Olaylar Ve Görüşler

Tarım arazisi kutsaldır - Prof. Dr. Osman İNCİ

05 Aralık 2021 Pazar

21. yüzyıl açlık, temiz suya erişim zorluğu ve göç yüzyılı olacaktır. Tarımsal üretim ve su kaynaklarının korunması yaşamsal öneme sahiptir. Tarım topraklarının, yeraltı ve akarsuların korunması, beslenme ve suya erişimi sağlamanın yanı sıra göçü de önleyecekti. Sınırlarımızda ülkemiz topraklarını korumak kadar sınırlarımız içindeki tarım topraklarını korumak da ulusal görevdir.

Trakya Üniversitesi, bölgenin doğal ve kültürel değerlerini korumak amacıyla İstanbul, Yıldız ve Kocaeli üniversiteleri öğretim üyelerinin de katkıları ile “Trakya alt bölge Ergene Havzası çevre düzeni planı”nı yaptı ve plan 13.07.2004’te yürürlüğe girdi. Onaydan beş yıl sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) şirketi İstanbul Metropolitan (İMP) ve Kentsel Tasarım Merkezi, karar vericilerin ve merkezi yönetimin isteğine uygun bir plan yaptı; plan sanayi kuruluşları ve şirketlerin isteğine uygundu. Bakanlıkça onaylanan bu “revizyon planı” Trakya’nın tarım topraklarına, doğal zenginliklerine, sularına, meralarına yönelik çok ciddi tehditler içermekteydi ve erklerin istekleri doğrultusundaydı. 

KANIKSANAN ACI DURUM

İBB planına karşı Danıştay’a dava açıldı ve Danıştay 6. Daire, 23/12/2013 tarih ve E: 2010/1281, KZ: 2013/9178 sayılı kararı ile Trakya Üniversitesi’nin yaptığı planın ana ilkelerini korudu. Bakanlık, Danıştay İdari Dava Daireler Kurulu’na itirazda bulunmuş ve kurul 2015/3845 sayılı kararı ile bunu reddetmiştir. Danıştay Altıncı Daire arazi kullanım kararları kapsamında 3.12: “... Havza yerleşiminin batısında önerilmiş olan lojistik hizmet merkezinin I. öncelikli korunacak tarım alanı üzerinde olmasını” vurgulamıştır. Alt bölge planları 1/25.000 ölçekli il planlarına işlenmeyince bölge idare mahkemesine dava açılmış, yargı işlenmesi gerektiğini karara bağlanmasına karşın işlem yapmamıştır. Yargı kararı uygulamaları bağlamında bu durumu artık kanıksadık.

BAKANLIĞIN KARARI

İBB planlaması ile bölgedeki kişilere özel ticari ve sanayi fonksiyonlar verilmiştir. Örneğin Edirne Havsa ilçesinde yer alan I. derece tarım toprağı olan “Zarbun Çiftliği” parsel bazında lojistik merkezi olarak plana işlendi, komşu araziler ise dışarıda tutuldu. Bu kişiye veya şirkete özel bölge planlaması değil mi? Bu arazinin sahibi Aydın Doğan ve Seda İnşaat’tır. İBB planlaması öncesinde, 11.04.2008’de patronlar dünyası “Doğan, Lojistik üstü kuruyor” manşeti attı. Seda İnşaat yetkilileri 12.08.2009 ve 06.04.2012’de “Havsa Uluslararası Endüstri ve Lojistik Merkezi” kurulacağını açıkladı. Açıklamaya göre bu merkez 2427 dönüm (340 futbol sahası) arazi üzerine kurulacaktı. Merkezde 200 şirket, otel, benzinlik, helikopter pisti, cami, restoran vs. yapılacakmış, ancak gerçekleşmedi. 

Seda İnşaat, tarım arazisine endüstri ve lojistik merkez kurma girişimini bir başka boyuta taşıdı. Bu kez arazisinin bir bölümünü “Gümrük 2 sahası” olarak kullanılmak üzere şartlı olarak Hazine’ye bağışlamak istedi ve konu Edirne İl Genel Meclisi’ne geldi. İç gümrük yanı sıra endüstri ve lojistik merkezi kurulması il genel meclisi konuyu görüşürken teklif geri çekildi ve başvuru Ticaret Bakanlığı’na yapıldı. Bakanlık “...önce birinci sınıf toprak tescil edilmiş ve Danıştay kararıyla öncelikli korunacak tarım alanı olduğu tescillenmiş...” araziyi yargı kararını bilerek şartlı bağışı “kamu yararı” görerek kabul etti. “Hızlı tren” hattı da buradan geçirilecek ve istasyon buraya yapılacak, eksik kalmadı artık.

Ülkemizde dış alım yapılmayan tarımsal ürün yok sayılır. Buğday, pirinç, soğan, patates, ayçiçeği, mısır gibi temel gıda maddeleri ve hatta samanı dahi dışarıdan alıyoruz. Ülkemiz 2020 yılında 9 milyon 750 bin ton buğday dış alımı ile dünya şampiyonudur. Üstelik Türk çiftçisine ödenen fiyatın yüzde 45 fazlasıyla. Yine aynı yıl 1 milyon 145 bin ton ayçiçeği tohumu alındı.

GELECEĞE SAHİP ÇIKMALI

Trakya’nın yaklaşık yüzde 81.6’sı tarım arazisidir. Türkiye ayçiçeğinin yüzde 63’ü, pirincin yüzde 44’ü, kanolanın yüzde 70’ini, buğdayın yüzde 10’unu burada yetiştiriliyor. Türkiye ortalama buğday üretiminin 5-6 katı ürün vermekte. Biz 1. sınıf tarım toprağı üzerine hem de 2427 dönümüne Gümrükleme, lojistik merkezi ve sanayi kuracağız. Çevresindeki bu kadar daha toprak kaybolacak demektir. Oysa bu topraklar altın değerindedir. Tarımsal üretim bu toprakların kadim yaşamıdır. Trakya’da tarım 8 bin 400 yıllık geçmişe sahiptir. Yasa, yargı kararları, çevre düzeni planlarına karşın tarım alanı kayıpları kitlesel olarak sürmekte. 

Trakya Alt Bölge Planı Trakya’da sürdürülebilir kalkınmanın anayasasıdır. Gereksinimlerimizi karşılarken gelecek nesillerin ihtiyaçlarından ödün vermemeyi esas aldık. Evrensel anlamda sağlıklı bir yaşamı tehdit eden unsurlar arasında daralan tarım alanları ve temiz suya erişim zorlukları, yeraltı ve yüzey sularının kirlenmesinin ilk sırada olduğunu biliyoruz. Günü kazanmak uğruna geleceği yok edemeyiz. 

PROF. DR. OSMAN İNCİ

ESKİ TRAKYA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları