Ayasofya’da vitrine konan cemaat
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Ayasofya’da vitrine konan cemaat

03.08.2020 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

Elli, yüz, yüz elli… Günlerce biriktiriyorsun. Her gün önünden geçerken “ne güzel” diye söylendiğin ayakkabıyı sonunda alıyorsun. Ayağına giyip yürüyorsun. Fakat… Vitrinde durduğu gibi durmuyor.

Ayasofya açılırken vitrine bir hikâye kondu. Meğer Said-i Nursi Ayasofya’nın cami olacağını kehanet etmiş, yetmemiş “Ben göremeyeceğim Hüsnü görecek, ben kabrimden seyredeceğim” demişti. “Hüsnü” dediği, bugün hayatta kalan son vekili Hüsnü Bayramoğlu’ydu. Ne garip, kehaneti açıklayan da “Hüsnü Bey”in kendisiydi. Said-i Nursi’nin nasıl uyuduğunu bile not etmiş metinlerde böyle bir ifade yer almıyordu. Hüsnü Bey de bu hikâyeyi anlatmak için Ayasofya’nın açılma kararının alınmasını beklemişti.

Önceki yazıda bu kehanet öyküsünün uydurma olduğunu anlatmıştım. Nur Cemaati’nin Meşveret kolu, “ağabeyleri” Hüsnü Bey’in vitrine koyduğu öyküyle, hem diğer Nurcuların hem de öteki cemaatlerin önüne geçiyordu.

Üstelik efsanenin kaynağını da yazmıştım. “Bir müridinin geleceğe dair rivayetlerini dinleyen yaşlı Said-i Nursi’nin, en genç öğrencisini göstererek söylediği ‘ben artık göremem Hüsnü görür inşallah’ temennisi” demiştim.

Devletin ajansından cemaat servisi

İşte bu yazıdan sonra Hüsnü Bayramoğlu hem beni hem Cumhuriyet gazetesini hedef alan yazılı bir açıklama yaptı. Ne garip, bir cemaat liderinin “kişiye özel” mesajını Anadolu Ajansı da servis etti.

Gerisi teferruat. Bakın Hüsnü Bey, açıklamasının kehanet bahsine geldiğinde nasıl anlattı:

“Üstadımızın mühim talebesi Ahmet Feyzi Efendi, üstadımızı vefatından evvel ziyaret etmiş ve tam dört saat görüşmüşlerdir. Konuşmalarında istikbale dair bazı meseleler de mevzu edilmiştir. Kendi yazmış olduğu bazı ayet ve hadislerin tefsir ve şerhlerini şifahen de üstadımıza aktarıyordu. Konuşmasında Risale-i Nur’un dünya dillerine tercümesinden, Nur Medreselerinin Anadolu’da hatta aktar-ı âlemde açılacağından, milyonların bilhassa Hıristiyanların Risale-i Nurları okuyarak imanlarını kurtaracaklarından, bir hidayet vesilesi olacağından, masonların ve zındıka komitesinin belinin kırılacağından ve bunun en büyük işaretlerinden birisinin Ayasofya’nın vaziyet-i asliyesine tebdil olacağından, Cami-i Emeviye dair bazı hususlardan ve Mescid-i Aksa’nın tam hürriyetine kavuşacağından ve bunların devamında cemahir-i müttefikay-ı İslamiyenin teşkil olarak inşaaAllah ittihad-ı İslamın vücut bulacağından, islam ordularından vs. yani dört saat böyle müjde ve beşaretlerden bahsetmiş zaman zaman Üstadımız Hazretleri de tasdik ve tebrik ve tebşir emareleri göstermiştir. Neticede de ‘Ahmet Feyzi ben senin bu anlattığın inkişaflar yok demiyorum. Fakat ben görmeyeceğim. Kabrimden seyredeceğim. Hüsnü görecek inşaaAllah’ buyurdular.

Hüsnü Bayramoğlu, utangaçça yazdığımı doğruluyordu. Hikâye söylediğim gibi Said-i Nursi’nin bir müridinin 4 saat boyunca ardı ardına yaptığı rivayetlere “inşallah” dediği temennisinden ibaretti. Ayrıca daha önce anlattıkları hikâyeye, açılmasının ardından Ayasofya meselesi monte edilmişti.

Ne Said-i Nursi’nin bir Ayasofya kehaneti vardı ne de bir “Hüsnü görecek” öngörüsü.

Mesele anlaşıldıysa gelelim konumuza…

‘Gülen Nurcudur’ mektubu

Önümde FETÖ lideri Gülen’e yazılmış bir mektup duruyor.

28 Şubat döneminde Milliyet gazetesinde Gülen’in Nurculuğunu sorgulayan yazıların ardından, Said-i Nursi’nin yaşayan dört müridi; Mustafa Sungur, Bayram Yüksel, Hüsnü Bayramoğlu ve Abdullah Yeğin ortak imza ile Gülen’e yazmış. “Mektup” dedik ama “Muhterem Gülen Hoca” hitabıyla Gülen’e övgülerin düzüldüğü, Gülen’in Said-i Nursi’nin öğretisine nasıl hizmet ettiğini anlatan metin, bir mektuptan fazlasını ifade ediyor.

Said-i Nursi’nin o gün hayatta olan 4 vekili adeta “Fethullah Gülen Nurculuğun dünyadaki öncüsüdür” bildirisine imza atmış. Nursi’nin vekilleri “Gülen Nurcudur” diyerek ona yapılan eleştirilere karşı savunmaya geçmiş.

Benim merak ettiğim şu: Said-i Nursi acaba Fethullah Gülen konusunda da bir öngörüde bulundu mu? “Öğretimi devlet içine sızarak terör faaliyetlerinde kullanacak” dedi mi? Yoksa dedi de 2012 yılına kadar FETÖ lideri ile sıkı fıkı olan “Nurcu Ağabeyler” bunu sakladı mı?

Peygamber Hüsnü Beyi işaret etmiş!

Daha kritik bir nokta var. Said-i Nursi’nin Barla’daki evinde, Hüsnü Bayramoğlu öncülüğündeki Meşveretçiler, Cumhuriyet’te o gün yazdığım yazıya karşı bir de sohbet yaptı. Grubun konuşmasından aktarayım:

“Peygamberimiz buyuruyor ki ahir zamanda mehdi bir adam gelecek. Mehdi adamın 5-6 tane de veziri olacak. Bu vezirlerin ekseriyeti ahrete gitmiştir. Hayatta Bediüzzaman Hazretleri’nin talebesi 1 kişi kalmıştır. Hüsnü Bayram Ağabey’dir. Başka yok. Bunu peygamberimiz buyuruyor.”

Konuştuğum ilahiyatçıların “uydurma” dediği hadise dayanan öğreti, Hz. Muhammed’in “Mehdi” diyerek Said-i Nursi’yi ve vekillerini işaret ettiği, nihayetinde hayatta kalanın Hüsnü Bayramoğlu olduğu iddiasına dayanıyor. O kadar ileri gitti ki izlediğim sohbette Bayramoğlu, kendisine karşı olmanın Said-i Nursi’ye karşı olmak anlamına geldiğini ve bunun kişinin ahretini yakacağını söyledi. Nitekim Bayramoğlu, dinlediğim bir başka sohbetinde, mahşer yerine tüm peygamberlerin arkalarında ümmetleriyle geleceğini, Nur cemaatinin ise kendi bayraklarıyla bulunacağını anlatıyordu. Cesur olsa kendilerinin yeni bir din icat ettiklerini açıkça söyleyecekti.

Said-i Nursi’nin şoförü

İşin daha fenası, başta Genelkurmay Başkanı olmak üzere, devlet erkânının fotoğraf vermek için yarıştığı bu garip inanç sahibinin birikimi. Küçümsemek için söylemiyorum; Hüsnü Bayramoğlu, Said-i Nursi’nin şoförü. İslami jargonla söyleyecek olursak “hiçbir ilmi eğitimi yok”. Said-i Nursi’nin Risalelerini ezberlemekten, Nursi ile yoldaşlık etmekten başka da hiçbir özelliği bulunmuyor.

Öte yandan hesap vermesi gereken eski Nurcu yoldaşları FETÖ’nün bıraktığı boşluğa talipler. Tıpkı onun gibi sapkın fikirleri din adına topluma sunuyorlar. Kendi sohbetlerinde anlattıklarına göre, devleti yönetenlere fikir veriyorlar. Hatta yargının peşinde olduğu kimi FETÖ sanıklarını “hüsnü şahadet” ile kurtarıyorlar.

Vitrin, her şeyin alınıp satıldığı düzenin bir yanılsaması. Aynalı camlarla, kurgulanmış mankenlerle, parlak ışıklarla sana gerçeği başka türlü gösteriyor. Tuzla buz olduğu gün hepimiz kendi gerçeğimizle yüzleşeceğiz.

Şimdi, çatladı bile…

Yazarın Son Yazıları

Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025