Meriç Velidedeoğlu

‘Küresel Adaletsizlik!’

27 Eylül 2019 Cuma

Böyle dedi, daha doğrusu haykırdı, “Küresel Adaletsizlik!” diye; “Birleşmiş Milletler”in (BM) dünya liderlerine özgülenen “74. Genel Kurul Toplantısı”nda Erdoğan.
Ardından da, “İnsanlığın kaderi, sınırlı sayıda ülkenin insafına bırakılamaz!” dedi ve sürdürdü, “Dünya, beşten büyüktür!” diye...
Katılmamak olası mı, değerli dostlar?
Ne var ki, 82 milyonun kaderinin “tek kişinin ağzını açıp kapamasına bağlanması, insafına bırakılması” da kabul edilebilir mi?
Böyle bir konumda olan birinin, üstelik “dünya beşten büyüktür!” diyenin, en azından kullandığı dilin “Devlet Dili” olması, dolaysıyle de “Devlet Terbiyesi”ne uygun düşmesinin gerektiği “de” hepten bilinir.
“Devlet Dili” kavramını yıllardır dahası yüzyıllardır kullanırız, yazarız çizeriz de, “Devlet Terbiyesi” söylemi, pek öyle ortalarda olan, sık kullanılan bir kavram değil; bilmem ki ne dersiniz?
Bu hafta başında, TV’de bir konuşma yapan, “CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek” dile getirdi bu kavramı; tam zamanında tam yerinde oldu.
Çünkü bugün Cumhurbaşkanı göreviyle, TC Devleti’nin başında olan Recep Tayyip Erdoğan,Birleşmiş Milletler” toplantısına katılmak için uçağa binmeden önce “basın”la buluştu, “FOX TV” muhabirinin bir sorusuna verdiği “yanıt”la, “Devlet Terbiyesi” tutumunu ortaya koydu, şöyle: Muhabirin, Kılıçdaroğlu’nu kaynak göstererek, “Tank Palet Fabrikası” konusuyla ilgili sorusuna sert sözlerle yanıt verdi, “Kılıçdaroğlu hayatını yalanlar üzerine düzenlemiş bir siyasidir!” diyerek... (22.9.2019)
Ve iki gün sonra da, New York’ta yaptığı bir konuşmada, “nefret söylemi”nin, ne denli “tehlikeli oluşundan” -insanı şaşırtan bir boyuttauzun uzun söz etti durdu... (25.9.2019)
Değerli dostlar, günde, “50 milyon dolar” borç faizi ödeyen, dahası Konya’da iflas eden bir özel hastanenin “doktor kadrosu da satışa çıkarıldığından” (2017) söz edilen bir ekonomik durumu gündemden uzaklaştırıp arka plana iten, bu yaşananları, özellikle Erdoğan’ın tutumunu, kendisi gibi dinsel bir eğitim ve kültür bağlamında yetişmiş E. Müftü ve CHP Kayseri Milletvekili Gani Aşık’tan alıntılayalım, ilkin şöyle başlıyor:
“Cumhurbaşkanı”nın hitabet biçimi, dili ve üslubu toplumun tümünü kapsayan sevgi, şefkat, letafet, zarafet duyguları temelinde gelişmelidir.
Onlara bir şey veremeyeceksen, hiç olmazsa güzel sözler söyleyerek gönüllerini al, ‘Ananı da al git!’ deme...” diyerek Erdoğan’a sesleniyor ve sürdürüyor:

“Sayın Erdoğan hesaplarıyla uyumlu olarak, ‘sürekli gerginliği’ bir siyaset tarzı olarak benimsemiştir” diyor; katılmamak olanaksız; ardından da:
Laik bir devletin cumhurbaşkanı değil de, şeriatla yönetilen ülkenin başmüftüsü havasında; Sayın Kılıçdaroğlu’na, ‘Şehit nedir bilir misin, İslamı tanır mısın?’ biçimindeki sataşma ve haykırışlarının meydanlarda ağzından öfkeli şelaleler gibi boşalması da, Cumhurbaşkanı’nın taşıdığı sıfat ve oturduğu koltukla bağdaşmadı” diyerek vurguluyor.
Ve değerli dostlar, Erdoğan’ın yıllar öncesinin “Tramvay Demokrasisi”ni de şöyle değerlendiriyor Gani Aşık: “(...) uğursuz istasyona doğru ilerleyen şeriat tramvayının hızına ve rotasına engel gördüğü herkese bağırıp çağırmayı, hatta hakareti hak olarak görüyor!”
Görüldüğü gibi, Erdoğan’ın istediği durakta indiği, istediği durakta yeniden bindiği, “Demokrasi Tramvayı” bile “Şeriat Tramvayı”na dönüşmüş.
Ne ki, E. Müftü Gani Aşık, bu “Şeriat Tramvayı”nın, bu “Karanlık Tramvay”ın, “AKP”nin hayalindeki son istasyona ulaşamayacağı, AKP’nin, “Son İstasyon” hayalinin gerçekleşemeyeceğini inançla vurguluyor.
Bugün devletimizin tepesindeki Erdoğan ile E. Müftü Gani Aşık’ın temel eğitimleri “dinsel” kaynaklı; ne ki, Erdoğan’ın gençlik yıllarında, koyu dinci, laiklik düşmanı “Afganlı Hikmetyar”ı, İstanbul’a davet ederek kendisinden “feyz” almasını, bu karşılaştırmayı yaparken unutmamak gerekiyor... Ne dersiniz değerli dostlar?

Not: Dün, “26 Eylül Dil Bayramı”nın “87. Yılı”ydı; “1923 Türk Devrimi”nin en önemli yapı taşlarından olan bu bayramı andık mı? Kuşkusuz bunu iktidardan bekleyemezdik...
Cumhuriyet’te, Sayın Hikmet Altınkaynak, “Edebiyatın Işığında” adlı köşesinde, “Dil Bayramı’ndan Avrupa Diller Günü’ne Türkçemiz” başlığıyla, yayımlanan yazısıyla kutladı. Teşekkürler!



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Erasmus 19 Mart 2021
‘12 Mart 1921’ 12 Mart 2021
‘Manifesto!’ 5 Mart 2021

Günün Köşe Yazıları