Öner Yağcı

Yeni Naziler

03 Şubat 2024 Cumartesi

Tarih öğretiyor.

Nazilerin özne olduğu, Yahudilerin nesneleştirildiği 1940’lı yıllarda faşizme karşı insanlığın oluşturduğu blok durdurmuştu soykırımı.

Nelson Mandela’nın unutulmaz öncülüğüyle “Dur” denilmişti nesneleştirdiği Siyahileri katleden Güney Afrika Cumhuriyeti’ndeki beyaz ırkçı katliamcılara.

Yürüyor tarih ve Nazilerin tahtına Yahudilerin devleti İsrail’in oturduğunu gösteriyor, nesne Filistinliler olmuş, Gazzeliler.

TARİH HARMANLIYOR

Nazileri, Yahudileri, Güney Afrikalı Siyahileri, soykırım sözcüklerini harmanlıyor tarih.

Nazi döneminde milyonlarca insana acı çektirildi, milyonlarca insan öldürüldü.

Filistin’de Filistinlilere uygun görülen yaşam Nazi düzeninden farklı değil.

Nazi döneminde acı çekenlerin başında gelen Yahudilerin kendi devletleri aracılığıyla gerçekleştirdiği uygulamalar, faşizmin tarihteki yerini bir kez daha kanıtlarken insanlığın açmazını ve trajedisini gözler önüne seriyor, Nazizmin kurbanları cellatlara dönüşüyor.

Miklos Radnoti, “Üzülmüyorum bile,/ alıştım bu korkunç dünyaya/ öyle ki acısını kimi zaman duymuyorum artık/ tiksiniyorum yalnızca” diyor.

Uluslararası Adalet Divanı’nın Güney Afrika Cumhuriyeti’nce açılan davadaki ön kararı, Siyahilere on yıllar boyunca soykırım uygulayan Güney Afrika’nın utancını siliyor.

Gazzelilerin Soykırım Sözleşmesi’nin 2. maddesine göre “Korunan grup” olduğu kararı, tarihe bir trajedi daha ekliyor: Yahudiler, devletleri aracılığıyla utanç çukurundadır.

Faşizm her yerde aynıdır, aynı yöntemleri kullanır, dünyanın dört bir yanında yaşananların örtüşmesi bunun kanıtı.

NAZİ KAMPLARI: İNSANLIK VİCDANINI KAYBEDERKEN

İnsanlık tarihinin asla unutulmaması gereken bir gerçeği olan Nazi kamplarını incelediğim, ilk basımı 2004 yılında yapılan Nazi Kampları (Akılçelen Kitaplar, 2018) adlı kitabımın alt başlığı “İnsanlık vicdanını kaybederken”di.

Bu yapıtımda, temeli ırkçılığa ya da dinsel bağnazlığa dayalı olan ideolojilerin, örneğin Almanların “üstün ırk, ari ırk” olduğunu savlayan Alman ırkçılığının (Nazizm), tarih boyunca hep felaket olan Yahudi düşmanlığının (antisemitizm) ve Yahudiler “seçilmiş, üstün millet”tir diyen Yahudi ırkçılığının (siyonizm) ve bunların eylemlerinin barbarlık ve bağnazlığın ürünleri olduğunu vurgulamıştım:

“Nazi kamplarında kahredilen bir halkın, Yahudilerin devleti İsrail, Filistinlilere, Nazileri aratmayacak uygulamaları uygun görüyor. İsrail, bir başka egemenlik tutkusunun dürtüsüyle bu politikasını sürdürmeye devam eder ve ‘Hitler ve Naziler haklıymış!’ dedirtirse soykırımdan, katliamdan, ırkçılıktan, gettolardan, toplama kamplarından, gaz odalarından, krematoryumlardan, kısacası Nazi düzeninin cümle kötülüklerinden daha büyük bir kötülüğü armağan eder insanlığa.

Nazi kampları, Yahudiler için de büyük bir travma olmuştu; dilerim ki Filistin en büyük toplama kampına, travma kampına dönüşmez.

Bu travmanın İsrailliler için Amerika’nın ‘Vietnam sendromu’ gibi sendromlar yaratmayacağını kim söyleyebilir?”

İNSANLIĞA ÇAĞRI

Alman büyük sermayesinin desteklediği Hitler ve Nazi partisinin insanlığa savaş açarken getirmek istediği Yeni Düzen’iyle bugün ABD’nin dünya egemenliği tutkusunun Yeni Dünya Düzeni aynıdır.

Filistin’de yaşananlar, emperyalizmin kendisinin yarattığı gerçeklikte, bölgedeki işbirlikçileri aracılığıyla amacına ulaşmak için uyguladığı politikalardan başka bir şey değildir.

Emperyalizmin hevesinin kursağında bırakılması, insanlığa bağlı.

Erich Fried’in “Yarının canilikleri/ bugünün bizlerini/ anma günlerine bile gerek duymadan/ kaldıracak ortadan/ Engellemezsek biz bunları” dizelerindeki çağrıya kulak vermeli insanlık.



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Gerçek ve vicdan 24 Şubat 2024
Bugünün Filistin’i 10 Şubat 2024

Günün Köşe Yazıları