Olaylar Ve Görüşler

Türkan Hocamızın Ardından - Prof. Dr. Ayşe YÜKSEL

18 Mayıs 2020 Pazartesi

Hepimizin kıymetlisi Türkan Hocamız.

Bugün fiziksel olarak aramızdan ayrılalı 11 yıl oldu. Dile kolay çok uzun bir süre ama bize öyle gelmiyor, çünkü siz hem bizde hem de ülkemizin kalbinde yaşamaya devam ediyorsunuz.

Medya takiplerde, her gün adınız mutlaka geçiyor, çoğunlukla söylemlerinizin ne kadar doğru olduğu, ncelliğini koruduğu üzerine ama adınızın verildiği kültür merkezi, cadde, park haberleri de o kadar çok ki. Hep derdiniz Emek boşa gitmez” diye. Sizin ülkemize, toplumumuza verdiğiniz emek de hiç unutulmadı, unutulmayacak.

SİZİN İZİNİZDE MÜCADELE EDİYORUZ 

Değerli hocam, dünyamız altı ay, biz iki ay öncesinde koronavirüs ailesinden kovid-19 ile tanıştık. İki aydır sağlıklı kalabilmek için evde kalıyoruz. Sağlıkçılarımızın çok değerli emeğini, fedakârlığını görüyor ve izliyoruz. Bulaşıcı bir hastalıkla baş etmenin bilimsel kuralları var, onları uyguluyoruz. İlla ki bilim diyoruz. Bu dönem içinde, sizin de cüzam mücadeleniz tekrar tekrar gözümün önden geçiyor. Henüz tıp fakültesi öğrencisi olduğunuzda, gelecekte çalışmak için karar verdiğiniz, sadece bulaşıcı bir hastalık değil, aynı zamanda damgalanma nedeni olan cüzam hastalığı ile mücadeleniz, bugün yaşasa idiniz Covid-19 ile mücadeleye, etkilenen ailelere el uzatmanıza neden olacaktı. Bundan eminiz. Biz de, sizin bu mücadelenizden öğrendiklerimizle Covid-19 hastalığı ve ailelere olumsuz etkilerini azaltmaya gayret ediyoruz. O yıllarda cüzam bulaşıcı bir hastalık olarak biliniyor, tıpkı Covid-19 gibi, erken tanı ve tedavi gerçekleşmez ise hastayı öldürmüyor belki, ama neden olduğu sakatlıklarla, yaşamı çok güçleştiriyor. Covid-19 da ölüme neden olabiliyor.

KORKUYU VE ENDİŞEYİ GİDEREBİLMEK

Burada en önemli konu, toplumun her iki hastalığa karşı duyduğu korku, endişe, ya ben de yakalanırsam, ne yaparım” sorularına aranan cevap. Ben de okuduğum romanlarda, izlediğim filmlerde, biraz da eğitimimde öğrenmiştim cüzam hastalığını, doğal olarak ben de çekinceli idim.

Sizin hastalara yaklaşımınız, bizleri de rahatlattığı için, hastalığı bilim doğrultusunda öğrenip gelişmeleri izlediğimiz için, gönül rahatlığı ile çalıştık. Ama birçok kişi bizlere hayret ediyor, Bu hastanede nasıl korkmadan çalışıyorsunuz?” diyordu.

Siz, hem toplumu, hem hasta ailelerini, o kadar doğru bilgilerle eğittiniz ki toplumda var olan korku, damgalanma yıllar içinde azaldı. Hastalık toplumda görünmez oldu, Dünya Sağlık Örgütü size bu başarınız için kutlama yazısı yazdı.

Siz tüm topluma, bilim doğrultusunda hiçbir hastalıktan korkulmaması, bilimin öğrettikleri ile yaklaşılmasının gereğini gösterdiniz. Bugün de Covid-19 mücadelesi böyle sürüyor, sürmeli de. Cüzamla Savaş Derneği var olan lepradan etkilenmiş kişiler ile ilgilenmeye çalışıyor, çocuklarına, torunlarına burs veriyor.

Bugüne kadar çok sayıda hasta çocuğu okudu, meslek sahibi oldu, işe başladı, ailenin sosyal statüsü birden iyileşti. Doktor, mühendis, hemşire, öğretmen, avukat olan çocuklarımız oldu. Anne babaları onlarla gurur duyarken Türkan Hoca sayesinde” demeyi asla ihmal etmiyorlar. Covid-19’lu günlerde onlarla iletişimimiz sürüyor, maddi manevi destek olmaya devam ediyoruz. Onlar sizin kıymetlilerinizdi, şimdi bize emanetler.

BAYRAK BİZE EMANET

Değerli hocam, yirmi yıl boyunca emek verdiğiniz Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD), sizin kaybınızdan sonra kuruculuğunu birlikte gerçekleştirdiğiniz yol arkadaşınız Prof. Dr. Aysel Çelikel Hocamızın genel başkanlığında, başarı ile çalışmaya devam etti. Şimdi ben ve arkadaşlarım, derneğimizi, siz büyüklerimizden aldığımız bu kıymetli emaneti yaşatmak, geliştirmek için canla başla çalışıyoruz.

Yaşamınız boyunca hep başkalarını düşündünüz, sorunun değil çözümün bir parçası oldunuz. Sizin emeğinizle, binlerce cüzam hastası tedavi oldu, sosyal koşullarını iyileştirdi, çocuklarını okutabildi. Eskiden ne yazık ki, bazı öğretmenler cüzamı bulaştırabilirler” diye düşünerek hasta çocuklarını okula almazken, sizin bıkmadan usanmadan öğretmenlere hastalığı anlatmanız, çocukları okula kazandırmak için çaba harcamanız hep güzel sonuçlara yol açtı.

ÇYDD’de 1995 yılında başlattığınız üniversite öğrencilerine burs verme Bir Işık da Siz Yakın” projesi ile okutup mezun ettiğimiz genç sayısı 37 bin 614 oldu. 1997 yılında Siirt Pervari’de, on yedi kız öğrenciye eğitim bursu vererek başlattığımız çalışma, kurum ve kişilerin desteği ile büyüdü, nice nice kardelenler yetiştirebilir olduk.

Kardelenleriniz de büyüdü, bugün bir şubenin başkanı, iş dünyasında yönetici, doktor, hemşire, öğretmen, mühendis olarak karşımıza çıkıyorlar. Bu eğitim yılı sonunda 91 bin 183 kez burs verebildiğimizi görüyoruz. Sizden sonra yol arkadaşınız Prof. Dr. Aysel Çelikel Hocamız da, ÇYDD Genel Merkez ve şubeleri ile çok sayıda bağışçının desteği ile, sizin başlattığınız bu yolda, yılmadan emek verdi.

Sıra bizde, biz de, “ben çok okumak istiyorum ama ekonomik koşullarım buna yetmiyor” diyen hiçbir kız çocuğu kalmayana kadar çalışmaya devam ediyoruz, edeceğiz. Burs verirken çocuklarımızın, gençlerimizin bilim ve teknoloji ile tanışmasını sağlamaya çalışıyoruz. Derneğimizi de 21. yüzyılın koşullarına taşımak gerektiği ile emek veriyoruz.

Sizinle vedalaşmadan önce, bana söylediğiniz çok değerli bir cümle vardı: ‘Gelecek daha güzel olacak’. Bu cümle benim en umutsuz olduğum anlarda enerji kaynağım oldu. Sizi tanımak, birlikte çalışmak, sizden çok şey öğrenmek benim için her zaman onur ve gurur kaynağı oldu. Sizi seviyor hep yanımda hissediyorum. Işık içinde uyuyun, emanetleriniz hep korundu, hep korunacak.

Saygı ile...

PROF DR. AYŞE YÜKSEL 

CÜZAMLA SAVAŞ DERNEĞİ BAŞKANI 
ÇYDD GENEL BAŞKANI 



Yazarın Son Yazıları