Sağlık uzmanları, tırnaklarda meydana gelen sıra dışı renk değişimlerinin bazı hastalıkların erken uyarı işareti olabileceği konusunda uyardı. Amerikan Dermatoloji Akademisi (AAD), tırnakların rengi, dokusu ve şeklindeki değişimlerin bazen zararsız olabileceğini ancak kimi durumlarda ciddi bir hastalığın belirtisi sayılabileceğini vurguladı.
TIRNAK RENGİ DEĞİŞİMLERİ HANGİ HASTALIKLARIN İŞARETİ OLABİLİR?
AAD’nin dikkat çektiği renk değişimleri arasında beyaz, yarım pembe-yarım beyaz, sarı, mat/koyu kırmızı yarım aylar ve tırnak altında koyu çizgi bulunuyor. Uzmanlara göre vücut içindeki bazı hastalıklar, tırnakların renginde belirgin değişikliklere yol açabiliyor ve bu değişimler kimi zaman belirli bir hastalık için “uyarı sinyali” niteliği taşıyor.

BEYAZ TIRNAK: KARACİĞER HASTALIĞI VEYA DİYABET İHTİMALİ
AAD’ye göre tırnakların belirgin biçimde beyazlaşması, karaciğer hastalığı ya da diyabet ile ilişkili olabilir. Özellikle karaciğer hastalığında en ağır evrelerden biri olarak bilinen siroz durumunda bu bulgunun daha olası hale geldiği belirtiliyor.
Öte yandan tırnakların yaşla birlikte doğal olarak beyazlayabileceğine de dikkat çekiliyor. Ancak uzmanlar, bu değişimin yeni başlaması ya da belirginleşmesi halinde kontrol ettirilmesini öneriyor.
YARIM PEMBE-YARIM BEYAZ TIRNAK: BÖBREK HASTALIĞI BELİRTİSİ OLABİLİR
Tırnaklarda yarısı pembe, yarısı beyaz görünüm de AAD’nin uyarı listesinde yer alıyor. Akademi, bu durumu “Bir veya birden fazla tırnağın üst kısmında beyaz renk, alt kısmında ise normalden kırmızımsı kahverengiye uzanan bir ton” şeklinde tanımlıyor.
Bu görünümün böbrek hastalıkları ile ilişkili olabileceği ifade ediliyor. Özellikle tırnakların birden fazla parmakta benzer şekilde değişmesi halinde hekim değerlendirmesi gerektiği vurgulanıyor.
SARI TIRNAK: AKCİĞER HASTALIĞI VE DOLAŞIM/LENF SİSTEMİ UYARISI
Tırnaklarda sararma ise uzmanlara göre akciğer hastalıklarının işareti olabilir. Bu renk değişiminin, dolaşım veya lenf sistemi ile ilgili problemlere bağlı gelişebileceği belirtiliyor.
Cleveland Clinic’e göre bu sistemler gerektiği gibi çalışmadığında, cilt altındaki yumuşak dokularda sıvı birikimi meydana gelebiliyor. Bu birikimin tırnaklarda sarı renge yol açabileceği aktarılıyor.
Ancak sarı tırnakların her zaman ağır bir hastalığa işaret etmeyebileceği de hatırlatılıyor. Uzmanlara göre sararma;
- mantar enfeksiyonu,
- sigara kullanımı,
- bazı çevresel etkenler
nedeniyle de görülebiliyor. Yine de kalıcı ve ilerleyici sararma durumunda tıbbi değerlendirme öneriliyor.

MAT/KOYU KIRMIZI “YARIM AYLAR”: LUPUSTAN KALP HASTALIĞINA KADAR GENİŞ TABLO
Tırnak dip kısmında normalde görülen yarım ay şeklindeki bölümün (lunula) mat veya koyu kırmızı renge dönmesi de dikkat edilmesi gereken bulgular arasında gösteriliyor.
AAD, bu değişimin;
- lupus,
- kalp hastalıkları,
- alopesi areata,
- artrit,
- dermatomiyozit
gibi çeşitli hastalıklarla ilişkili olabileceğini belirtiyor.
Uzmanlar, bu tür bir değişim fark edildiğinde özellikle başka şikâyetler de eşlik ediyorsa doktora başvurulmasını tavsiye ediyor.
TIRNAK ALTINDA KOYU ÇİZGİ: MELANOM UYARISI
AAD’nin en kritik uyarılarından biri ise tırnak altında beliren yeni veya değişen koyu çizgi ile ilgili. Akademi, bu bulgunun bazı durumlarda melanom olabileceğine dikkat çekiyor. Melanom, cilt kanserleri içinde en ciddi türlerden biri olarak biliniyor.
İngiltere Ulusal Sağlık Sistemi (NHS) de benzer bir uyarı yaparak, “Yaralanma nedeniyle oluşmamış, tırnak altında koyu bir alan fark ederseniz bir aile hekimine (GP) görünmelisiniz” ifadesini kullanıyor.
Uzmanlar, özellikle çizginin giderek koyulaşması, genişlemesi, tırnak çevresindeki dokulara yayılması veya ağrı/kanama gibi belirtilerle birlikte görülmesi halinde gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulmasını öneriyor.
DİĞER RENK DEĞİŞİMLERİ DE ÖNEMLİ OLABİLİR
AAD’ye göre bazı farklı tırnak renkleri de vücuttaki genel sağlık durumuna dair ipucu verebilir:
- Mavi tırnaklar: Kanda yeterli oksijen olmaması
- Soluk tırnaklar: Kansızlık (anemi)
- Mavi yarım aylar: Zehirlenme olasılığı
Bu bulguların tek başına kesin tanı koydurmayacağı, ancak bir “uyarı işareti” olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.