Prekarya, popülizm ve robotlar...
Özlem Yüzak
Son Köşe Yazıları

Prekarya, popülizm ve robotlar...

24.12.2016 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Prekarya “yeni” bir sözcük. Yeni zamanların toplumsal gerçekliğinin çarpıcı bir yüzünü tanımlıyor: Alabildiğine “esnekleşmiş” bir istihdam rejiminde sürekli değişen işlerde, adeta hep geçici bir statüde çalışanlar… Düzenli olarak düzensiz işlerde çalışanlar…
Bütün dünyada giderek genişleyen bu kitleyi “çalışan yoksullar” veya “güvencesiz işçiler” diye tanımlayanlar da oldu. Ve bu sınıf, serbest piyasa kapitalizminden ziyade rantiyeci kapitalizm olarak nitelendirebileceğimiz sistem yüzünden sürekli çoğalıyor. İşin kötüsü önümüzdeki dönemde de bu sürecin prekarya aleyhine gelişeceği biliniyor. Aynı dönemde rantiye gelirleri de küresel geliri emerek büyük iştahla büyümeyi sürdürecek. Devletler bugüne kadar bu iki mega eğilimin içinde tercihlerini rantiyeden yana kullanıp çeşitli teşvik ve politikalarla onların gelirlerini katlarken, prekaryanın istismarına göz yumdu. Şimdi ise prekaryanın önünde yeni iki tehdit var. Biri, 4. sanayi devrimi ve robotlar. Diğeri ise dünyayı etkisi altına alan korumacı politikalar ve popülizm. Peki, ne yapılabilir? Son zamanlarda sıklıkla kamuoyu gündemine gelen “temel gelir” ya da “vatandaşlık geliri” olarak tanımlanan yöntem, yeni gelir dağılımı sisteminin bir parçası olabilir mi?
Dünya Ekonomik Forumu’nun yayın organı weforum. org’da bu konuda ilginç bir yazı var. “Prekarya Yeni Tehlikeli Sınıf” adlı kitabın da yazarı olan Guy Standing temel gelirin dünyanın geldiği noktada politik bir zorunluluk olduğunu vurguluyor. Bunun getireceği artıları ise şöyle sıralıyor:
• Temel ekonomik güvenliğe sahip kişilerin “mantıklı ve uzun vadeli karar” vermeleri daha rahat olur. İnsanların diğerlerine karşı hoşgörülü, fedakâr, daha üretken ve daha fazla işbirliği içinde çalıştıkları yönünde güçlü psikolojik kanıtlar da bulunuyor.
 Temel bir gelir, şu anda ücret almayan iş biçimlerini ödüllendirecek ve teşvik edecektir. Bakım çalışmaları, gönüllü çalışma, sosyal topluluk çalışmaları gibi.. Böylelikle ekonomik sistem, sosyal ve ekolojik sürdürülebilir büyümeye doğru evrilebilir.
 Temel gelirin robotların işlerini ellerinden almalarına karşı da koruyucu bir politika olabilir. Robotların ve diğer otomasyon biçimlerinin insan emeğinin yerini alacağı gerçeği, kitlesel bir işsizlik çağı kaygısı yaratıyor. Temel bir gelir sistemi üstelik, toplumun, otomasyonun ekonomik faydalarını paylaşmasını sağlayabilir. İnsanlık zamanını yurttaşlık, sanat ve kültür gibi daha üretken işlere ayırabilir. Bu da demokrasileri liberal değerler lehine güçlendirebilir ve politik popülizmi reddedebilir.

Trump, ABD’li savunma devlerini karşı karşıya getirdi
ABD Başkanı seçilen Donald Trump, savaş uçaklarının maliyetini düşürmek için Amerikan savunma devleri Lockheed Martin ve Boeing’i karşı karşıya getirdi.
Trump, Lockheed Martin’in ürettiği savaş uçağının maliyetini eleştirerek, Boeing’in kendi ürettiği savaş uçağı için uygun bir fiyat çıkarmasını istedi. Twitter hesabından konuya ilişkin açıklama yapan Trump, “Lockheed Martin’in F-35 uçağının büyük maliyet ve bütçe aşımı göz önüne alındığında, Boeing’den F-18 Super Hornet uçağı için mukayese edilebilir bir fiyatlandırma yapmasını istedim” ifadesini kullandı.
Trump’ın açıklamasının ardından New York Borsası’nın kapanmasından sonra yapılan sınırlı işlemlerde Lockheed Martin’in hisse başına değeri yüzde 2 düştü, Boeing’in hisseleri yüzde 1’e yakın artış kaydetti.
Lockheed Martin’in F-35 savaş uçağının birim maliyeti 100 milyon dolardan başlayıp 120 milyon dolara kadar çıkıyor. Boeing’in F-18 Super Hornet modelinin birim maliyetinin ise 60 milyon dolar civarında olduğu tahmin ediliyor.  

Yazarın Son Yazıları

‘Yardımsever Trump’ ve yeni emperyalizm

Donald Trump iki halka birden “yardım” vaat ediyor.

Devamını Oku
16.01.2026
Dünya neden artık kurallarla yönetilmeyecek?

“Dünya kurallardan uzaklaşıp güce dayalı bir düzene geçiyor”...

Devamını Oku
09.01.2026
Kama muta…

Yılın son günü.

Devamını Oku
02.01.2026
Postneoliberal uzlaşı... Ve asgari ücret kıskacında Türkiye

Ve bu arayış yalnızca ABD’ye özgü değil... Küresel bir yön değişimi bugün aynı konular Avrupa Birliği’nden Hindistan’a, Japonya’dan IMF ve OECD gibi uluslararası kurumlara kadar geniş bir alanda tartışılıyor. Tam da bu noktada, BirGün gazetesinde Güldem Atabay’ın aralık ayı başından bu yana bir seri halinde ele aldığı ve benim de özellikle önemli bulduğum bir kavrama değinmek istiyorum: London Consensus.

Devamını Oku
26.12.2025
Demokrasinin 12 kırmızı alarmı... ABD... Türkiye...

ABD’nin saygın gazetelerinden New York Times’ın editör kurulu önceki gün ülkelerinin otokratik bir rejime savrulduğunu söyleyerek “demokratik erozyonun 12 kırmızı alarmını” yayımladı.

Devamını Oku
12.12.2025
Bir bilim insanının uzun yolculuğu: Ufuk Akçiğit

Koç Üniversitesi’nin onuncu kez verdiği Rahmi M. Koç Bilim Madalyası bu yıl Prof. Dr. Ufuk Akçiğit’e verildi.

Devamını Oku
28.11.2025
COP30... 46 yıl sonra hâlâ bir arpa boyu yol

Brezilya’nın tropik sıcaklığı altında toplanan COP30, dünya siyasetinin iklim krizine nasıl baktığını -daha doğrusu bakmadığını- tek karede özetleyen bir zirve oldu.

Devamını Oku
21.11.2025
Distopik dönemler...

“Az sayıda insanın yaşadığı küçücük bir ada...

Devamını Oku
14.11.2025
Mamdani, İmamoğlu... Küresel solun yeni sınavı

New York’un yeni belediye başkanı Zohran Mamdani, yalnızca Amerika’daki Demokratlar için değil, tüm dünya için bir mesaj verdi: “Değişim hâlâ mümkün.”

Devamını Oku
07.11.2025
103. yıl...

Buruk, öfkeli ama öte yandan coşkulu..

Devamını Oku
31.10.2025
Savaş uçakları yetmez: Türkiye’nin teknoloji egemenliği sınavı

Türkiye ara çözümlere sıkışırken dünya “neoprime” savunma çağına giriyor.

Devamını Oku
24.10.2025
Dünyanın yeni satranç tahtası: Nadir elementler

Nadir elementler konusu Türkiye’de kamuoyunun gündemine CHP tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump görüşmesinden hemen önce “Pazarlık konusu yapılacak” diye getirildi.

Devamını Oku
17.10.2025
Gazze... Küresel vicdanların da savaş

“Eğer ateşkes kalıcı bir barışa evrilemezse, bu savaş yalnızca Gazze’yi değil, Batı ittifakının meşruiyetini ve küresel düzeni de sarsmaya devam edecek...”

Devamını Oku
10.10.2025
Çare: Alışmamayı öğrenmek…

Şu son bir yıl içinde yaşadıklarımızı diyelim beş yıl önce yaşasaydık herhalde “Olağanüstü günlerden geçiyoruz” derdik.

Devamını Oku
03.10.2025
Kullanışlı piyon mu olacağız? Stratejik ortak mı? Beylikova...

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump’ın New York’ta yaptığı görüşme, sadece ikili ilişkiler bağlamında değil, küresel dengeler açısından da kritik.

Devamını Oku
26.09.2025
Sıfır noktası...

Bir süredir gözüm Nepal’deki gelişmelerde...

Devamını Oku
19.09.2025
Kaç Türkiye? Kimin gündemi?

Moda Caddesi’nden Kadıköy Rıhtım’a doğru yürüyorum.

Devamını Oku
12.09.2025
Demokrasiler neden çöküyor (2)

Erdoğan AKP’si; karşısındaki tek önemli muhalefeti yani CHP’yi işlevsizleştirmek için elindeki tüm yetki ve yargı güçlerini kullanıyor.

Devamını Oku
05.09.2025
Demokrasiler nasıl çökertiliyor (1)

Önce şunu görmeliyiz...

Devamını Oku
29.08.2025
CHP’nin yükü, hepimizin yükü

"CHP’nin üzerindeki yük öyle ağır ki özgür; laik, demokratik bir ülke olma mücadelesini tek başına omuzladı."

Devamını Oku
22.08.2025
24 yıl...

Neredeyse çeyrek asır...

Devamını Oku
15.08.2025
Çürüme... Çözülme... Sahteliğin anatomisi

Sahte diplomalar, sahte ehliyetler, sahte sağlık raporları...

Devamını Oku
08.08.2025
Gazze... Açlık, sessizlik ve ahlaki felç

Seyrediyoruz. Kimi insanlığın geldiği noktadan utanarak, kimi umarsızca sanki bir film seyreder gibi...

Devamını Oku
01.08.2025
Yangın... Kuraklık... Rant: Türkiye’nin iklimle sınavı

Tam bitti derken yeniden başlıyor. Rüzgârın hızına göre şiddetleniyor; ortalığı yakıp kavuruyor.

Devamını Oku
25.07.2025
Şu zeytin ile derdiniz ne?

Şaşırdık mı? Hayır...

Devamını Oku
18.07.2025
TRT’den CHP duruşmaları mı?

CHP’li belediyelere yapılan operasyonların sonu gelmiyor. Belli ki yaz böyle geçecek.

Devamını Oku
11.07.2025
Toplumu germek, muhalefeti susturmak: AKP’nin elindeki yegâne kozu

Çünkü çözüm üretemiyor. Çünkü halkın sorunlarına yanıt veremiyor.

Devamını Oku
04.07.2025
Zeytin... Bir talanın jeopolitiği

“At izinin it izine karıştığı” günlerden geçiyoruz yine.

Devamını Oku
27.06.2025
İran’a saldırı hazırlığı mı? Neden?

Daha sular durulmadan Ortadoğu yeniden karıştırılmaya çalışılıyor...

Devamını Oku
13.06.2025
Bu bayram...

“Bizim bayram görecek halimiz yok arkadaşlar” dedi ve ekledi CHP lideri Özgür Özel...

Devamını Oku
06.06.2025
Nasıl bir eğitim?

Sadece anayasal hakkı olan barışçıl protesto hakkını kullandıkları için hapiste tutulan üniversite öğrencileri olan bir ülke...

Devamını Oku
30.05.2025
Sosyalist Enternasyonal İstanbul’da... Dünya solu ne yapmalı?

O kadar fazla sistematik saldırı altındayız ki... Kimi zaman büyük resmi görebilmek için yaşananları alt alta sıralamak önemli...

Devamını Oku
23.05.2025
‘Çözüm süreci’ ve sonrası

Barışı uzak bir hayal olmaktan çıkarmak hiç kolay değildir, en azından bizim coğrafyada.

Devamını Oku
16.05.2025
Karartma... Otokratik rejimde sıradan bir gün

Karartma... Otokratik rejimde sıradan bir gün

Devamını Oku
09.05.2025
Siz gidene kadar...

Siz gidene kadar...

Devamını Oku
02.05.2025
Deprem ensemizde: 40 milyar dolarlık sessizlik

Deprem ensemizde: 40 milyar A dolarlık sessizlik

Devamını Oku
25.04.2025
Yüzde 3.5 kuralı: Değişim kaç kişiyle başlar?

Yüzde 3.5 kuralı: Değişim kaç kişiyle başlar?

Devamını Oku
18.04.2025
Tarife savaşının şifreleri

Tarife savaşının şifreleri

Devamını Oku
11.04.2025
Uyanış...

Uyanış...

Devamını Oku
04.04.2025
Yeni bir siyaset... Ama nasıl?

Yeni bir siyaset... Ama nasıl?

Devamını Oku
28.03.2025