Ebru Kılıçoğlu

Ortada

19 Eylül 2019 Perşembe

Club Brugge karşısında Galatasaray, özellikle savunma zaafına önlem almış. Dörtlü savunmanın göbeği, Nzonzi ve Seri ile sağlama alınmış. İlerideki dörtlü de savunmasına yardım etmek için fazlasıyla çaba gösteriyor. Özetle çaba var, özen var, konsantrasyon var… Tek bir eksik var: Gol atma kararlılığı… Bunun birkaç sebebi var: Savunma güvenliği, beklerin ileri çıkmasına fren oluyor. Bu da özellikle Feghouli’nin aradığı topları bulamamasına ve bireysel olarak çok çabalasa da Babel’in yetersiz kalmasına yol açıyor. Buna rakip savunmanın özellikle Falcao’yu marke etmeye konsantre olması ve Lemina’nın etkisiz oyunu da eklenince, atak kısırlığının tüm etkenleri tamamlanmış oluyor. Club Brugge’a gelince. Hem gücünün hem de güçsüzlüğünün farkında. Riske girmiyor, ama vazgeçmiyor da… Ne “evimdeyim, şov yapayım” hovardalığında (kaldı ki yeterliliğinde de değil) ne de “Oyun bozayım, sırf savunayım” derdinde… Onların “ortadan ortadan” götürdüğü futbola, aslında en puan alabileceği maça çıkmış olmasına rağmen Galatasaray da ayak uyduruyor. Böylece oyun, bir o yana bir bu yana dokunan bir mekiğe dönüşüyor. Evet, net pozisyonlar var. Özellikle Muslera’nın yine bir süper kahramana dönüştüğü kurtarışlar var. Ama benzer şekilde rakip kalecinin de soğuk terler döktüğü anlar da var. Amaçsız değil, ama heyecandan öldüren bir tempo da değil. Bu duruma müdahale teknik adamlardan geliyor. Terim’in Lemina- Emre Mor değişikliği Galatasaray adına presi artırırken, Philippe Clement de forvet hattına yatırım yapıyor. Ancak bir terazinin sürekli dengelenen iki tarafı gibi, tam bir taraf ağırlığını koyduğunda diğer taraf çaresini buluyor. Denge hep tam ortada kalıyor. Son düdük oyunun hakkı olan şekilde puanları paylaştırırken, bir tarafımız puan alınabilecek maçta giden puanlara üzülürken bir tarafımız ilk deplasman maçından bir puan hiç fena değil dedirtiyor.



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Beklentiler! 20 Mayıs 2024
Gerilimin galibi 13 Mayıs 2024

Günün Köşe Yazıları