Tıp dünyasında 'Süper Yaşlanma' dönemi: Beyni 30 yıl genç tutan o özellik kanıtlandı

Tıp dünyasında 'Süper Yaşlanma' dönemi: Beyni 30 yıl genç tutan o özellik kanıtlandı

27.02.2026 22:48:00
Güncellenme:
Haber Merkezi
Takip Et:
Tıp dünyasında 'Süper Yaşlanma' dönemi: Beyni 30 yıl genç tutan o özellik kanıtlandı

Bilim insanları, 80 yaşında olup 50 yaşındaki bir bireyin zihinsel keskinliğine sahip olan "Süper Yaşlananlar" üzerindeki sır perdesini araladı. Yıllardır süren araştırmalar, sadece beslenmenin değil, belirli bir kişilik özelliğinin beyni on yıllarca genç tuttuğunu ve yaşam süresini uzattığını ortaya koydu.

Modern tıp, uzun ve sağlıklı yaşamın formülünü sadece laboratuvarlarda değil, insanın karakter yapısında da arıyor. 2000'li yılların başından beri yürütülen "Superager" araştırması, tıp literatüründe yeni bir sayfa açtı. Nörolog Profesör Emily Rogalski başkanlığında sürdürülen çalışmalar, kronolojik yaşı 80'in üzerinde olmasına rağmen bilişsel yetenekleri 20 ila 30 yıl daha genç olan bireylerin ortak noktasını saptadı. Araştırma sonuçlarına göre, beyin hücrelerini diri tutan en güçlü savunma mekanizması; sosyal bağlar kurma yeteneği ve "meraklı" bir kişilik yapısı.

ZİHİNSEL JİMNASTİĞİN ANAHTARI: SOSYAL BAĞLAR

Profesör Rogalski’ye göre, beynin en büyük düşmanı durağanlık ve sosyal izolasyon. Sosyalleşmek, pek çok kişi tarafından sıradan bir aktivite olarak görülse de beyin için en karmaşık antrenmanlardan birini teşkil ediyor. Bir başkasıyla diyalog kurarken beynin bir sonraki hamleyi tahmin etmesi, uygun cevabı tasarlaması ve duygusal tepkileri ölçmesi, ileri yaşlarda nöral ağların korunmasını sağlıyor. Veriler, sosyal olarak izole bir yaşam süren bireylerde demans (bunama) riskinin yüzde 60 oranında arttığını gösteriyor. Süper yaşlananların ise sadece dışa dönük değil; aynı zamanda yeniliklere karşı dirençli ve meraklı oldukları saptandı.

Image

BEYİN YAPISINDAKİ FİZİKSEL FARK: DAHA KALIN ÖN CİNGULAT

Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri de bu bireylerin beyin yapılarındaki fiziksel değişimler oldu. Süper yaşlananlarda, dikkati ve duygusal düzenlemeyi kontrol eden "anterior cingulate" (ön cingulat) bölgesinin diğer akranlarına göre çok daha kalın olduğu tespit edildi. Ayrıca bu kişilerde, yüksek zeka ve hızlı iletişimle ilişkilendirilen özel beyin hücrelerinin sayısı çok daha fazla. Bilim insanları, bu biyolojik avantajın sadece genetik olmadığını, aktif bir sosyal yaşam ve zihni zorlayan merak duygusuyla beslendiğini vurguluyor.

111 YAŞINDA AKTİF BİR YAŞAM: DİSİPLİN VE MERAK

Çalışmaya dahil olan en yaşlı katılımcı olan 111 yaşındaki bir kadının yaşam tarzı, araştırmanın sonuçlarını somutlaştırıyor. Kendi evinde arkadaşları için yemek hazırlayan, sosyal çevresiyle sürekli iletişim halinde olan ve gündelik işlerini bizzat takip eden bu katılımcı, yaşlanmanın "bir köşeye çekilmek" olmadığını kanıtlıyor. Uzmanlar, beynin zorlanmayı sevdiğini ve belirsizlik içeren her türlü sosyal etkileşimin, bilişsel fonksiyonları korumak adına en az sağlıklı beslenme kadar hayati olduğunu belirtiyor.