Aykut Küçükkaya

Emeğin başkentinden yükselen çığlık...

06 Nisan 2020 Pazartesi

Zonguldak, madencinin alın terini akıttığı emeğin başkenti. Turgut Özal’ın politikalarıyla birlikte Ankara’nın gözden çıkardığı ve 2000’li yıllardan bu yana can çekişen bir kent. Özlemini içimde duyduğum memleketim!..

Koronavirüslü günlerde saatlerimiz Cumhuriyet’in şimdilerde boş koridorlarında geçerken, arkadaşlarımızın büyük çoğunluğu evlerinden çalışıyor. Aklım hep “Karaelmas”ta. 35 yıl Zonguldak’ın “derin toprakları” altında çalışan, akciğerlerine kömürün tozu yapışan babamla, şeker hastalığı gözlerine vuran anacığımla her gün tekrarladığımız “Köyde evde kalın, dışarı çıkmayın, işin şakası yok” diyaloğu...

Türkiye’de bilanço giderek ağırlaşırken koronavirüs salgını Zonguldak’ı da derinden etkiliyor. Zonguldak madenci ve emekli kenti... Mesleki hastalıklara bağlı akciğer ve solunum yolu hastalıkları, KOAH hastalığı en üst sıralarda. Virüs, yapısı itibarıyla akciğerlere tutunuyor. Maden işçisi ve emeklisi, taşkömürünün tozundan sonra bir de virüs belasıyla baş başa. Çatalağzı beldesinde 1.5 kilometrekarelik alan içinde tam 7 adet termik santral ünitesi var, insanı ve doğayı zehirliyor. Yıllarca bu santrallara filtre takılması için büyük mücadeleler verildi. Zonguldak, yaşlı nüfusunun fazlalığı, büyük şehirlere olan yakınlığı, özellikle Ankara, İstanbul illeriyle olan bağları ve kontrolsüzce şehre sokulan virüs taşıyan pek çok umreci yurttaş nedeniyle de salgın için riskli bir coğrafya oldu. Tüm bunlara karşın Zonguldak’ta hâlâ sokağa çıkma yasağının getirilmemesini anlamak mümkün değil!

CHP Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş Sağlık Bakanı Koca’ya “Kesin çözüm ivedilikle sokağa çıkma yasağı” diye sesleniyor. Demirtaş, Zonguldak’ta 25’in üzerinde sağlık çalışanının koronavirüse yakalandığını söylüyor. 2 Nisan’da Meclis’te “sokağa çıkma yasağı uygulansın” çağrısı yapan CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz isyan ediyor:

Covid-19’un Zonguldak’ta ne derece tehlikeli seviyelerde olduğu ve maksimum hızla yayıldığı, Sağlık Bakanlığı’nın açıklamalarında, en fazla ölümlü vakanın yaşandığı ilk 10 il içinde nüfusuna oranla Zonguldak’ın 1. sırada yer almasıyla resmen doğrulanmış oldu. Ancak vaka ve ölümlerde büyük artışların yaşandığı Zonguldak’ta, can kaybının söylenenin çok daha fazlası olduğu halk tarafında bilinmekte. Hayatını kaybeden vatandaşlarımızın birçoğunun ölüm raporlarına ‘solunum yetmezliği’ ya da ‘zatürree’ yazılıyor. 30 büyükşehirle birlikte Zonguldak için özel tedbirler açıklanmış olsa da bu tedbirler halen yetersiz. Zonguldak’ta bu süreç hükümet tarafından deneme yanılma yöntemiyle yönetilmektedir. Tüm yetkililerin tekrar duyması için söylüyorum: Daha kesin tedbirler alınmazsa Zonguldak salgında Anadolu’nun merkezi olabilir. Zonguldak’ta acil olarak sokağa çıkma yasağı ilan edilmelidir! Aksi takdirde madencinin, emeğin ve emeklinin başkenti, virüsün salgınının başkenti olabilir.

Dünya, Türkiye, Zonguldak kısacası insanlık virüs sınavında. Her gün dünyanın en özel gazetesi Cumhuriyet’i, muhabirlerimizin özel haberleri, yazarlarımızın analizleriyle sizlere ulaştırmak için çalışıyoruz. Beynimiz İstanbul’da, kalbimiz Zonguldak’la atıyor. Demirtaş’ın sözünü ettiği sağlık emekçileri arasında Mehmet Çelikel Lisesi’nden sıra arkadaşım, Zonguldak Devlet Hastanesi’nin eczacısı Mehmet Şen de var. Can dostum virüsü yenecek, biliyorum. Madenci hastalığıyla boğuşan babam, 76 yaşında köyünde “evde kal” telkinleriyle virüse karşı mücadele ediyor.

Neyse ki iyi haber geliyor. Cumhuriyet’in simge ismi ağabeyimiz Ali Sirmen virüsü alt edip hastaneden taburcu oluyor. İnsanlarımızı kaderine terk etmeden gazete sayfalarıyla boğuşma vakti. Aklımda bir soru? Bakalım Cumhuriyet’in çınarı Ali Ağabey yarın köşesinde neler yazacak?

Bayinizde Cumhuriyet kalmasın!..

Okurlarımıza nisan ayında da dolu dolu bir gazete sunacağız. Yazarlarımız Işık Kansu ve Miyase İlknur’dan birbiri ardına yazı dizileri geliyor. Yaşar Kemal’in Cumhuriyet’te yayımlanan yazılarından bir seçkiyi de okurlarımız için yeniden yayına hazırlıyoruz. Konu başlıkları okurlarımıza sürpriz olsun!..

Biz Cumhuriyet emekçileri olarak şu gerçeği her fırsatta yineliyoruz: Cumhuriyet’in sahibi okurlarıdır! Son günlerde okurlarımızdan aldığımız mesajlar bizi derinden etkiliyor. Bir okurumuzun mesajı şöyleydi: “80 yaşındayım. Her gün gazetemi alıp okumak, güneşin doğumuyla birlikte güne başlamak demekti. 65 yaş uygulaması gazetemden mahrum bıraktı. Bunu fark eden benden daha genç Cumhuriyet okuru komşum imdadıma yetişti. Benim gazetemi de alıyor. Bunu yaygınlaştırabilirsiniz. 5 gün gazetemi alıp okuyamadığım için sizden özür dilerim.

Bu mesajı bütün okurlarımızla paylaşmak istedik. Cumhuriyet okurlarının birbirine duyduğu güvene ilişkin pek çok anlatım vardır. Bu zor günlerde sokağa çıkmada yaş sınırlaması nedeniyle gazetesini alamayan okurlarımıza komşu okurun dayanışma göstermesi ne güzel! Bu dayanışmayı “Bayinizde Cumhuriyet kalmasın” sloganıyla yaygınlaştıralım istiyoruz...

Üniversite adayları yalnız değilsiniz

Üniversiteye giriş sınavlarına hazırlanan sevgili öğrenciler, bu gerilimli günlerde sizi unutmadık. Böylesi bir ortamda derslere odaklanmanın saymakla bitmez zorlukları var. Yaşamınızın kalan bölümünü kökten etkileyecek bir sınava koronavirüs salgını nedeniyle evde hazırlanıyorsunuz. Yalnız değilsiniz!.. Bu alanda 36 yıllık birikimi ve uzmanlığı çok iyi bilinen Palme Yayınları ile birlikte size katkıda bulunmayı amaçlıyoruz. Palme Yayınları’nın öğretmenleri, editörleri çalışmalarını sürdürüyor. İlk aşamada mayıs ayı başında deneme sınavı yayımlayacağız. Haziran ve temmuz başında bunu yineleyeceğiz. 25-26 Temmuz’daki sınava girecek 2.5 milyon aday arasında Palme Yayınları’nın ve Cumhuriyet’in katkısını fark edeceksiniz...


Yazarın Son Yazıları

7 Mayıs... 4 Mayıs 2020
Siyaset ve akıl... 24 Şubat 2020
Büyü bozulurken... 24 Şubat 2020