Türkiye Seçimle Nereye?

20 Nisan 2015 Pazartesi

Seçime girerken gözlenen oluşumlar ve eğilimler şöyle?
- AKP büyük oy kaybına doğru gidiyor. Aynı zamanda partide çözülmeler ve iki başlılık egemen.
- CHP eskiye oranla bir dinamizm kazanmış. Oyları artacak izlenimi veriyor. Son araştırmalar bunu gösteriyor.
- MHP’nin oyunu artıracağına kesin gözü ile bakılıyor. “Ne kadar” sorusunun yanıtı belli değil.
- HDP’nin barajı aşacağına çoğunluk inanıyor. PKK’nin küresel bazda “legalleşmesi ve Batı tarafından desteklenmesi” işin diğer bir boyutu.
Kürdistan’ın “yerel, bölgesel ve küresel” altyapısı hazırlanıyor.
- Yönetimde (iktidarda), demokrasiden giderek daha da uzaklaşan bir uygulama açık açık yaşanıyor. Bu koşullarla, “dürüst bir seçimin yapılıp yapılamayacağı” tartışmaya açılmış durumda.
- ABD ve AB, Erdoğan’a (ve AKP iktidarına) güvenini kaybetmiş. Ancak “bu güvensizlik ortamında kimi fırsatların daha iyi değerlendirileceğini görüyor ve uyguluyor.”

Ekonomide kaos
Seçimlere girerken ekonomik çöküş, koşulları daha da anormalleştiriyor;
- Ekonomiye güven azalmış, yabancılar kaçıyor
- Dış borç kriz sınırına yaklaşıyor, “kur” kontrol edilemiyor. Dış dengeler bozulmuş
- İşsizlik anormal düzeyde, inşaat dışı yatırım yok gibi.
AKP yönetimi, doğan bu ekonomik güvensizlik ortamında paniğe saplanmış bulunuyor. Öte yandan bütün komşu ülkelerle “yaratılan” iktisadi sorunlar Türkiye’yi yalnızlaştırmış.
Ve bütün bu koşullar içinde “seçime nasıl gideceği ve seçimden nasıl çıkacağı belirsiz” bir Türkiye var.

Tek adamlık
Erdoğan’ın ve kısmen AKP’nin “tek adam otoritesine dayalı bir yönetim biçimini” zorla kabul ettirme niyeti, “yaratılan olumsuz koşulların altında, kendilerinin kalmamasına yönelik bir operasyondur.”
AKP üst yönetimi açısından bir maksimizasyon modeli olmakla birlikte, Türkiye ve demokrasi açısından bir minimizasyon (ve zarar) sonucunu doğuracaktır.
Biz kendimizi kurtaralım, gerisini boş ver anlayışından başka bir şey değildir. İşin teknik ayrıntılarına inip vakit kaybetmeye hiç gerek yok. Hukukçularımız, yerli malı tek adamlığın neden işe yaramayacağını anlatmaya boşuna zaman ayırıp ispata çalışmasınlar.
Çünkü niyet, en baştan zaten bellidir.

Bir başka ‘seçim’
7 Haziran seçiminin Türkiye ve bölge açısından “bir gelecek” seçeneği olduğunu “her kesim” biliyor.
Ancak kesimlerde “niyet farklı olunca” işler değişiyor;
- Büyük çoğunluk demokratik, uygar ve çağdaş bir ülkede yaşamak istiyor.
- Bir azınlık, uygar dünyadan kopmuş dinci bir toplumsal yapı içindeki bir ülke özleminde; Ortadoğulu (ve Arabi) bir Türkiye peşinde.
- Bir başka azınlık işe federatif (veya Kürdistan) olarak bölünmüş bir yeniden yapılanma amacında. Etnik ayrışmayı öne çıkarıyor.
Oy verecek vatandaşlar bu temel fonksiyonlara göre tercihlerini yapmak zorundalar. Artık somut gerçeklerle yüz yüzeyiz: daha fazla kendimizi kandırmaya gerek yok.
Seçiminizi yapın ve oyunuzu ona göre verin.  


Yazarın Son Yazıları