Başbakan Arı Kovanına Çomak Soktu!

27 Eylül 2011 Salı
\n

Sevgili okurlarım dikkat etmiştir:

\n

Ben tam ABDnin Siyasal İslamla Tehlikeli Dansı konusunda dokuz yazı kaleme alırken, Başbakan Erdoğan da sözde Arap Baharıdenilen trajedileri yaşayan üç ülkeye yaptığı ziyarette Laiklikilkesine destek veren konuşmalar yaptı.

\n

Aslında Başbakanın iç ve dış politikaları açısından beklenmedik bir davranıştı bu

\n

Hem İslam Âlemi hem de Türkiye açısından tam anlamıyla Arı kovanına çomak soktu!:

\n

İslam Âlemi açısındanArı kovanına çomak soktuçünkü, ne yazık ki İslam toplumları, bütün siyasal oluşumları, sözde demokratik dedikleri de dahil olmak üzere, hâlâ İslam şeriatıçerçevesinde algılıyordu.

\n

Her ne kadar Şii şeriatı Arap ülkelerindeki Sünni şeriat anlayışından farklı da olsa, örneğin İrandaki İslam Cumhuriyetinde, siyasal muhalefet Ahmedinejad yönetimini şeriattan ayrılmaklasuçluyordu

\n

Ne yazık ki İslam Âlemi, demokrasiyi de, demokrasinin önkoşulu olan laikliği de, bırakın uygulamayı, tartışacak fikri, siyasal ve ekonomik yapıdan bile henüz çok uzak bir görünüm arzediyor.

\n

Nitekim Başbakan Erdoğan laiklik ilkesinin yeni anayasaya girmesini telkin ettiği ilk ülke olan Mısırda hemen tepkilerle karşılaştı.

\n

***

\n

Mısırdaki konuşması medyaya şöyle yansımıştı:

\n

“…Türkiyede anayasa laikliği, devletin her dine eşit mesafede olması olarak tanımlar. Laiklik kesinlikle ateizm değildir. Ben Recep Tayyip Erdoğan olarak Müslümanım ama laik değilim. Fakat laik bir ülkenin başbakanıyım. Laik bir rejimde insanların dindar olma ya da olmama özgürlüğü vardır.

\n

Ben Mısırın da laik bir anayasaya sahip olmasını tavsiye ediyorum. Çünkü laiklik din düşmanlığı değildir. Laiklikten korkmayın.

\n

Umarım ki Mısırda yeni rejim laik olacaktır. Umuyorum ki benim bu açıklamalarımdan sonra Mısır halkının laikliğe bakışı değişecektir.

\n

***

\n

Mısırda Müslüman Kardeşler adına tepki veren Mahmud Gozlan, Türkiyede eğer bir erkek bir kadını yatakta bir başka erkekle yakalarsa onu yasalara göre cezalandıramaz, çünkü buna orada izin vardır. Bu açıdan Türkiye, İslam şeriatını ihlal etmektedirdedi. Gozlan, El Ahram Gazetesine yaptığı açıklamada da Başka ülkelerin deneyimleri Mısırda taklit edilemez. Türkiyede laik devleti empoze eden şartlar, Mısırdaki mevcut şartlardan farklıdır diye konuştu.

\n

Mübarek döneminde hapse atılan Müslüman Kardeşlerin kurduğu Özgürlük ve Adalet Partisinin Başkan Yardımcısı İssam el Eryan ise Türkiyeyi ve Erdoğanı saygın liderler olarak hoş karşılıyoruz, fakat onun veya ülkesinin tek başına bölgeye önderlik edip geleceği şekillendirebileceğini düşünmüyoruz. Arap devletlerinin dışarıdan projelere ihtiyacı yok. Değişim devrimlerden sonra demokratik olarak içten gerçekleşmelidedi.

\n

***

\n

Başbakan Erdoğanın ve Türk Dışişleri mensuplarının Müslüman Kardeşlerin bu tepkisini tahmin etmemiş olmaları olanaksızdır.

\n

İlginç olan nokta, Erdoğanın bu tepkilerden sonra da geri adım atmamasıdır.

\n

Her ne kadar çeviri sorunlarına değinen bazı açıklamalar yapılmışsa da Başbakan, gerek Tunusta gerekse Libyada aynı konudaki tutumunu ısrarla sürdürdü.

\n

Bu tavrına sadece, zaten tarihsel olarak laik devlet yapısını oluşturmaya çalışan ama henüz demokrasiye geçememiş olan Tunustan cılız bir destek geldi.

\n

***

\n

Başbakan içerde de Arı kovanına çomak sokmuştu, çünkü laiklik konusundaki muğlak ifadeleri ve birey ile devlet arasında yaptığı ayrım zaten evrensel laiklik (ya da sekülerlik) kavramlarına hiç de uygun değildi.

\n

Tarihsel olarak Bu halk isterse laiklik elbet elden gidecekdiyen bir görüşün temsilcisi olan Erdoğanın sözleri Türkiyede de kuşkuyla karşılandı.

\n

Laik kesimden gelen eleştiriler bir yana, fanatik siyasal İslamcılar Erdoğanı dinsizlikle bile itham etti.

\n

***

\n

Peki Erdoğanın pek kimseye yaranamayan bu davranışının ardındaki faktörler neler olabilir?

\n

Değerli yorumcular, Dizilerde neden türbanlı kadın veya kız yok tartışması yerine biraz da bu konuda düşünce üretseler de öğrensek!

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Otorite Boşluğu 24 Kasım 2020