 dairenin yerine 127 konut inşa edildi. Ancak rezerv alan içinde konutu bulunan yurttaşlara, bu alanda yapılan konutlar yerine Yeşilyurt Belediyesi’nce 6 Şubat depremlerinden önce inşa edilen TOKİ 541 konutlarında ev verilmek istendiği belirtildi.

Site sakinleri, rezerv alan ilan edilen kendi mülkleri olan alanda konut talep ettiklerini, Yeşilyurt Belediyesi’nin önerdiği Bostanbaşı TOKİ 541 konutlarına gitmek istemediklerini ifade etti. Yurttaşlar, yapımı tamamlanmak üzere olan konutların önünde toplanarak tepkilerini dile getirdi.

“BU UYGULAMA HUKUKA AYKIRIDIR”

Yeşilköy 1 Evleri sakinleri adına açıklama yapan Bekir Elkoca, şunları söyledi:

“Malatya Yeşilyurt Belediyesi tarafından yaptırılan ve belediye güvencesiyle satın aldığımız binalarımız, henüz 4 yıllık olmasına rağmen yıkılmıştır. 2018–2020 yılları arasında Malatya Yeşilyurt Belediyesi iştirakleri eliyle, Malatya ili Yeşilyurt ilçesi Bostanbaşı Mahallesi’nde, 251 ada 2 parsel üzerinde yer alan 2 No’lu sitemizde toplam 80 bağımsız bölüm (daire ve dükkân) bulunmaktaydı.

Depremde, yalnızca 4 yaşında olan binalarımız ağır hasar almıştır. Yapılan incelemeler ve açılan davalar sonucunda, binanın yapım sürecinde çok sayıda kusur bulunduğu, mevzuata aykırı imalatlar yapıldığı ve yapının çürük olduğu mahkemelerce tespit edilmiştir.

Bu süreçte, yapım aşamasında denetim ve sorumluluğu bulunan Yeşilyurt Belediyesi, İhale yoluyla işi üstlenen müteahhit firma kusurlu ve sorumlu bulunmuş; meydana gelen hasarlardan her iki tarafın da hukuken sorumlu olduğu yönünde mahkeme kararları verilmiştir.

Binamızın yıkılmasının ardından, taşınmazımızın bulunduğu alan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 62. Rezerv Alanı ilan edilmiştir. Bugün gelinen noktada, bu alanda yürütülen inşaat faaliyetlerinin büyük ölçüde tamamlanma aşamasına geldiği görülmektedir. Ancak Bakanlık ve İl Müdürlüğü nezdinde yaptığımız görüşmelerde, 62. Rezerv Alanı’nda parsel bazlı ve özgün bir kura çekiminin yapılamayacağı, hak sahiplerinin başka alanlara yönlendirileceği tarafımıza ifade edilmiştir. Bu uygulama hukuka aykırıdır. Kendi mülkiyetimiz üzerinde inşa edilen ve tamamlanma aşamasına gelmiş projeler dururken, hak sahiplerinin farklı alanlardaki projelere zorla yönlendirilmesi mülkiyet hakkının ihlalidir. Rezerv alan ilanı, idareye mülkiyet hakkını tamamen ortadan kaldıran, sınırsız ve keyfi yer değişikliği yapma yetkisi vermez. Teknik ve hukuki bir zorunluluk bulunmadığı sürece, hak sahiplerinin kendi parselleri üzerinde yapılan yapılardan yararlanması, mülkiyet hakkının doğal ve vazgeçilmez bir sonucudur.

Bu nedenle; Sayın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımıza, Malatya milletvekillerimize, Malatya Valimize ve tüm yetkililere çağrımızdır: Mülkiyet haklarımızın korunması, hak sahibi olduğumuz kendi parsellerimiz üzerinde inşa edilen konutlar için kura çekiminin bir an önce yapılması, ve mağduriyetimizin daha fazla derinleşmemesi için gereğinin ivedilikle yerine getirilmesini talep ediyoruz. Bu talep, yalnızca hukuki değil, aynı zamanda vicdani bir zorunluluktur.”

“YERİMİZDEN DAİREMİZİ ALMAK İSTİYORUZ”

Kat maliklerinden Talat Aydemir ise şunları söyledi:

“Problem, yaşanan depremden sonra evimizin ağır hasarlı olması. Bu hasar sonucunda ev yıkılan evlerin Yeşilyurt Belediyesince yapılmış olmasıyla beraber Yeşilyurt Belediyesi bize 541 konuktan daire vermek istemesi ama biz yerimizden, rezerv alanına olan yerimizden dairemizi almak istiyoruz. Bu süreç bittiği, söylendiği halde şu anda bize herhangi bir daire teslimi yapılmadı.”

“KENDİMİZİ YURTSUZ GİBİ HİSSEDİYORUZ”

Site sakinlerinden Murat Teker de yaşadıkları süreci şu sözlerle anlattı:

"Şu anda kendimizde Filistinlilerden farkı görmüyoruz. Gerçekten yapılanlar Filistinlilere yapılanlardan hiçbir farkı yok. Yerimizde şu anda gasp edilmiş, başka yerleşimcilere verilecek. Yani biz de şey gibi, Filistinliler gibi kendimize sığınacak bir ülke arayacak duruma geldik. Kendimizi artık Türkiye vatandaşı gibi hissetmiyoruz.”

“MALIMA MÜLKÜME EL KOYDULAR”

Bir başka kat maliki ise şunları dile getirdi:

“Mağduriyetimiz giderilsin. Problem, yani malımıza el koydular resmen. Bize başka yerde ev vermek istiyorlar. Bostanbaşı’ndaki TOKİ’ye gidin diyorlar. Malıma mülküme el koydular. Hepsini aldılar yani.”

“45 YILLIK EMEĞİMİZ GİTTİ”

Muammet Uğur Akbaş da şunları söyledi:

“Evimizi alalı 1 yıl olmuştu. 16 Şubat depremlerinde zaten ağır hasar gördük. Rezerv alanı ilan edildi. Daha önce rezerv alanı ilan edilmemişti. Daha sonra bir şekilde rezerv alanı ilan edildi. Peki dedik, biz yerinden dönüşümü düşünüyorduk zaten ilk başta. Rezerv alanı ilan edildikten sonra bekledik. Şu an yapımı tamamlandı ama kuraya dahil edilmiyor. Dahil edilmemesi sebebi, evet, ilerideki Bostanbaşı TOKİ'ler var. Oradan ev vermeye çalışıyorlar. Biz de yani deprem görmüş konutta oturmaktansa, sonuç olarak yeni yapılmış, yeni yerimizde olan konutlarda oturmayı tercih ediyoruz. Ama ısrarla artık yerel idare tarafından buna zorlanıyoruz.”

Hatice Akbaş ise şöyle konuştu:

“Ne söyleyeyim, mağduruz biz. Yani bir yıl oldu, aldık evi. Şimdi bize Elazığ depreminden sonra yapılan 541 olandan vermek istiyorlar. Ama biz de almıyoruz, kendi yerimizi istiyoruz. Yani burada Bakanıma da sesleniyorum. Biz mağduruz, biz yerimizi istiyoruz. Yani belediye ısrarla sizi oraya gönderelim diyor, biz almak istemiyoruz. Biz yerimizi alacağız. Bitmiştir. Ama 45 yıllık emeğimiz gitti, kaldık mağduruz. Yani bu kadar olmaz ki. Herkese geçen başkanlar da sorsunlar. İki tane gitti başkan, onlar yaptı, onlardan sorsunlar. Ne söyleyeyim, garip vatandaşlar da çıkarıyorlar bunları. Ne demek yani? İnsan Allah'tan korkar ya, bu kadar olmaz ki.”

İlgili Konular: #Malatya #6 Şubat