Olaylar Ve Görüşler

Koçi Bey Risalesi - Dr. Engin ÜNSAL

13 Nisan 2021 Salı

Göriceli Koçi Bey Arnavutluk’tan devşirilip saraya alınmış ve orada kendini yetiştirmiştir. IV. Murat’ın (1623-1640) ve sonrasında tahta geçen Sultan İbrahim’in çok yakın dostu, danışmanı olmuş, doğum ve ölüm tarihleri bilinmeyen bir saray aydınıdır.

17. yüzyıl Osmanlı’nın duraklama dönemidir. IV. Murat’ın yanında katıldığı Bağdat Seferi sonrasında devlet yönetiminde gördüğü yozlaşmayı eleştirel biçimde kaleme alarak IV. Murat’a sunduğu risale (rapor) o güne kadar Osmanlı padişahlarına devlet düzeniyle ilgili sunulan ilk rapor niteliğinde olduğu için önemlidir. Raporda III. Murat sonrasında devlette baş gösteren aksaklıklar incelenmiş ve önceki padişahların uygulamalarında yaşanan aksaklılar eleştirilmiştir. Her iki padişaha sunulan raporlarda Osmanlı Devleti’nin geri kalış nedenleri yazılmıştır.

OSMANLI’DA DURAKLAMANIN NEDENLERİ

Koçi Bey yazdığı her iki belgede Osmanlı Devleti’nin geri kalış nedenlerini, idarenin işleyiş şekillerini, bozulmaların nasıl ortaya çıktığını anlatmıştır.

Koçi Bey raporlarında duraklamanın ve geri gidişin nedenlerini özetle şöyle sıralamıştır:

“Giderek her işe hatır karıştı ve her şeye göz yumuldu. Hak etmeyenlere pek çok mevkiler verildi. İyilerin iyi işlerinin değeri bilinmedi. Kötülerin kötülükleri cezasız kaldı. Bilginlerin kıymeti bilinmediğinden bilginlerin halk gözünde saygınlığı kalmadı. Padişahın etrafında dalkavuklar vardır ve bu yüzden padişah halk sorunlarından uzaktır. Rüşvet artmıştır. Memuriyet alım satımı yapılmaktadır. Devlet adamlarının basiretsizliği, eğitimsizliği, liyakatsızliği sorunu derinleştirmektedir. İmparatorluğun çöküşünün medreselerin ve din adamı yetiştirmenin soysuzlaşması yüzünden olduğu açıkça görünmektedir.

Ahmet Vefik Paşa tarafından Paris’te bastırılan bu 31 sayfalık rapor başka ükelerde de yayımlanmıştır. Atatürk’ün yakınında, ölümüne kadar kalmış olan Falih Rıfkı Atay “Atatürk Ne idi?” adlı kitabında Göriceli Koçi Bey’in imparatorluğun çöküşünü medresenin ve din adamı yetiştirmenin soysuzlaşması yüzünden olduğunu uzun uzun anlattığına değinir.

TARİH YENİDEN Mİ YAŞANIYOR?

Koçi Bey’in 17. yüzyılda saraya sunduğu raporlarda değindiği imparatorluğun neden çöktüğüne ilişkin gerçeklerin günümüz siyasetinde de izlerini görmek çok üzücü ve tarihten ders alınmadığının bir belgesi niteliğinde. Kahtı rical (devlet adamı yokluğu) ülkemizde işlerin neden düzgün gitmediğinin temel nedeni. Bunun sebebi de devlet yönetiminin liyakat esasına göre değil Kartal İmam Hatip Okulu esasına göre düzenlenmesinden kaynaklanmaktadır. Medreseler kaldırılmıştır ama tarikatlar bakanlıkların yönetiminde söz sahibi olabilmektedir. Ulemanın padişahın çevresinde kümelenip devlet idaresine karıştığı günleri yeniden yaşar gibiyiz. Dalkavuklar nasıl padişahların etrafını sardığı için sarayın halktan kopuk yaşamasına neden olduysa günümüzde de partili cumhurbaşkanının etrafını sarmış olan holdinglerin, besleme basının Osmanlı dalkavuklarından geri kalan yanının olmadığı rahatlıkla gözlenmektedir. Çizilen pembe tablo ülkenin ekonomik gerçekleriyle örtüşmemektedir ve partili cumhurbaşkanının çevresini sarmış dakavuklar nedeniyle halktan kopuk yaşamaktadır. Bilimi değil ulemayı, üniversiteyi değil tarikatları öne çıkardığımız sürece ülkenin geriye gidişi durdurulamayacaktır.

AKP’DEN BİR KOÇİ BEY ÇIKAR MI?

Siyasette gerçeklerle yüzleşmekten korkulmadığı zaman demokrasi güç kazanır. Ay’a gitmek, Kanal İstanbul, Karadeniz’de milyonlarca varil petrol masalları ile halkı yaşadığı acı gerçeklerden uzaklaştıramazsınız. AKP’de birilerinin cesurca çıkıp “Kral çıplak” deme zamanı gelmiştir.

Kişisel ikbalini düşünmeyen birinin partili cumhurbaşkanına yeniden bir Koçi Bey Risalesi verme zamanıdır. Bunlar yapılmadığı sürece ülke Osmanlı’nın düşüşünden daha ağır bir düşüşe sahne olabilir. Bu arada iktidara alkış tutmak konusunda en önde gelen kurumlardan olan yandaş basına özgür basının bir temel ilkesini hatırlatalım: Basın yönetenler için değil yönetilenler için vardır.

DR. ENGİN ÜNSAL

15. DÖNEM CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları