Gülengül Altınsay

Puan futbolu

17 Eylül 2020 Perşembe

Yirmi bir takımla 42 haftalık yeni sezon başladı. Hatta ilk büyük maç da Trabzon’la Beşiktaş arasında oynandı bile. Herkesin de gördüğü gibi takımların eksiklikleri say say bitmiyor. Her şeyden önce giden ve gelen futbolcular netleşmeyince kadrolarda önemli boşluklar var. Var olan kadrolarla da oynanan oyun eksik olacak kuşkusuz. Üstelik takımlar hiç hazırlık dönemi de yaşamadılar. Hazırlık maçları programlamadılar. Olağandışı döneme uygun olağandışı programlar da yapamadılar. Yani durum yeni ama yönetim kafası eski... Anlaşılan ilk dört beş hafta hazırlık haftaları kıvamında geçecek. Ve bu süreci en az kayıpla atlatan avantaj sağlayacak.

Pragmatik yaklaşım

Zaten Sergen Yalçın da benzer şeyler söyledi Beşiktaş’ın şu anki performansına dair. Bu haftaları kazanmak yerine en az kayıpla bitirmeyi amaçlıyor Siyah - Beyazlılar da. Bu anlamda Trabzon maçı önemli bir kazanç ama sadece puan kazancı bu.

Ortaya konulan futbol pozisyonsuz, ağır ve kalitesiz... Bu arada kulüplerin maddi dar boğazda olmaları, futbolcularına, çalışanlarına maaşların zamanında ödenememesi gibi çok önemli ve belki de takımın başarısı için her şeyden önemli olan faktöre girmiyorum bile. Ve tabii salgının takımlara verdiği zararlara da. Bu da ayrı bir stres konusu. 

Kalan sağlarla

Baksanıza Ümraniyespor, korona testleri pozitif çıkan oyuncuları nedeniyle zor durumda kaldı geçen hafta. Federasyon Başkanı’nın hafif tehdit yollu “ricası” ise kalan sağlıklı oyuncularla oynanmasını yönünde oldu. Çünkü maksat futbol çarkının bir şekilde dönmesi. Öyle veya böyle. Futbol ekonomisi çok büyük ve vazgeçilir gibi değil. Futbol üzerinden nemalanan da çok. Bu yüzden bu anormal koşullarda yeni bir normal aranıyor artık; koronaya rağmen takımlar bir şekilde sahaya çıkmak zorunda, hakemler mümkün olduğunca herkesi memnun etmek zorunda. Ve futbol sever de bu yeni şartlarda giderek kalitesi düşen futbolu kabul etmek zorunda. Son durum bu futbolumuzda...

Pandemi şampiyonları

Ama tüm dünyayı saran koronaya rağmen futbol kalitesini mümkün olduğunca düşürmeyen ülkeler de var. Bir Liverpool - Leeds maçı izledim mesela nefes alamadan 90 dakika bitiverdi. Hem de seyircisiz tribünlere rağmen.

Ama şunu da reddedemeyiz: Taraftar etkisinin çok olduğu takımlarda pandemi süreci motivasyon seviyesini olumsuz etkiledi. Yani futbolsuzluğa bir de seyircisizlik eklendi.

İlk hafta bizde oynanan futbola ve bunu mazur gösteren yorumlara bakıyorum da şu soru kafamda yankılanıyor:

“Biz bu futbol dediğimiz  güzel oyunun böylesini izlemek zorunda mıyız?”


Yazarın Son Yazıları

Puan futbolu 17 Eylül 2020
Kolay başlangıç 14 Eylül 2020
Messi de gelse 11 Eylül 2020
Bile bile Paok 4 Eylül 2020
‘Paradan kıymetli’ 23 Ağustos 2020
Tren kaçıyor mu? 17 Ağustos 2020
Yerli, milli ve yabancılı 10 Ağustos 2020
Başakşehir dersleri 23 Temmuz 2020
Teşvik nedir bilmeyenler 17 Temmuz 2020
Rus ruleti 10 Temmuz 2020
Eski virüs: Transfer 2 Temmuz 2020
Burak’la kolay 27 Haziran 2020
Ağlayan çocuklar 26 Haziran 2020
İcraat zamanı 19 Haziran 2020