Olaylar Ve Görüşler

Neden? F.Oğuz Bayır bilinir de söylenmez!

12 Aralık 2018 Çarşamba

M. Orhan Nasuhoğlu

Gene, daha şimdiden “17 Nisan” hazırlıkları başlamıştır. Kurumlar “Anma Afiş ve Programları”, Yazarlar ise “Köy Enstitüsü’nü neresinden yazayım" derdine düşmüştür. “Saygıyla; H. A. Yücel, İ. H. Tonguç” anma ritüel ve fotoğrafları!

Peki; Ferit Oğuz Bayır bilinir de, söylenmez? Neden?

Bu sorunun cevabını Ferit Oğuz Bayır öğretmenimizin görüşlerinde arayacağız. Ve de 'Oktay Akbal’ın' 2011 yıllı yazısının da desteği ile.

Hayat Hikayesi

“Kişiliğimi çalışma kavramında bulurum” diyen, yaşamı bir manifesto olan, Anadolu Eğitim Devrimi Köy Enstitüleri'nin kahramanlarından biridir, Ferit Oğuz Bayır öğretmen.

İlçem Simav’da (1899-1998) doğmuş, Edirne Öğretmen Okulu'ndan diplomalı, Trakya da milli mücadeleye hemen katılmış kuvvacı çeteci, esir, topçu teğmen, öğretmen, müfettiş, baş öğretmen, eğitmen yetiştirme ve içinden Köy Enstitüleri geçen, ilköğretim genel müdürlüğü şube müdürlüğünde 1939-1946 yedi yıl eğitim dönemine yönetici olarak katılım. Nihayet zorunlu kütüphane memurluğu. Emekliliğinde Foça’da çiftçi.

“Kemalist rejim, köyü, sosyal çekirdek sayılan bu toprak birliğini kalkındıracak realist eğitim organını arıyordu”* Bu arayış Milli Eğitim Bakanları; Mustafa Necati ile başlamış, Saffet Arıkan döneminde olgunlaşmış ve Hasan Ali Yücel’le “Anadolu Eğitim Devrimi Köy Enstitüleri’ne” ulaşmıştır. Hasan Ali Yücel’in İlk Öğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç, Şube Müdürü ise Ferit Oğuz Bayır öğretmendir.

Köy Enstitüleri'ne ve o döneme, Bayır öğretmenin “Köyün Gücü” kitabının (1971) ışığıyla bakacağız

Koca Bilge Ferit Oğuz Bayır’ca “17 Nisan’ın Anlamı”

”17 Nisan bir bayramın tarihidir. Unutulmuş, hatta hatıra geldikçe hafızalardan çıkarılmak istenmiş bir bayramın tarihi…Bir tarih ki, her yerden silinse bile tarihin taş bağrına hakkolunmuştur. Bir tarih ki ne kadar meçhul bırakılmak istenirse istensin, istikbal onu bütün incelikleriyle bilecektir.

İşte o Bayramın kısa tarihini yazmak istiyorum” demiş, Ferit Oğuz Bayır öğretmenimiz…

F. O. Bayır’a Göre “Köy Enstitülülerin Erdemleri”

Bayır Öğretmen “ Köy enstitülerinde yetişenlerin toplumsal potaları; insan soyunu aşağılatan işlemlere karşı koymak, kendi ulusunun sorunlarına dalmak, köy toplumlarına yukarıdan bakan baremci bir memur postu özleyicisi olmamak, iktidarın kapısına yanaşmacı olmamak...Aramızda bu karakteri işin, bildiğimiz üretici işin yaratacağı düşüncesi asıldı.”diyerek,

Köy enstitülülerin erdemlerini ortaya koymuştur.

F. O. Bayır’a Göre “Kendi Nesli”

Koca bilge F. O. Bayır “benim neslim, 1914 den beri dünya toplumlarının doğurma sancısı tohumlarıyla yoğrulu, Osmanlılığın ve Türklüğün verdiği savaşlar içinde toplumda göreve başlamışlardır” demektedir. “ ..kurtuluş savaşı kavgası, onlarda toplumsal eğitim ve yön yaratmıştır. Ezenlere karşı çıkmak fikri uğrunda savaşmak, ille de yurt insanlarının her türlü hakkının önceliğine inanarak vuruşmak. Bu gerçek inanış, neslimi köyün yaratıcılığına ulaştırmıştır” saptaması da O’nundur..

Ferit oğuz Bayır’dan Yusuf Akçora’ya Atıf

Kuvvacı çeteci Bayır öğretmen “1970 değil, 1925 deki uyarmayı okuyun” diye milli eğitim bakanlığının  yayınından Yusuf Akçora’nın  görüşlerine de başvurmuş : “…  Aralarında, dinsel durumu güdenler bulunuyor. Tutuculuk perdesi arkasından, insanın insanı sömürmesini, hakimiyetini, toprak esaretini devam ettirmek isteyen, memleketi sömürgelikte devam ettirmek için cumhuriyete, milletin beka iradesine karşı çıkan zümreyi destekleyen finanse eden yabancılar el ele veriyorlardı. Bu gittikce devletleşecek çıkarcılık yanındakilerin taşıdığı tehlikeleri ancak halkı uyandıracak ve birleştirecek iş eğitimi, üretici öğretimle önlemek mümkündür”!**

“Ferit Oğuz Bayır’lar Niye Yok? Oktay Akbal/2011

Işıklar içinde yatsın “Oktay Akbal” da , 2011 de Cumhuriyet Gazetesinde yayınlanan yazısının başlığında “Ferit Oğuz Bayır’lar niye yok?” diye sormuş. F. O.Bayır’ın, Hasan Ali Yücel’in sağ kolu en önemli bir yardımcısı ve İsmail Hakkı Tonguç’ un en yakın arkadaşı diye tanık olarak vurgulamıştır.

“Ferit Oğuz Bayır’ın “Köyün Gücü” adlı kitabını da, köylerin gerçek bir uygarlık aydınlığına kavuşmasını isteyenlerin okumalarını isterim,. Eşine az rastlanılan bir bilinç, bir duygu, bir akıl insanını tanımış olurlar “.” diye salık vermiş.

“Oktay Akbal” bu yazısında;”benim mutluluğum, bu iki büyük insanı (Tonguç ve Bayır) yakından tanımış, söyleşilerinden yararlanmış olmamdır” diye de bu iki büyük aydınlanma savaşçısını anmış.

Sonuç olarak:

Köyün Gücü kitabı, Bayır öğretmenin 1971den geriye doğru bakıp sorgulaması olduğu kadar, “Yücel, Tonguç, Bayır” sacayağının geçmişteki mücadelelerinde tanıkları ile birlikte dik duruşlarının ve devrimi savunmalarının da bir öyküsüdür.

“Köyün Gücü” kitabı, “Anadolu  Eğitim Devrimi

Köy Enstitülerinin” bilimsel tarihi ve 1923-1946 dönemine de eğitim açısından en büyük eleştirel yaklaşımdır.

İşte bu nedenlerle; “Mütevazi Koca Bilge” Ferit Oğuz Bayır Öğretmenimizin, Köy Enstitüleri denilince “Yücel, Tonguç, Bayır” diye üçlü sac ayağının ayaklarından biri olarak anılmamasını vefasızlık olarak tesbit ediyorum. Saygılarımla.

M. Orhan Nasuhoğlu      

*İsmail Baltacı Ulus Gazetesi

**Bu makalede ki bilgiler 2011 yılında bir Köy Enstitüsü Sempozyumu için hazırladığım altı sayfalık sunumumdan özetlenmiştir. Ben sunumumu gönderdikten sonra ışıklar içinde yatsın “Oktay Akbal’ın” yayınlanan yazısını görüp kıvanmıştım. Demek ki yalnız değilim diye


Yazarın Son Yazıları