Özellikle salgın dönemlerinde, "ne kadar çok alınırsa o kadar iyi" mantığıyla tüketilen C vitamini, vücudun biyokimyasal dengesini bozabilir. C vitamini, vücut tarafından kullanıldıktan sonra atık madde olarak oksalata dönüştürülür. Böbrekler yoluyla süzülen bu oksalat, idrardaki kalsiyum ile birleştiğinde, en sık görülen böbrek taşı türü olan "Kalsiyum-Oksalat" taşlarının oluşumunu tetikler.

Yapılan klinik araştırmalar, düzenli olarak yüksek doz C vitamini takviyesi alan erkeklerde böbrek taşı riskinin, almayanlara göre iki kat daha fazla olduğunu ortaya koydu. Vücudun günlük C vitamini ihtiyacının ortalama 75-90 mg, bu miktarı 1-2 adet portakal veya kivi karşılayabilir. Vücut, ihtiyacından fazlasını depolayamadığı için, alınan mega dozlar böbrekleri yormaktan ve idrarı asidik hale getirmekten başka bir işe yaramaz.
SU TÜKETİMİ EN AZ 3 LİTRE OLMALI
Böbrek taşı oluşum riskini minimize etmek için, C vitamininin doğal besin kaynaklarından alınması tavsiye edilir. Eğer doktor tavsiyesi ile takviye kullanılması gerekiyorsa, dozajın bölünerek alınması ve gün içinde tüketilen su miktarı en az 2,5 - 3 litreye çıkarılmalı. Bol su tüketimi, idrardaki oksalat yoğunluğunu seyrelterek kristalleşmeyi önler.