Gülengül Altınsay

Çareler tükenmez

12 Ocak 2017 Perşembe

Sözlere değil eyleme bakılır. Gerçi bizde yapıp yapıp sonra “yapmadım” diyerek her şeyin örtüleceği algısı oluşturulmaya çalışılsa da. Eto’o meselesinde olduğu gibi mesela.
Eto’o’nun ve Beşiktaş Kulübü’nün isteği doğrultusunda Antalyaspor yönetimiyle görüşmeler sürüyordu. Hatta bu iletişimin de bir sonucu olarak Beşiktaş Başkanı ve yöneticiler Antalya’nın yeni spor tesislerinin açılış törenindeydiler. Antalya Belediye Başkanı ve Antalya yöneticileriyle birlikte.
Fakat anlaşılan Antalya başkanının kafasında açılıştan öte başka planlar varmış. Eto’o’nun Antalya’da kaldığını orada şov yaparak açıkladığında anladık bunu. Böylece hem Beşiktaş Başkanını açılışa getirmiş hem Eto’o’yu Beşiktaş’a vermediğini medyada en etkili(!) biçimde açıklamıştı.
Ardından Beşiktaş Kulübü’yle yaptıkları söz düellosu da yine basında uzun uzun yer buldu.
Antalya yönetimi bu açıdan baktığımızda hedefine ulaştı gibi gözüküyor ama Eto’o transferi çerçevesinde yaşananları yorumlamak beni fazlasıyla zorluyor; “hoş değil”, “etik değil”, ya da “insani değil” diyebiliyorum o kadar.
Peki bu tavrın Antalyaspor’a kazandırdığı ne? Beşiktaş Başkanı’na, yöneticilerine saygısızlık yapmak onları gafil avlamak Antalyaspor’a ne kazandırdı?
Teknik direktörleri Rıza Çalımbay da Eto’o kararını medya önünde herkesle birlikte öğrendi. İşte size neden futbol iyi yönetilemiyor sorusuna bir cevap daha. Kulüp yönetmeyi medyaya çıkıp konuşmak, kulübün paralarını geleceği olmayan futbolculara saçmak, işler iyi gitmeyince teknik direktör değiştirmek, bu arada taraftarlara sürekli yeni transfer sözleri vermek olarak görenlerle biz hâlâ futbolda gelişmeyi umuyoruz. Yazık bize…

Transfer her şey
Aslında 36 yaşını aşmış Eto’o transferi günü kurtarmaktan öteye geçemeyecek bir transfer olacaktı Beşiktaş için.
Yine söylüyorum; bu kadar yaşlı oyuncuyla bu kadar kiralık oyuncuyla takımda istikrar dolayısıyla başarıda istikrar sağlamak mümkün değil. Böylece her sezon yeni bir maceraya atılıyorsunuz.
Oysa ki biz mali kriterlerin zorlamasıyla kulüpler doğru yolu bulur; altyapılara önem verilir genç oyuncularla uzun vadeli takımlar kurulur diye beklerken yaşadıklarımıza bakın. Yaratıcılığımız(!) malum. Her şeye kolaycı bir çözüm bulmakta üstümüze yok. Futbolcuyu satın alamıyorsak bu kez kiralanacak futbolcu peşine düşüyoruz. Aman yeter ki uzun vadeli, emek isteyen yollara girmeyelim.
Tamam takımın 1-2 kapatılamayan eksiği bu yolla da giderilebilir. Ama yapılan bu değil. Kritik oyuncular kiralıksa futbolcu sirkülasyonu elzem. Düşünün Beşiktaş savunmasına 2012’den bu yana 22 savunma oyuncusu almış. Evet; 22 oyuncu transferinden bahsediyoruz. Bu iş belli ki S.O.S veriyor. Kafaların değişmesi ise çok zor görünüyor. Bence yapılması gereken UEFA yaptırımlarını aştığımıza göre TFF yaptırımlarıyla kulüp yönetimlerinin yapılan borçlardan sorumlu tutulmaları. Para hovardalığının önüne ancak böyle geçilebilir. O zaman cesur kararlar alabilecek cesur yürekler bekliyoruz.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Haydi kalk ayağa 11 Haziran 2021
Sıfır noktası 5 Haziran 2021