Olaylar Ve Görüşler

Bölgemizde ürkütücü gelişmeler - Daver DARENDE

16 Ağustos 2021 Pazartesi

İnsanın yüreğini sızlatan, acı veren, ürkütücü günler yaşıyoruz. Karabasan üzerimize çöküyor. Atatürk’ün yaktığı çağdaşlık ateşi yavaş yavaş sönerken Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en tehlikeli dönemini yaşıyor.

Ülkemizi denetim altında tutan, sinsice hazırlanmış proje ulusal bütünlüğümüzü ve ulus devlet yapımızı tehdit ediyor. Bölgemizde egemenlik alanını genişletmek isteyen küresel güçlerin tapınaklarında hazırlanan çökertme planı gündemin başköşesinde yer alıyor. “Sıfır sorun” politikasından “savaş politikası”na doğru gidişin hızla geliştiği bu zorlu dönemde, Türkiye’nin Anadolu ihtilalini yaptığı günlerden daha kötü durumda olduğunu söylemek zorundayız. 

ABD’NİN ÇEVRELEME POLİTİKASI

Ortadoğu’nun kaygan ve değişken zemini ülkemiz için tehlikelerle doludur. Bu bölgede kimin kiminle dost, kimin kiminle düşman olacağı belli değildir. Kuzey Suriye’de ve Kuzey Irak’taki dramatik gelişmeler Türkiye’yi olumsuz yönde etkilemekte, ülkemiz karanlık bir çıkmazın derinliklerine doğru hızla sürüklenmektedir. 

Fırat’ın doğusunda ABD’nin artan desteği ile kurulan PKK/YPG devletçiği her geçen gün daha da güçlenerek ülkemizin ulusal bütünlüğünü tehdit etmektedir. Fırat’ın batısında Türkiye’ye karşıt radikal dinci oluşumlar tehlikeli gelişmelere yol açmaktadır. Güdümlü basınımız bölgemizde hızla gelişen ve tehlikeli boyutlara ulaşan olaylar karşısında ne yazık ki sessiz ve duyarsızdır.

ABD’nin Doğu Akdeniz’de, Ege’de, Libya’da ve Kıbrıs’ta Türkiye’yi hiçe sayarak karşı cephede yer alması dikkat çekicidir. Ancak asıl dikkat çekici olan ABD’nin Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin delinmesini savunarak Karadeniz’de ülkemizi Rusya ile karşı karşıya getirmeye çalışmasıdır. ABD’nin Türkiye’ye ve Rusya’ya yönelik “çevreleme” politikasını sürdürmesi tehlikeli gelişmelere yol açacaktır. Sözde müttefikimizin Edirne’ye 40 kilometre uzaklıkta Dedeağaç üssüne zırhlı araçlarla tankları konuşlandırarak sınırlarımızda yığınak yapması “çevreleme” politikasının sonucudur. 

YENİ GÖÇ DALGASI

Bugün Türkiye “olmak ya da olmamak” gibi son derece tehlikeli bir durumla karşı karşıyadır. Suriye’den sonra yeni bir göç dalgası ülkemizde tüm dengeleri altüst edecektir. Afganistan’da ülkenin yüzde 80’ini ele geçiren köktendinci Taliban’dan kaçış başlamıştır. İran sınırından Türkiye’ye yasadışı yollarla giren, sadece genç erkeklerden oluşan örgütlü Afgan sığınmacı sayılarının her geçen gün hızla artması nedeniyle ülkemiz yakın gelecekte büyük sorunlarla karşı karşıya kalacaktır. Bu bir milli güvenlik sorunudur.

Afganistan’da egemen güç olarak varlığını sürdüren Taliban’ın acımasız, saldırgan tutumu devam ederken Türkiye’nin Kâbil Havalimanı’nda üstleneceği görevin tehlikelerle dolu olduğunu söylemek zorundayız. Bu durumda Türkiye, ne yazık ki, Afganistan’da savaşma görevini de üstlenmiş olacaktır. 

Sınırlarımızda ürkütücü gelişmeler yaşanıyor. Emperyalizm çirkin yüzünü göstermeye başladı. Atlantik ötesinden gelebilecek övgülere, gönül alıcı sözlere kanmayalım. Dikkatli olmanın, oynanan büyük oyunu fark etmenin zamanıdır.

DAVER DARENDE

EMEKLİ DİPLOMAT-YAZAR


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Yapay Afet - Tunç SOYER 27 Eylül 2021